Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi, Devrimci Kavgaya ilk adımımızı attığımız 1967'den bu yana mücadelemizi hep "Katil Amerika, Ortadoğu'dan ve ülkemizden defol!" sloganıyla sürdürdük. "Hoşt Amerika, puşt Amerika!" sloganıyla sürdürdük.
Ve on yıllardır ABD Emperyalist Haydutlarının, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde ülkemizin de dahil olduğu coğrafyadaki 22 ülkenin sınırlarını, bölge halklarını kana ve gözyaşına boğarak değiştirme peşinde olduğunu anlattık.
Ve yine defalarca dile getirdiğimiz gibi, "Terörsüz Türkiye", "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi" açılımı gibi masum isimler verdikleri ihanet açılımı, ABD Emperyalist Haydutlarının BOP'unun Türkiye ayağının hayata geçirilmesinden başka bir şey değildir.
İnsan soyunun başdüşmanı ABD Emperyalistleri, bu süreci "meşruiyet" verdikleri Tayyip'in AKP'siyle, Kaçak ve de Haram Saray'ın kaset tutsağı Bahçeli'nin MHP'siyle ve Ortadoğu'daki en muteber adamları olan Öcalan'ın PKK'siyle-DEM'iyle yürütmek istemektedir.
Amerikan uşaklarının bugün gündeme getirdikleri "yeni anayasa" hazırlıkları da bu hainane planın bir parçasıdır. Emperyalist haydutlar, şimdilik işleri içerideki hain işbirlikçileri eliyle yürütmektedirler. Ancak emin olalım ki planlarının hayata geçirilebilmesi için gerekli gördüklerinde, ülkemize yönelik askeri bir saldırı yapmaktan da asla geri durmayacaklardır.
İşte biz, ABD Emperyalist Haydut Devletinin bu halk düşmanı içyüzünü her platformda dile getirdik. Bakın, bundan yaklaşık 11 yıl önce, 25 Ekim 2015 tarihinde TRT'de yaptığımız Seçim Propaganda Konuşmasında ne demişiz:
Emperyalistler dünyasında sınırlar hep kanla yazılır, kanla çizilir. Toprak on binlerin, yüz binlerin, hatta milyonların kanıyla sulanmadan yeni haritalar yapılamaz.
Emperyalist çakalların BOP Haritasının hayat bulması için de milyonlarca masum Müslümanın kanıyla sulanması gerekmektedir, ülkemizin de dahil olduğu Ortadoğu topraklarının...
O bakımdan bu alçakları Ortadoğu'dan defetmediğimiz sürece ne silahlar susar, ne akan kan durur.
Bugün siyaset yapıp da "Katil Amerika, Ortadoğu'dan defol!" diyemeyen her kişi, ya gafildir ya hain!
Şanlı Gezi İsyanı’mızın 13’üncü yılında yine Taksim'deyiz.
Gün, Gezi Ruhuyla Yeni İsyanlar Yaratma Günüdür!
Halkın Kurtuluş Partisi olarak Gezi Direnişi’mizi 13’üncü yıldönümünde selamlarken, bu insanlık dışı düzeni elbet yıkacağımızı bir kez daha belirtiyoruz.
Ant olsun ki İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı zaferle taçlandıracağız.
Yaşasın Gezi Direnişi’miz!
Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam!
Halkız Haklıyız Yeneceğiz!
#Gezi
#Taksim
Bugün, İzmir'de...
Bu ülkede Mustafa Kemal'in Tam Bağımsızlık şiarıyla savaşan devrimciler olduğu sürece hain planlarınızı asla hayata geçiremeyeceksiniz.
Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızda Batılı Emperyalistleri "geldikleri gibi" gönderen bu yiğit halkın siz AKP'giller gibi bir avuç Amerikan uşağı karşısında diz çökeceğini düşünüyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz.
Yenileceksiniz!
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
AKP'giller'in emriyle kolluk kuvvetlerinin İzmir'de yaptığı saldırı sonrasında gözaltına alınan Av. Kıvılcım Çolak Yoldaş'ımızı geri aldık!
Konuyla ilgili Av. Doğan Çıngı ve Av. Kıvılcım Çolak Yoldaşlarımızın Alsancak Devlet Hastanesi önünde yaptığı açıklamalar aşağıdadır.
HKP Genel Başkanı Nurullah Efe "CHP'ye Umut Bağlamış İçtenlikli İrsanlarımıza.." kitabını 2014'te yazdı. Kitapta" Kemal Kılıçdaroğlu hain bir ABD devşirmesidir" başlıklı bir bölüm var.
O zaman Genel Başkanımızın dilini sert bulan, eleştirisine alınanlar bugün haklılığını gördü.
Mutlak Butlan Kararı Sadece CHP Yönetimine Değil,
Tüm Halkımıza Karşı Yapılan Hukuk Maskeli Bir Saldırıdır!
ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail tarafından iktidara getirilmiş bulunan ve ABD-AB Emperyalistlerine yaptıkları hizmetler sayesinde 24 yıldır iktidarda tutulan AKP’giller, her zaman ifade ettiğimiz gibi Mustafa Kemal, İnönü ve Kuvayimilliyeci Atalarımızın kurduğu Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkarak yerine Ortaçağcı, Faşist bir Din Devleti kurmayı amaçlamaktadır. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesinin verdiği “Mutlak Butlan” kararı, AKP’giller’in tam da bu amacı gerçekleştirmek adına attıkları bir adımdır.
Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin uzun süredir altını çizdiği gibi AKP’giller, CHP’yi günbegün kriminalize etmeyi ve CHP’nin kurumsal varlığını tamamen ortadan kaldırarak vurgun, talan ve zulüm iktidarlarını sürdürmeyi amaçlamaktadır. ABD Emperyalist Haydut Devletinden aldıkları “meşruiyet”le gemi iyice azıya alan AKP’giller, CHP’li belediyelere yönelik sistematik, adeta takvime bağlanmış hukuk maskeli saldırılarla yetinmemiş, şimdi de Kaçak ve de Haram Saray’ın bir operasyon silahı niteliğindeki Akın Gürlek Yargısından “Mutlak Butlan” kararı çıkartarak TESEV’ci, Sorosçu, hain Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve avanesini yeniden CHP’nin başına getirmiştir.
Önemle altını çizmek isteriz ki bugünkü Mutlak Butlan kararını CHP’nin iç meselesi olarak değerlendirmek, Türkiye siyasetine kör bakmak, AKP’giller adlı vatan ve halk düşmanı iktidarın gerçek yüzünü asla görememek demektir. Yine Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin defalarca belirttiği gibi Kaçak Saray’ın Sultanı Tayyip, kaybedeceğini bildiği ya da kazanacağından emin olmadığı bir seçime asla girmeyecektir. Başta diplomasızlığı olmak üzere, vatana ihanet dahil işlediği binbir suçtan dolayı zaten Tayyip’in Cumhurbaşkanlığı sıfatı tamamen gayrimeşrudur. Ve Tayyip, azıcık yasallık taşıyan bir seçime girmesi durumunda kesinkes yenilgiyle çıkacağını adı gibi biliyor! Çünkü insanlarımızı işsizlik, pahalılık, zam, zulüm cehennemine mahkûm eden bu kriminal iktidarın halkımız nezdinde bir karşılığı kalmamıştır.
Dolayısıyla AKP’giller’in, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştıran Mustafa Kemal-İnönü ve Kuvayimilliyeci Atalarımızın kurduğu CHP’ye yönelik hukuk maskeli saldırısı, sadece mevcut CHP yönetimine değil, tüm Halkımıza karşı yapılan bir saldırıdır. AKP’giller muhalefeti tamamen yok ederek sorunsuz bir şekilde bir seçimden daha galip çıkmış görünmeyi amaçlamaktadır. Sorosçu Kemal liderliğindeki ihanet ekibi ise AKP’giller’in bu hain planında onlarla işbirliği halindedir.
Ancak AKP’giller ve CHP’li görünen hainler ne yaparlarsa yapsınlar amaçlarına asla ulaşamayacaklardır. Halkımız ve Türkiye’nin devrimci, demokrat, ilerici güçleri; ABD kuklası hainler iktidarı AKP’giller’in ve her türden işbirlikçilerinin aşağılık planlarını mutlaka boşa düşürecektir.
Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştıran Halkımız, eninde sonunda İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı da zafere ulaştırarak hainlerden mutlaka hesap soracaktır!
21 Mayıs 2026
HKP Genel Merkezi
https://t.co/zbRp8xlDBA
Marksizm’e göre yargı, egemen sınıfın tahakküm aygıtıdır. Yine Bakunin, hukuku siyasetin fahişesi olarak tanımlar. Birçok filozofun benzer sertlikte tanımları var. Allah’tan hiçbiri Türk yargısını görmedi. Eğer görselerdi, ne söylerlerdi gerçekten merak ediyorum.
📍Bırakın şimdi butlan, şutlan, Kılıçdaroğlu’nu. Sabahattin Önkibar’ın bu konuşması neden yeterince gündem olmadı? Halbuki yeri göğü inletmesi gerekirdi. Dikkatle dinleyin:
“— Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
— İddianame İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
— Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
— Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim!
— Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
— Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi!
— Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
— Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
— Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
— AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
— Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
— Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
— Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar!”
İBB DAVASI TEMELİNDEN ÇÖKMÜŞTÜR!
Tayyipgiller, defalarca belirttiğimiz gibi CHP’nin kurumsal varlığını tarumar etmeden bir seçime gitmeyecek. Başka türlü dersek; Tayyipgiller, kaybedeceklerini bildikleri bir seçime asla gitmeyecekler. İşte bu sebeple de CHP’ye çok yönlü, ağır bir saldırı ve kuşatma uygulamaktadırlar. İlk etapta CHP’yi kriminalize ederek halk gözünde itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Sonrasında, bunu başarırlarsa ardından ikinci aşamaya geçip daha ağır saldırılara yönelecekler.
Bu ihanet gidişi, bu “Bin Yılın Felaketi” olan Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, çıkar amaçlı, Ortaçağcı, Mafyatik bir suç örgütünden başka hiçbir şey olmayan Kaçak ve de Haram Saray iktidarının yıkım ve ihanet süreci durdurulamaz mı?
Pekâlâ durdurulabilir.
Bunun için neler mi yapılmalı?
İşte bunları aşağıda madde madde anlatıyor, netçe ortaya koyuyoruz.
Holdingleri koruyorlar!
Ankara Valiliği ve Ankara Emniyeti holdingleri koruyor. Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu bu sebeple gözaltına alındı.
Madencileri durduramayacaksınız!
#HakkımıVerDorukMadencilik
Bir milim geri adım atmayacağız. Tutuklamalarla, baskılarla bitmeyeceğiz.
Taleplerimiz nettir:
1.İşten atılan arkadaşlarımızın işe geri alınması
2.Aylarca ödenmeyen ücret alacaklarımızın ödenmesi
3.Yıllardır verilmeyen tazminat haklarımızın verilmesi
4.Rızamız olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması
5.İSİG kurallarına uygun bir çalışma ortamının oluşturulması
6.Madenin sürdürülebilir olması adına kamulaştırılması ve iş güvencemizin teminat altına alınması
Mutlaka biz kazanacağız!
Holdinglerin yargısı, holdingleri üzmemek için Başaran Aksu’yu tutukladı.
Bu karar hukukun değil, sermayenin çıkarlarının kararıdır. Yoldaşımız derhal serbest bırakılsın.
#BaşaranAksuSerbestBırakılsın
BİZ VATANDAŞ DEĞİL HİÇ MİYİZ?
Topraklarımız sayılıyor, sabah 06.30'da başlayan sayım akşama kadar sürüyor. Genci yaşlısı bizim gidecek yerimiz yok.
Biz bu toprakları terketmeyeceğiz. Acele yürütme durdurulmalı, bu zulüm, adaletsizlik bitmelidir!
@AYMBASKANLIGI@TC_Danistay
“Laiklik bildirisi”ne imza attım diye, ifadeye çağırmışlar:
Sıfatımı “şüpheli” diye yazmışlar 🙃
Geçici koltukları işgal eden “müşteki”ler şüphe edebilir ama benim şüphem yok;
Ne demiş, eskiler: “ Abdestimden şüphem yok ki, namazımdan şüphem olsun:
Benim de laikliğimden şüphem yok ki, devrimci demokratlığımdan şüphem olsun:
Geri adım atmak yok; çok içime sinen bir ifade hazırladım.
Perşembe günü, ifade için , 09.30’da Kartal Anadolu adliyesinde olacağım ; Saat 10.00’da ifadeler başlayacak; Sevgili Canlarıma arz ederim 🤗