Sayın Bakırhan, "1000 yıllık ilişki" diye sizi kandırmışlar, tarih okumamışsınız, belli... Ben okuyorum, inanın öyle bir ilişki yok. 2. Mahmut'la başlayan ve tam da bugünkü kölelik halimizi hedefleyen, Kürtler için negatif bir ilişkiden öte bir ilişkisi ve de amacı yok devletin.
1-Nurettin Demirtaş, Apocu tarikatın Cüppeli hocasıdır. Kürdlere “yanmayan kefen” ve “cennet terlikleri” satmaya çalışan bir sahtekardır.
2-Nurettin Demirtaş, sorumlu olduğu Bursa cezaevinde farklı düşündükleri için kendilerinden ayrılan insanları tehdit edip, sürgün eden bir zorbadır. Demokrasiden anladığı Kuzey Kore modelidir.
3- Apo ile kardeşi Osman’ın nasıl bir hayrını görmediysek, Selo, Nurettin ikilisinden de bir hayır beklememeliyiz.
Deli saçmalıklarını ciddiye almamalıyız.
Başûr’daki referandumda Kürt halkı %92,73 oranında “evet” diyerek ulusal bağımsızlık iradesini ortaya koydu. Apocu ideoloji bu halk iradesine saygı göstermedi; her fırsatta, “referandum oldu da ne oldu” minvalindeki söylemlerle bu bağımsızlık iradesini hor gördü ve küçümsedi.
Mala minê! Em gundî ji wan teoriyan fêm nakin. Dewlet naxwazin, Naxwazin bibin netew… Hew, we sînorê zanistiyê jî derbas kiriye, hûn bi kuderê ve diçin? Qurban ji xwe re monastrek wekin û her roj teoriya biafrînin. Lê serê min û mirişîka min neêşînin. Dubare, em gundî û cahil in, em çi dizanin!
Kendilerini Galip İlan Eden Yenilmişler
Bazı siyasi gruplar ve onların takipçileri neredeyse her şeyi kaybetmiştir: etkilerini, toplumsal desteklerini, güvenilirliklerini, hedeflerini gerçekleştirme yeteneklerini. Buna rağmen kendilerini yenilmiş olarak görmez, tarihin gerçek galipleri olarak sunarlar. Yenilgi ne kadar açık hale gelirse, diğer herkesten ahlaki ve zihinsel olarak üstün olduklarına dair kesinlikleri de o kadar büyür.
Bu örüntü, güçsüzlüğün narsisistik bir telafisi olarak anlaşılabilir. Kendini tarihsel olarak seçilmiş gören biri, kendi kimliğini tehlikeye atmadan bir yenilgiyi yenilgi olarak kabul edemez. Bu yüzden gerçeklik yeniden yorumlanır: Biz kaybetmedik, diğerleri bizi henüz anlamadı. Biz yalnız değiliz, sadece çağımızın ötesindeyiz.
Böylece hayali bir zafer doğar: Bu zafer gerçeklikte değil, giderek kendi içine kapanan bir düşünce dünyasında yaşanır. Önem artık elde edilen sonuçlarla değil, kendi teorisinin sözde derinliğiyle ölçülür. Etkisizlik entelektüel saflık, toplumsal yalıtılmışlık ise ahlaki üstünlüğün kanıtı olarak görülür; eleştiri özeleştiriye bir vesile değil, kişinin kendi önemine dair bir doğrulama olarak algılanır.
Böylece teori çürütülmeye karşı bağışıklık kazanır. Başarı onu doğrular, başarısızlık da aynı şekilde doğrular: Onay, doğruluğunun kanıtıdır; itiraz ise diğerlerinin yanlış bilincinin göstergesidir. Bir tahmin gerçekleşmediğinde teori terk edilmez, aksine sonradan uyarlanır, kavramlar yeniden tanımlanır, önceki iddialar unutulur.
Bu noktada tarikatlaşmaya geçiş başlar. Grup kendini dış dünyadan ayırır, kendine özgü bir dil ve ahlaki bir hiyerarşi geliştirir. İçeride bir seçilmişlik hissi oluşur: Sayıca azız, ama gerçeği görebilen tek bizleriz. Şüphe ihanet olarak görülür, liderlik ise neredeyse kusursuz bir yorum otoritesi haline gelir.
Her etki kaybı bu örüntüye yol açmaz. Çoğu insan yenilgiyi kabul eder ve ondan ders çıkarır. Güçsüzlük ancak grandiyöz bir benlik algısıyla birleştiğinde tehlikeli hale gelir.
Paradoks şudur: Neredeyse her şeyi kaybettikleri için artık bunu kabul edemezler. Gerçek güçleri ne kadar azsa, hayal ettikleri üstünlük o kadar büyür. Yalnızca kendi düşünce sistemleri içinde geçen tartışmaları kazanırlar.
Hayali zafer, kişiyi utançtan korur; ama her türlü gelişimi de engeller. Yalnızca bir yenilgiyi yenilgi olarak kabul eden ondan ders çıkarabilir. Her başarısızlığı gizli bir zafere dönüştüren kişi, benlik algısını korur ama gerçeklikle bağını giderek yitirir.
Tane tane anlatayım;
1-Apo teslim olduktan sonra durumdan rahatsız olup bağımsızlar koğuşuna geçen kadrolar Nurettin Demirtaş tarafından tehdit edilmiş “kendinize arkadaşlarımızın olmadığı bir cezaevi bulun” diyerek onlarca insanı sürgüne gönderen bir zorbadır.
2-Ortalama bir gerillanın ömrü bir yılken Nurettin 17 yıl boyunca korunaklı alanlarda bulunması onun gerilla olmadığının kanıtıdır. Silah temizlemesini bile bilmemektedir.
3- 2004’deki kongreye Apo’yu temsilen katılan Mahmut Şakar savaş kararı aldırmıştır. Bu kararın yanlış olduğunu söyleyen, barışçıl çözüm isteyen kadrolar tasfiye edilmiştir, Kani Yılmaz, Hikmet Fidan gibi isimler alçakça katledilmişlerdir.
4- Kürdistan tarihinin en alçakça kararı olan hendek savaşlarında binlerce çocuğumuz bodrumlarda yakılarak katledilmiş, en yurtsever şehirler yerle bir edilmiştir. Taybet ananın cesedi günlerce sokakta kalmıştır. Hendek sürecinin ateşli savunucusu olan Nurettin ve Apocu çetenin barış söylemi yalandan ibarettir. Barışla alakaları yoktur.
5- Nurettin bir dönem de Türklere askerlik yapmıştır.
Ferîd Xan’ın Aç Köpekler şiirinde tam anlamıyla Nurettin ve onun ideolojisinden bahsediliyor. ( Şiirin Türkçe çevirisi Selim Temoya ait)
Nurettin aç bir köpektir.
“Dewlet taca zêrîn e, li serê her milletî nîne!” Gotina Pêşiyan.. Goh medin wan qeşmer û rezîlên ku dewletê li ber çavên we reş dikin. Ew giş dîl û kole ne.
Sipan Hemo'dan Çarpıcı İtiraf: "Kürt Davasını Filistinli Komşumdan Öğrendim"
🔶Suriye Savunma Bakan Yardımcısı ve SDG yöneticilerinden Sipan Hemo, yaptığı son açıklamada dikkat çekici bir gerçeği paylaştı.
Hemo, mücadelesine ilk olarak Filistin davasıyla başladığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Başlangıçta mücadelem Filistin davası içindi ve destekliyordum. Filistinli komşum bana Kürt davasından bahsedene kadar ortada bir Kürt sorunu olduğundan haberim yoktu; işte böyle başladım."
“Devlet özgürlüğün önünde engeldir” cümlesi, devleti olan, devlet olmayı deneyimlemiş birinin ağzından çıksa anlaşılır bir teorik pozisyondur.
Ama devlet olma hakkı yüz yıldır gasp edilmiş Kürtlerin adına bu açıklamaların yapılması, sömürgeciliği meşrulaştırmaktır
Sorun çözmüyorsunuz, örgütünüzü rejime ekliyorsunuz.“Kendi payımıza devletle anlaşıyoruz” denseydi kimse itiraz etmezdi. İtirazın sebebi kendilerini Kürtlerin sahibi ve Kürt meselesinin patronu góren tahakkümcü akıl ve onun Kürtlerin meşru hak taleplerinin üzerine beton dökmesi.
1948 yılında imzalan kararname ile “Şivanê Kurmanca (Kürt Çoban)” kitabının Türkiye’ye sokulması yasaklanmıştır.
İlk Kürtçe roman olan Şivanê Kurmanca Erebê Şemo tarafından yazılmış ve 1935 yılında Erivan’da yayımlanmıştır. Daha sonra Nureddin Zaza tarafından Latini harfler ile 1947 yılında Beyrut’ta tekrar basılmıştır.
Cemal Paşa’nın darbe sever oğlu Hasan Cemal’i İstanbul’dan aday yapan PKK gelecek seçimde Atilla Uğur’u aday yapar, Mehmet Ağar’ı eş başkanlığa atarsa şaşırır mısınız?
Apocu network ile Rejim arasındaki ittifakın bugüne kadarki en çarpıcı tespiti…
Akademisyen @yektantyilmaz: “İçeride ve dışarıda Apocu networkü rejim çizgisine getiriyorlar. Bu, bir savaş ittifakıdır. #Türkiye içinde özgürlüklere ve demokrasiye karşı savaşan bir ittifaktır; dışarıda ise #Kürtlerin siyasi hak mücadelelerine ve statülerine karşı yürütülen bir savaş ittifakıdır. Aynı zamanda Türkiye devletinin yayılmacılığının bir savaş ittifakıdır.
Yayının tamamını izlemek isteyenler için;
https://t.co/udUa78Bncf
Muhammed'in dinini yerleştirmesi ve zaferini tamamlaması 22 yıl... İsa 30'lu yaşlarda çarmıha gerildi ve efsaneleşti. Apo 77 yaşında ve 27 yıl önce itirafçı oldu, kontralaştı. Kürtlerin hanesine yazılacak hiçbir başarısı yok. Devletinin hizmetini sadakatle görmesi midir başarı?
Bugün Siirt’te, yıllar önce PKK’nin iç infazları sonucu öldürülen ve ailelerine ancak bugün haber ulaştırılan 1 değil, 2 değil tam 12 kişi için taziye düzenledi.
Taziyede konuşan Öcalan’ın yeğeni Ömer Öcalan, “Şehitler için Serok’un başı sağ olsun, ailelerin başı sağ olsun.” dedi.
Kaç yıldır çatışma yok. Peki bu ölüler nereden geliyor? Bunlar, halkı manipüle etmek için ölüler üzerinden kirli propaganda yapıyorlar.
“Hamid’in Kürt siyasetinin doruğu Kürtlerin silahlandırılarak Hamidiye Alayları’nın kurulması oldu.”
Yazar, açıkça günümüz TC korucularını Kürt siyasetinin “doruğu” olarak görüyor. :))
Şu yazıyı sadece faşist ve Türk-İslamcı kafası olan SETA yazarları ve Mehmet Uçum yazabilir.