Tarih boyunca insan, kendini tanıma yolculuğunda doğayı önemli bir referans noktası olarak gördü.
Antik çağlarda doğa, vazgeçilmez bir rehberdi. İnsan ve doğa, aynı bütünün parçaları olarak uyum içinde var olurdu.
Ya da doğa yasalarıyla uyumlu bir yaşam anlayışı, bizi ayrıştıran karşıtlıkları bir araya getirebilir mi?
5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne özel olarak gerçekleştireceimiz bu konferansta, doğayı ve insanın doğasını yeniden hatırlamaya davetlisiniz.
Katılmak için formu doldurunuz👇
“Belirsizliğin Pusulası: Felsefe ile Yön Bulmak”
Yaşam bazen cevapları bulmaktan çok, sorularla kalma çağrısında bulunur. İnsan ise bu çağrıyı çoğu zaman “belirsizlik” olarak tanımlar ve tüm enerjisini onunla başa çıkmaya harcar.
"ZAMAN'ı YÖNETMEK DEĞİL, ZAMAN'ın İÇİNDE VAR OLMAK"
Her kültürün kendine özgü bir “zamansal parmak izi” vardır. Bazı toplumlar “zaman milyoneri” olarak tanımlanırken, bazılarındaysa “acele hastalığına” yakalanmış; “vakit nakittir” diyen saat odaklı yaklaşımlarla,
Seneca, “her günü ayrı bir yaşam say” der. Zamanın nasıl geçtiğinden çok onunla nasıl bir ilişki kurduğumuzu yeniden düşünmek isteyen herkesi konferansımıza bekliyoruz.
Felsefe, doğru düşünmeyi öğretir.
Geçmişin bilgelerinden derlenen Yaşam İçin Pratik Felsefe Seminer Dizisi, günümüz sorunlarına yeni ve derinlikli bir bakış açısı sunmayı amaçlıyor.
Tarih felsefesi, sosyopolitik düşünce ve psikoloji pratikleriyle birlikte bütünsel bir perspektif geliştirerek, katılımcıların doğru düşünme biçimini güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Tarih boyunca insanın kendini bulma yolculuğunda yaşadığı dağılma ve yenilenme süreçleri; Feniks, Simurg ve Anka gibi sembollerle anlatılagelmiştir.
Hızın ve performans beklentilerinin giderek arttığı, dikkatin sürekli bölündüğü çağımızda insan daha kolay yoruluyor;