@tele1comtr Ölen adam ve kadın kesinlikle çok agresif, ancak o durumda yumruk atıp adam gibi kavga etselerdi.Ayrıca çocuk bile isteye 3 kere bıçaklıyor. Bu davada bence, bıçaklayan kesinlikle ceza alır. Diğerlerine de denetimli serbestlik cezası verirler. Çok üzücü😢öfke kontrolu çok önemli.
#Akpartiye oy vermek günah tabi
*Son bir yılda;*
-Ayçiçek yağı %57
-Mısırözü yağı %51
-Margarin %50
-Tavuk eti %46
-Yumurta %44
-Balık %40
-Zeytinyağı %38
-Bal %31
-Domates %27
-Süt %25
-Ekmek %22.5
-Mercimek %22
-Dana eti %21
-Pirinç %20
*zamlandı*
TÜİK
🕳️🫤 Düşünün! Birisi size hiç sormadan hesabınızdan para çekiyor../Ya da hesabınızda olması gerekeni size hiç vermiyor.. FARKI NE?🥴
https://t.co/DJdeyy3pUT
🤑🕍🕌🕋��️📿✝️ haklı, her şey Allah'tan 😌🙏
Diyanet'ten hayat pahalılığına karşı fetva: ‘Fiyatları tayin eden Allah’tır’ Cumhuriyet @cumhuriyetgzt https://t.co/8LI8a0pGjq
ÇEDES protokolü hukuksuzdur: Çünkü Anayasa ile de Milli Eğitim Temel Kanunu ile de çelişmektedir. Anayasa’nın 42.Maddesi “Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz” derken, ÇEDES hem bir kanunla belirlenen bir uygulama olmadığı için hem de laik ve bilimsel eğitimle tezat olduğu için bu kesin hükümle çelişmektedir. Yine Anayasanın 128. Maddesi’ndeki “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” hükmü, bir alandaki kamu hizmetinin o alandaki kamu idaresi ve memurlarınca görülebileceğinin altını çizmektedir. Yani bu maddeye göre eğitim işi, ÇEDES’te yapıldığı üzere o işin uzmanı olan öğretmenlerden alınıp imamlara verilemez. Ayrıca Milli Eğitim Temel Kanunu “Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur” derken, Bakanlık ÇEDES ve benzeri protokollerle bu görev alanını devrederek, vakıfları kendi sorumluluk alanına dahil ederek kendi kanunu ile çelişmektedir. Ayrıca protokolün işleyişi de yeni hukuksuzluklara zemin hazırlayacak türdendir. Örneğin öğrencilerin ders sırasında sınıftan çıkarılması ya da almak zorunda oldukları bir ders yerine ders saatinde bu “eğitime” maruz kalmaları, Anayasal güvence altındaki eğitim haklarının gaspları anlamı taşıyacaktır. #uyarıyoruz