@STURAN2100 @Hseyina08290882 Boş iş uygulamalarında esas olan hedef niyettir. İşin hangi amaçla veya hangi zümre düşünülerek yapıldığı boş iş olup olmamasını niteleyen temel unsurdur. Yapının var olmasını sağlayan ana zümrenin ikinci planda olması dahi en mükemmel görünen işi boş işler kategorisine sokar.
Denemelerde öğrencinin yapamadığı sorulara üzülmesi oldukça yersiz. Deneme sınavı sonrası o sorunun püf noktasını öğrenme şansı var. Öğrencinin asıl üzülmesi gereken durum; gerçek sınava kadar o sorunun karşısına çıkmamış ve gerçek sınavda sorulmuş olması olabilir.
Ne kadar öğrenildiğini ölçen not aracının öğrenciler tarafından amaç olmaktan çıkarılması zaruriyet arzediyor. Öğrencinin bilgiyi kullanım araçları geliştirilmeli.
Çalışsa ve başarıs��z olsa kendisine atfedilen zeki ama çalışmıyor yargısının yerini daha ağır bir yargı olan çalışıyor ama yapamıyor yargısı alacak. Bu noktada degerlendirilmek öğrenciyi duygusal olarak yoracagından çaba göstermemeyi tercih edebilir.
Bir öğretmenin zeki bir çocuğu eğitilebilmesi için öncelikle varsa egosunu kırması gerekir. En ufak beceride devasa övgüler sunularak devleştirilmiş egoların sonucu: ben herşeyi kendi kendime yapabilirim felsefesinin kemikleşmesidir.
Bu felsefenin sonucu da kimseye ihtiyaç duymamak ve de her olumsuzluğu bir bahaneye bağlamaktır. En iyi örneklerden biri öğrencinin çok eksiği olduğu ve çalışsa dahi geçer not alamayacagı sınav için "Çalışsaydım yapardım." İfadesini kullanmasıdır. Belki çalışmama nedenide budur..
@gizemmmcetin@VolkanY5353 Eğitim ve öğretimde esas olan öğrencinin yaşamı boyunca ihtiyaç duyacagı birikimi elde etmesidir. Burada esas kelime "ihtiyaç"tır. İşte öğrencilerinde bu noktada eksikliği; ileriye dönük ihtiyaç öngörüsünden mahrum olmalarıdır.
Sınavlı okul öğrencileri programa TYP ile degilde Lise Yapılandırma ile başlamak istiyor. TYP nin amacı ortaokul eksiklerini bulup ortadan kaldırmak olduğuna göre 499 puan alan öğrencinin bile eksiği yokmudur? Üstelik sınavın bütün ortaokul konularını kapsamadığı düşünülürse...
İyi bir okul mezun ettikten sonra öğrencileriyle olan bağı koparmamalı. Sonraki eğitim ve iş hayatındaki durumunu analiz ederek öğrencisine kattığı artı ve eksileri, beklentileri, gereklilikleri belirleyip bu yönde kurumsal stratejik yenilenme ve gelişmeye açık olabilmelidir.
Bir okul 100 öğrencisinden 5 öğrencisinin başarısı ile övünürken, geri kalan 95 öğrencisinin başarısızlığına da açıklık getirebilmelidir. (Bahsedilen başarılı olanlar ise bahsedilmeyenler başarısız olarak algılanır.)
Sınavla öğrenci alan bir okulun en kötü öğrencisi, sınavsız öğrenci alan bir okulun en iyi öğrencisinden daha iyi konumdadır. O halde sınavsız okulun en iyi öğrencisinin sınavlı okulun en kötü öğrencisini geçmesi belli başına bir başarıdır.
Sınavla öğrenci alan bir ortaöğretim kurumuna başarı ilk ve orta okuldan miras kalır. Sınavsız okullar ise başarı için ilkokuldan ve ortaokuldan miras kalan bütün olumsuzluklarla baş etmek zorundadır.