Giresunspor, yaşadığı mali krizi aşmak için Giresun Çotanak Stadyumu’nda Tan Taşçı, Kenan Doğulu, Teoman konserleri organize edecekti. İzinler alındı, biletler satıldı. Ancak şehrin yeni Gençlik ve Spor İl Müdürü önce konserleri erteletti, sonra ise stadın uygun olmadığı gerekçesiyle gerekli izinleri vermedi. Konserler iptal edildi. Oysa 35 bin bilet satılmıştı. İnsanlar konserde eğlenecek, takım gelir elde edecek diye ödleri kopuyor. Bürokratlar sanki kral olmuş. Giresunspor yetkilileri Gençlik ve Spor Müdürü hakkında çok çarpıcı iddialarda bulunuyor.
CHP’li belediye kalmayana kadar operasyonlar devam edecek. CHP’li başkanlara ya AKP ya Kılıçdaroğlu ya da cezaevi deniliyor. Bu tehdide boyun eğenlerle CHP yok edilmek isteniyor. Hiçbir AKP’li belediyeye operasyon yapılmazken CHP’li belediyelerin hepsine operasyon yapılması artık tartışılmıyor bile. Meselenin yolsuzluk olmadığı halkın kendisini yönetecekleri seçme hakkının elinden alındığını herkes biliyor.
Gerçekten utanmaları yok.
Dün öve öve Trump paylaşıyorlardı bugün Filistinli çocuk üzerinden etkileşim kasıyorlar.
Dün övdüğünüz, ağzına baktığınız Trump bu paylaştığınız şeyin baş sorumlusu. Utanmazlar.
Türkiye S-400 almasaydı…
• F-35 programından çıkarılmayacaktı.
• İlk F-35’ler 2019’da envantere girecekti.
• 100 adet F-35 teslim alınacaktı.
• Türk savunma sanayii, F-35 programındaki yaklaşık 9 milyar dolarlık üretim iş payını kaybetmeyecekti.
• CAATSA yaptırımları uygulanmayacaktı.
• KAAN’ın F110 motorlarının tedariki yıllarca siyasi pazarlığın konusu olmayacaktı.
• S-400 için yaklaşık 2,5 milyar dolar ödendi.
• Teslim edilmeyen F-35’ler için ABD’ye yaklaşık 1,4 milyar dolar ödendi.
Şimdi ise Trump’ın “F-35’leri vereceğiz”, “CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız” açıklamaları başarı hikâyesi olarak sunuluyor.
Oysa bunlar, Türkiye’nin S-400 öncesinde zaten sahip olduğu haklardı.
Siyasi iktidarın hatalı dış politika tercihleri nedeniyle ortaya çıkan sonuçların giderilmeye çalışılması, ne zamandan beri bir zafer olarak sunuluyor?
Yargılamalar başlayınca torbadaki turpun büyüğü ortaya çıkacak dediler. Turp çıkmayınca Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmasını engellediler. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının bu davanın kumpas olduğunu ortaya koymasından korktular. Buldukları çare savunma hakkını elinden almak oldu.
Seçilmiş CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, binada saklanan butlancı kişilere tepki gösterdi:
“Sizin bir gram yüreğiniz olsa polislerin arkasına saklanmazsınız, delikanlıysanız buraya gelin.”
Bolu Belediyesi iddianamesinde geçen, “marketlere haksız denetimler yapıldığı ve reklam vermeye zorlandıkları” iddiasına ilişkin dinlenen 7 market yetkilisinin ifadeleri alınmaya başlandı.
İlk olarak ifade veren BİM Market Proje Geliştirme Müdürü, Tanju Özcan’dan şikâyetçi olmadığını, reklamların kendi inisiyatifleriyle yayımlandığını söyledi.
Davanın dördüncü günü öncesinde şu ana kadar dinlenen müştekiler arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve diğer yargılanan belediye çalışanlarından şikâyetçi olan kimsenin bulunmadığı öğrenildi.
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
Gsm operatörleri ve internet sağlayıcılarına geriye dönük 30 yıllık denetim yapılsa, 5 Türkiye inşa etmeye yetecek kadar paranın halktan haksızca çalındığı ortaya çıkar. Tek bir siyasetçi bile bunlarla kavgaya, burayı deşmeye cesaret edemiyor.
AB Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, kendisinin İmamoğlu davası ile ilgili açıklamalarına tepki gösteren Adalet Bakanı Akın Gürlek'e cevap verdi:
"Bence Gürlek’e en iyi cevabı bizzat Trump verdi."
Gazeteci İbrahim Kahveci,
"Dün salonda herkes şunu konuştu:
Bu tür bir yargılama ne darbe döneminde oldu, ne Ergenekon'da oldu. Hiç olmadı.
Böyle bir savunma kısıtlaması, savunmaya müdahale hiç olmadı"