Genel Merkezimizdeki iğrenç araç görüntülerinden sonra iki kelam etmek farz oldu:
-İki araç da partinin parasıyla alınmıştır, faturaları mevcuttur.
-Araçlardan biri 2022 yılında Kılıçdaroğlu tarafından alınmış ve kullanılmıştır. O aracı oraya koyanlar bunu bilmeyecek kadar cehalet sahibidir.
-Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Erdoğan Toprak, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır.
-Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
bir gece, hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan bir kararla bir üniversiteyi kapatıp 25 bin öğrenciyi altyapısı bile olmayan başka bir okula devretmeye “ülke yönetmek” denemez. imamoğlu 'artık hiç kimsenin diplomasının güvencesi yok' dediğinde aslında tam da bu keyfiyeti anlatıyordu
Erdoğan zihniyetinin yargı eliyle yürüttüğü siyasi darbelere karşı hep birlikte mücadelede kararlıyız.
Alınan butlan kararı yok hükmündedir. Sadece CHP’ye yapılan bir darbe değildir; Türkiye’ye, demokrasiye, Cumhuriyet’e bir darbedir. Anayasal düzeni yok etmektir.
Mesele ciddidir. Partiler üstüdür. Milletçe Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır.
@heyitsarda bir iyi haber daha vereyim. sadece dns değiştirmedi
rota, arp, mtu bunlar konusunda ben uzman değilim mesela. o yüzden bana "normal" gelemiyor :)
İstanbul Valiliği’nin aldığı yasak kararı,
pazartesi günü Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’na atanmak istenen kayyum kumpasının açık tescilidir.
Bu karar, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 2911 sayılı Kanunun amacını aşarak, Anayasa’nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri hakkını keyfi biçimde ortadan kaldırmaktadır.
AKP iktidarı, devletin kurumlarını kullanarak CHP’ye siyasi operasyon düzenlemekte, demokrasiyi ve halkın iradesini gasp etmektedir.
Bu yasak, hukuk devleti ilkesine, ölçülülük ilkesine, AYM ve AİHM içtihatlarına aykırıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum atamak, milletin iradesine kayyum atamaktır.
Valiliğin yasağı, kumpasın hukuki kılıfıdır.
Bu karar, iktidarın demokrasiye ve hukuka darbesidir.
Halkın iradesi yasaklarla susturulamaz.
CHP’ye kayyum, millete kayyumdur.
Manifest grubuna açılan soruşturma, sahne sanatlarına ve kadının özgürlüğüne yönelik açık bir saldırıdır.
Bu ülkede binlerce çocuk gelin varken, daha geçen gün Boğaziçi Üniversitesi’nde 15 yaşında bir ‘işçi’ kız çocuğu katledilmişken,
kadınların yaşam güvencesi olan 6284 sayılı yasa hakkında mücadeleye çoğunluk kulaklarını tıkamışken,
Narin’den Rojin’e yüzlerce cinayet karanlıkta kalmışken,
tek kelime etmeyenler;
Sahneye çıkan kadınların kıyafetleri hakkında milyonlarca paylaşım yapıyor! Rezalet! Utanç duyuyorum!
İşte tam da bu yüzden vah halimize!
Kadın şarkı söyler, dans eder, istediğini giyer, sahnede özgürce var olur. Bu özgürlüğü hedef alan her saldırı, toplumun tümüne yönelmiş bir tehdittir.
Manifest’i cezalandırırsanız ne olacak?
K pop gruplarını, dünyada yüzlerce örneği olan kız gruplarını takip etmeyecek mi evdeki çocuklarınız? Ahlak bekçiliği yaparak koruyamazsınız çocuklarınızı. Onlara güvenerek,
sevgiyle sarmalayarak, eğiterek, örnek olarak korursunuz.
Bu memlekette her dakika ‘namus’ cinayeti işleniyor. Sizin bu linçlerinizi asıl hak eden o namussuzlardır!
Siz önce suça süreklenmiş çocukları, çeteleri gündem edin! Bu güzel genç kadınları değil!
#KadınınBedeniKendiKararıdır #Manifest
#benimbedenimbenimkararım #6284