Bir ricam var, lütfen görmeden geçmeyin. 🙏
11 yaşındaki Ahmet Taha, 4. evre lenfomayla mücadele ediyor. Evladım için bir paylaşım desteği rica ediyorum. 🤲❤️ #AhmetTahayaDestek
Akran zorbalığı okullarımızda çok yaygın ve tehlikeli bir hale geldi ! Buna ilişkin alınacak en önemli tedbirlerden biri İngilizlerin uyguladığı yöntemdir. İngilizler okullarda akran zorbalığı yapan öğrencileri, yaşı kaç olursa olsun 10-16 yaş arası evden bir polis operasyonu ile alır! ailesiyle beraber polis merkezine götürür ! çocuğu ayrı ailesini ayrı sorgular ve gerekirse çocuk ile ailesi hakkında dava açılır! Türkiye'de de Bu sistemin artık uygulanması lazım akran zorbalığının ise ayrı bir suç haline getirilmesi gerekir @adalet_bakanlik
SARAR İLKOKULU’NDA NELER OLUYOR?
Ankara’nın göbeğinde…
Millî Eğitim Bakanlığı’nın hemen yakınında…
Bir okulda üç kadın öğretmen aylarca mobbinge maruz kaldıklarını söylüyor.
Dilekçe veriyorlar.
Tutanak tutuyorlar.
Tanık gösteriyorlar.
İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne gidiyorlar.
İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne gidiyorlar.
Çalmadıkları kapı kalmıyor.
Çünkü iddialara göre öğretmenler;
“Okulun sahibi benim.”
“Sizi paramla satın alırım.”
“Açlıktan nefesiniz kokuyor.”
“Çekil önümden.”
“Ben istersem izin veririm.”
“Nereye şikâyet ederseniz edin.”
gibi ifadelerle karşılaşıyor.
İddialara göre öğrencilerin ve velilerin önünde azarlanıyorlar.
Mesleki itibarlarının zedelendiğini düşünüyorlar.
Hazırlamak istedikleri gösteri ve törenlere izin verilmediğini belirtiyorlar.
Ve bütün bunların bir bütün olarak mobbing oluşturduğunu savunuyorlar.
Bu yüzden dilekçeler yazılıyor.
Bu yüzden tutanaklar tutuluyor.
Bu yüzden üç öğretmen aylarca mücadele ediyor.
Ama asıl hikâye bundan sonra başlıyor.
Çünkü öğretmenler çoğu zaman yaşadıkları baskıdan değil, o baskıyı şikâyet ettikten sonra yaşadıklarından yoruluyor.
Yalnızlaştırılıyorlar.
Dışlanıyorlar.
Sorun çıkaran kişi ilan ediliyorlar.
Sonra dosya kapanıyor.
Sonuç kısmına şu cümle yazılıyor:
“İddialar sübuta ermemiştir.”
Ve ardından…
Müdür görevine devam ediyor.
Öğretmene ise görev yeri değişikliği çıkıyor.
İşte tam da bu noktada eğitim camiasında şu algı büyüyor:
“Şikâyet edilen kalıyor, şikâyet eden gidiyor.”
Dün Ağrı’da…
Bugün Ankara’da…
Yarın başka bir şehirde…
İsimler değişiyor.
Okullar değişiyor.
Ama hikâye değişmiyor.
Millî Eğitim Bakanlığı’na ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne soruyoruz:
Üç öğretmenin aylarca verdiği mücadelenin karşılığı bu mu?
Sarar İlkokulu’nda neler oluyor?
Ve bu hikâyeyi daha kaç öğretmen yaşamak zorunda kalacak?
@cankayailcemem@MemAnkara@mebpgm@meb_ogm
📍VE TUTUKLANDI!
Başlığı okuyunca suçlu, kriminal biri sandınız di mi? O halde dikkatle okuyun:
— AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın 12. sınıfta okuyan oğlunun okula silahla geldiği, silahı okul arkadaşlarına doğrultarak fotoğraf çektirdiği iddia edildi.
— Bu iddiayı haberleştiren yerel gazeteci Yelis Ayaz hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlamasıyla soruşturma açıldı, apar topar gözaltına alındı.
— Ancak gazeteci, 4 öğrencinin durumu CİMER'e şikayet ettikleri ortaya çıkarttı ve CİMER şikayetleri savcılık dosyasına sunuldu!
— Peki ne mi oldu? Öğrencilerin CİMER şikayetleri dosyaya sunulmasına rağmen Gazeteci Yelis Ayaz az önce “yalan bilgi yaymaktan” tutuklanarak cezaevine gönderildi! (Aydın Post-Etkili Haber)
Yani şahıs gözaltına alınacağına, olayı haber yapan gazeteci Yelis Ayaz tutuklanmış! Yelis hanımı soğuk betonlarda yalnız mı bırakacağız?
Bu yanlıştan dönülmeli, Yelis Ayaz derhal serbest bırakılmalı!
@anonimuhabir Madem zengin olmak acı çekmeyi engellemiyor (ki katılıyorum) , o zaman bu fazla yükten kurtul.Depremde kendi yapmadığı bir hata yüzünden çadırda yaşayanlar, bir evi bile olmayanlar var. Sabancı Holding'in bazı ülkelerden bile fazla parası var.
🚨İMAM “ŞEYTANA UYMUŞ!”
Diyarbakır Kulp’a bağlı Koçkar Köyünün imamı Mehmet Latif Yeprem, 17 yaşındaki bir kız çocuğuna nitelikli cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.
— İmam Yeprem, Jandarma sorgusunda “Olayla ilgim yok” diye ifade verdi!
— Daha sonra dosyaya ses kayıtları ve görüntüler girdi. Ne oldu biliyor musunuz?
— Olayla ilgim yok diyen imam, savcılık sorgusunda “ŞEYTANA UYDUM” dedi ve dosyanın kapatılmasını istedi.
Ve bu imam adli kontrol şartıyla SERBEST bırakıldı! (Halk TV)
İmam bölgede ŞEYH olarak görülüyormuş. Bu imam 1 saniye bile beklenmeden TUTUKLANMALI!
Kızıma çarpıyor havada taklalar attırıyor yerde 34 metre sürükleniyor kızım ve atk dan gelen sonuç tam kusurlu yağmur pehlivanlı tam suçludur .çünkü çarpan eski dönem mhp belediye başkanının kızı avukat F.nevra vidinlioğlu
Yarın Hatay'da üzerine 5 litre benzin dökülerek diri diri yakılan 19 yaşındaki İbrahim Yaşar'ın adalet mücadelesi var.
Babasını yalnız bırakmayalım
#OrtakDavamızAdalet
Özdemir İnce: Bir yerde Fransızca öğretmeniyim, Ülker de İngilizce öğretmeni. Vali sizi çağırıyor dediler gittim. Sohbet ettik sonra dedi ki 'Özdemir bey eşinize söyleyin de bütünleme sınavında bizim kız ve Adalet Partisi Başkanının kızını geçirsin' dedi.
Ülker hanım benim eşim, ancak evde eşim. Öğretmen olarak meslektaşımdır. Ben meslektaşıma falanca öğrenci için karar vermesini söyleyemem dedim.
Vali de dedi ki 'Siz geçen gün radyoda konuşurken Nazım Hikmet'i övdünüz, buna göz yumduk.' İşi karıştırmayın, Nazım Hikmet'i öven şair Özdemir İnce'dir. Şuan sizin karşınızda öğretmen Özdemir İnce var, şair Özdemir İnce sizinle aynı masaya bile oturmaz dedim.
Geçtiğimiz günlerde yapılan bir yayında üç kişinin olduğu ve bu üç kişinin canlı yayında son yaşanan olaylarla ilgili ileri geri konuştuğu ve hak ettiler ki öldüler öğretmenlere ve çocuklara hakaret ederekten ben de olsaydım aynısını yapardım diyerekten Söylentiler de bulundular özelden alınan tepkiler sonucunda küçük kız kardeşlerimize canlı konum istenerekten canlarıyla tehdit edildi bununla ilgili ekran görüntüleri mevcut olup bu şahıslar hakkında gerekli işlemlerin yapılmadığı sürece de hala şiddetin veya katilin olma olasılığını günümüzdeki yaşanan olayların tekrarlanabileceğini gösteriyor ve biz de bunu dur demek için gerekli mercilere ulaşarak da şahıslar hakkında gereken soruşturmanın açılmasını istiyorum
SİSTEM:
*Dersini düzgün işleyeni değil etkinlik peşinde koşanı,
*Kuralları uymaları için uyaranı değil görmezden geleni,
*Öğrencileri için fedakarlık yapanı değil dosya-evrak depolayanı,
*Öğretmen beyanını değil veli-öğrenci ifadesini,
*İşini yapanı değil bol bol fotoğraf çektireni,
*Kendi öğretmenini değil dışardan protokol yaptıklarının elemanlarını,
*Yanlış gördüğünü eleştireni değil yalakalık yapanı,
*Liyakati değil referansı ödüllendirirse…
Sistemin çıktısı da sıkıntılı olacaktır.
Okulda çok sorunlu ve evde de dijital platformlarda chatli şiddet içeren oyunlar oynayan öğrenci velisini rehber öğretmenle beraber birçok çalışma yaptıktan sonra geçen sene okula davet etmiş çocuk hakkında endişelerimizi dile getirmiştik. ++
Bu çocuklardan utanın utanın yaptığı eleştiriyi dikkate alın
Ha tabi yarın çocuğu savcı çağırmazsa Genelde bu ülkede eleştiri yapanlar alınır suç makineleri serbest kalır
Sandığınız kadar cahil bir toplum yaratamadınız
Onur, şeref çok güzel bir mevki, koltukların en değerlisi
SON DAKİKA | Videoyu izleyince sinirden elim ayağım titredi! Şu hadsize, şu utanmaza bakın!
Hem ters yöne girmiş, hem trafiği kilitliyor, hem de nüfuzunu kötüye kullanıyor! “AKŞAM VATAN EMNİYETTESİN” diyerek gözaltına aldıracağını açık açık söylüyor! Hayırdır sen kimsin? Burası senin babanın çiftliği mi? Bu AHLAKSIZ MEMUR bugün görevden alınacak! Sen görevden alınana kadar paylaşacağım! Hadi bakalım ey mi yaman bey mi yaman!
Alın size AKP’nin liyakatsiz, torpille girmiş memurlarına en güzel örnek!
🚨KÜBA’DA İNSANLIK DRAMI YAŞANIYOR!
Epstein zanlısı Trump, Küba’da bebekleri ve çocukları ölüme sürüklüyor! Küba halkı “SESİMİZİ DUYURUN” diyor:
“— Tam bir dehşet var. Trump yönetiminin Küba'ya uyguladığı yakıt ablukası sebebiyle bebek ölüm oranlarında artış var!
— Hayat kurtaran cihazlar kapandığı için doktorlar kelimenin tam anlamıyla karanlıkta kör gibi ameliyat yapıyorlar!
— Cihazların bataryaları bittiği için dönüşümlü kullanıyorlar, bebekler ölüyor!”
Bu, insanlığa karşı işlenmiş kasıtlı bir suçtur. SUSMA!
Günlerdir takip ettiğim ancak soruşturmanın selameti için sessiz kaldığım SKANDAL bugün gün yüzüne çıktı.
Kimse helal olsun demesin. Konu arefe gününden bugüne gündemde. Çürütmek istediler ve bugün kokusu ortaya çıktı.
Durum şöyle:
Gaziantep’te arife günü 18 yaşından küçük bir kız çocuğunun babası adliyeye geliyor ve bir katibi işaret ederek bu adam benim çocuğumu uyuşturucuya alıştırdı diyor. Babanın taciz ve hatta tecavüz iddiası da var. Katip gözaltına alınıyor sonra tutuklanıyor. Tutuklanınca hırslanıyor ve bildiğim her şeyi anlatacağım diyor.
“Ben tek başıma değildim. Başsavcıya bağlı müdürler ve bazı katipler (yaklaşık 25 kişi) ara ara adliyenin konferans salonunda ve muhtelif yerlerinde uyuşturucu kullandık ve cinsel suçların konusu edilecek fiiller yapıldı.” diyor.
Bunun üzerine soruşturma genişletilerek bazı katipler ve başsavcıya yakın müdürlerle ilgili açığa almalar oluyor. Bu isimler T., A, ve İ. Başsavcı önce olayın duyulmaması için çaba sarf ediyor. Dosyayı da Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ı aklayan savcıya teslim ediyor. Duyulmaması en büyük çaba iken bu gayretleri ancak bugüne kadar sonuç veriyor.
Diğer yandan, bu soruşturma kapsamında AG isimli Sulh ceza hakiminin ve katibi M.’ın usulsüz tahliye, yakalama kararları almak üzere organize suça karıştıkları ortaya çıkıyor. Katip M da tutuklanıyor.
Olayla ilgili. İki kişi ise firari. Firari olanlar üstümüze gelir gelirseniz biz de bildiklerimizi anlatırız iş daha yukarılara gider diyor.
Takipçisi olacağız.