İbn Haldun şöyle der: "Mağlup olan toplumlar, galip olan toplumların
- Kıyafet,
- Yaşayış tarzı,
- İnanç,
- Örf ve âdetlerinde
- Ve bütün diğer hâllerinde taklit etmeye daima meyillidir.
Bunun sebebi şudur: İnsan nefsi, kendisine boyun eğdiği kimsenin üstün ve mükemmel olduğuna inanır. Bu ya gerçekten onu üstün gördüğü içindir ya da mağlubiyetinin tabiî bir üstünlükten değil, galibin kemalinden kaynaklandığını zannettiği içindir.
Bu kanaat yerleşince, galibin bütün davranışlarını benimser ve ona benzemeye çalışır. İşte taklit budur.
Hatta bazen galibin üstünlüğünün güç ve asabiyetten değil, sadece âdet ve yaşayış tarzından kaynaklandığını sanır; bu yüzden de onu bu konularda da taklit eder.
Bu sebeple mağlup olanların; elbiselerinde, bineklerinde, silahlarında, bunları kullanış şekillerinde ve hatta hayatlarının diğer bütün yönlerinde galibe benzemeye çalıştığını görürsün.
Çocukların babalarını sürekli taklit etmeleri de böyledir. Çünkü onlar babalarının mükemmel olduğuna inanırlar.
Her memlekette halkın çoğunluğunun, kendilerine hâkim olan devletin askerî kıyafetini ve yaşayış tarzını benimsemeleri de bundandır. Çünkü galip olan onlardır.
Hatta bir ümmet, komşu bir ümmetin hâkimiyeti altına girerse, onlara benzemesi ve onları taklit etmesi büyük ölçüde yaygınlaşır.
Nitekim bu devirde Endülüs'te Hristiyan komşularıyla yaşanan durum böyledir. Müslümanların birçoğunun onların kıyafetlerini, alametlerini, âdetlerini ve yaşayışlarını, hatta evlerini ve binalarını bile onlara benzetmeye çalıştıklarını görürsün. Basiret sahibi kimse bunda istilânın (İşgal) belirtilerini fark eder.
||el-Mukaddime||
@semra233284 @sadecevil@kofianandir Merhaba geçmiş olsun bende de aynısı var, daha önceki kontrollerde doktor ameliyatlık değil ama takibi gerekir demişti şu an ameliyatlık hale geldi sanırım, işlem nasıl tam olarak hangi hastanede yaptırdınız?
Allah subhânehu ne duygular yaşadığımı içimdeki bilinmezlikleri, çıkmazları bilir. Ve ben ne yaşarsam yaşayayım Allah'a karşı hüsnu zan ediyorum. Biliyorum ve eminim ki o bana asla zulmetmez. O ancak iyiliği murad eder diler. O hayrı diler ve bana benden daha merhametlidir.
Senin kendi iç dünyana, ahlak ve karakterine dair bilgin kesin, başkasının sana dair bilgisi ise dıştan, sathi ve kesinlikten uzaktır. Hal böyle iken, kendine dair bildiğin kesinliği bırakıp başkalarının sana dair zanlarına dayanarak kendini bulunduğundan öte görmen cehalettir.
Bu adamın seviyesi çok başka. Eflatun'un hayalindeki devlet adamı bu.
Bu ara kitabını okuyorum. Sadece felsefe yapmasını geçtim, kafasındaki düşünceleri bu kadar güzel aktarabilmesi (konuşmaları da aynı şekilde), bir şeyleri kafasında bu kadar güzel toparlamış olması, tefekkürün hakkını vermesi, keza insan ilişkileri, mevkidaşı/rakibi insanlara bakış açısı.. Her şeyiyle üst düzey birisi.
Şimdiye kadar yerli yabancı gördüğümüz tüm siyasiler bir tarafa, bu adam başka tarafa.