@haydoot Doğru, hatırlıyorum. Ben de romeroya bakarken, google ai'ya "niye Roma ya, Kudüs olmalı değil mi hac mekanı" diye sorduğumda aldığım bu cevapta yine Pal ile karşılaşınca paylaşmak istedim :)
Kur'an mealcileri tarafından "çarmıh" olarak çevrilen kelime "Salib" ve düz bir direği ifade eder.
Yeni Ahit'te geçen ve "çarmıh" olarak çevrilen kelime ise "Stauros" ve bu kelime de düz bir direği ifade ediyor.
Peki o zaman "t veya artı" biçimindeki "haç" neyin nesi?
Roma günümüze zannedildiğinden daha yakın ve etki alanı bilinen en geniş sınırları ile bile kıyaslanamaz büyüklükte.
Bunu fark eden kimileri Tartarya, kimi Atamanya, kimiyse Mongolya diyerek sulandırsa da gerçekte tüm yollar yalnızca Roma'ya çıkar.
Aynı gerçekliğin farklı iki yansıması olan Augustus ile I. Konstantin (Augustus) arasındaki paralellikler;
- Actium deniz savaşında Augustus iç savaştaki son düşmanı Antony'i tamamen mağlup ederek iç savaşlar dönemini sona erdirir.
- Adrianopolis deniz savaşında I. Konstantin Augustus iç savaştaki son düşmanı Licinius'u mağlup ederek iç savaşlar dönemini sona erdirir.
- Augustus tarafından yenilgiye uğratılan Antony, başlangıçta onun yakın arkadaşı ve hükümdarlıkta ortağıyken en büyük düşmanı haline gelir. Augustus, taç giymeden önce Doğu'daki birliklerde görev yapar.
- Konstantin tarafından yenilgiye uğratılan Licinius başlangıçta onun yakın arkadaşı ve hükümdarlıkta ortağıyken Konstantin'in düşmanı olur. Yine Konstantin taç giymeden önce Doğu'daki birliklerde görev yapar.
- Augustus kariyerinin başında kendisine karşı komplo kuran ikinci triumvirlikle savaşır, hayattayken kültü başlar ve kendisine bazı dini onurlar verilir.
- Konstantin kariyerinin başında kendisine karşı komplo kuran ikinci tetrarşi ile savaşır, hayattayken önce güneş tanrısının oğlu, ardından aziz ilan edilir.
- Augustus askeri, sivil ve dini gücü kendi elinde toplar. Yasama faaliyetleri oldukça ünlüdür. Yeni yasalar çıkarmakla beraber eski Roma kodekslerini de revize eder.
- I. Konstantin askeri, sivil ve dini gücü kendi elinde toplar. Yasama faaliyetleri oldukça ünlüdür. Yeni yasalar çıkarmakla beraber eski kodeksleri de restore eder.
- Önceleri Augustus'un herhangi bir kalıcı ikametgahı yokken iç savaşın sona ermesinden sonra Roma'ya yerleşir ve onu "yeni bir şehre dönüştürür".
- Başlangıçta Konstantin'in kalıcı bir başkenti yokken, İmparatorluğun başkentini Yeni Roma'ya taşır. Bir kaç sene sonra Yeni Roma'nın adı Konstantinopol olur
"Elyon uluslara paylarına düşeni verip insanları böldüğünde, ulusların sınırlarını Benei Elohim/Tanrı oğullarının sayısına göre belirledi. Yahve'nin payı ise kendi halkıdır. Yakup soyu onun payına düşen mirastır."
Yasanın tekrarı 32:8-9
Bu pasaj dikkatlice okunduğunda iki farklı tanrı figürünün olduğu hemen dikkat edilir. Elyon ulusları paylaştıran ana tanrı, Yahve ise Benei Elohim arasından Yakup soyuna düşen payın tanrısı, yani bir alt tanrı.
Eski Ahit’in tanrısı Yahve ile olan ilişki monoteizm şöyle dursun, henoteizm bile değil, direkt monolatri. Tanah, Kur’an’da bahsedilen Tevrat’la alakası olmayan ve bu pasaj da dahil olmak üzere bir çok gnostik öğe içeren bir metin.
Barışı savunan değil, kendilerini askeri olarak yönetecek bir Mesih arayan 'Sicariler'.
Üstelik isimleri de Ceasar gibi, kesmek/doğramak anlamına gelen 'Secare' kökünden türüyor.
Mesihî Sezarîler.
Kleopatra ile Caesar’ın oğlu olan ve “küçük Caesar” anlamına gelen Caesarion’un, Augustus tarafından “iki Caesar’dan biri fazla” denilerek öldürtüldüğü anlatılır. Fakat bazı çalışmalar bu ölümün kesin olmadığı ve hikayenin başka bir yere evrildiği ihtimalini tartışır.
Buna göre “Jesus” adı Isis’in oğlu anlamına gelen bir unvandır. Kleopatra’nın Isis’in reenkarnesi olarak görülmesi de bu anlatının dayanaklarındandır. Bethlehem yıldızı olarak aktarılan olayın ise bir doğum mucizesinden ziyade Caesarion’un taç giyme töreni sırasında gözlemlenen göksel bir olaya işaret ettiği ileri sürülür.
Mucize olarak anlatılan şifa uygulamalarının kökeninin Mısır tapınak bilgisine dayandığı, Caesarion’un kaçışından sonra bu bilgileri Hindistan’da Doğu mistisizmiyle birleştirdiği iddia edilir. Bu süreçte Aramatyalı Yusuf adlı bir kalay tüccarının ve kuzeni Meryem’in ona yardım ettiği anlatılır. Doğuda “St. Issa” adıyla tanındığı, Keşmir’de yaşadığı ve orada öldüğü de bu anlatının parçalarıdır. Böylece Roma, Mısır ve İsrail soylarını birleştiren bir kan hattı yaratılır.
Kaynak; Ralph Ellis - Jesus, Last Of The Pharaohs
Doğrudan Allah'a dua etmek, onunla ilişki kurmak hakikaten sorumluluk ister ve belirsizliği kabullenmeyi gerektirir. Buna tahammülü olmayan sorumsuz müşrik 'biri beni denetlesin, biri benden sorumlu olsun' düşüncesi ile somut bir aracı ister, ebeveyn ister, 'baba' ister.
Silsile fikri her zaman ahlaki muhasebeden kaçıştır. Organizasyon şeması olmadan yerinde duramaz imansızlıktan. Buna seçilmişlik fantezisi de eklendi mi deme keyiflerine. Gelsin Nakşibend gitsin Nursi.
Modern ceza hukukunun sınıfta kaldığı en büyük konu "hapis cezası"
İddia edildiği gibi ne caydırıcı, ne ıslah edici ne de toplumsal adaleti tesis edici. Faili toplumdan izole etmek onu hem dışlar hem de suç kimliğini pekiştirici bir etki yaratır. Mağduru da asla tatmin etmez.
Kafadaki "Aşılar bedenime hasar verdi mi?" düşüncesi bile insanı mahveder, bu tarz haberler çıktıkça içini daraltır, keyfini, mutluluğunu yerle bir eder.
Zaten sıkıntı içindeki halk bir de bunun kaygısını yüklendi.
Yazık.
Roma anlatısında taçların her biri ayrı bir anlam taşır; özellikle sikkelere ve imparator portrelerine bakınca bu sembolik dili açıkça görülür. Bu taçlar arasında iki tanesi vardır ki, iki farklı ideolojik alanı temsil eder: Corona Civica (sivil taç) ve Laurel Corona (zafer tacı)