İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi sözcüsü ,
Çevre İmar Huk. Kom. önceki Başkanı,
TBB. Delegesi
İstanbul Çağlayan Adliyesi Bölge Temsilcisi
70 MİLYAR LİRALIK PET SEKTÖRÜ! HAYVANLAR ÖLDÜRÜLÜRKEN SİZ NEDEN SUSUYORSUNUZ?
Türkiye'de pet sektörü 70 milyar liralık büyüklüğe ulaştı. Mama üreticileri, ithalatçılar, distribütörler, veteriner ilaç firmaları, pet shop zincirleri ve e-ticaret şirketleri…
Hayvanlar sayesinde büyüyen, kazanan, binlerce insana istihdam sağlayan dev bir sektör.
Peki hayvanların yaşam hakkı tehdit altındayken bu sektörün sesi neden duyulmuyor?
Reklam kampanyalarında hayvan sevgisinden söz eden markalar, bugün neden aynı cesaretle konuşmuyor?
Hayvan sevgisi yalnızca ürün satarken mi hatırlanıyor?
Elbette sesini yükselten firmalar ve sektör çalışanları var. Ama bu büyüklükte bir sektörün çok daha güçlü, ortak ve görünür bir tavır alması gerekmez mi?
Buradan bütün pet sektörü temsilcilerine açıkça sesleniyorum:
Hayvanların yaşam hakkı konusunda nerede durduğunuzu kamuoyuna açıklayın.
Çünkü hayvanların yaşamından ekonomik değer üretenlerin, onların yaşam hakkına karşı da sorumluluğu vardır.
Kedi ve köpeklerin yaşamından kazanç sağlayanların, onların ölümüne sessiz kalması en büyük haksızlık değil mi?
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Tuzla Postane mahallesini fareler basmış mahalleli endişeliymiş !
Kediler , köpekler yok edilirken susmasaydınız !
Gidip İçişleri bakanına belediye başkanına hesap sorun !
Her can yaşamı hak eder farlerle yaşamayı da öğreneceksiniz !!!
@siyahsancakx Yanına mama, su koyun.kendini güvende hissedince çıkar. Şimdi banyodan çıkarsa sokağa atılırım korkusu ile oradan çıkmıyor. Merak etmeyin. zorlamayın..
Hayvanlarla uğraşan, onların bir kap suyuna, bir avuç mamasına bile takılanların olduğu bir ülkede bolluk, bereket, nimet, rahmet olur mu?
Hiç olur mu? 🤷♂️💔
Merhametin bittiği yerde bereket de biter… 🐾✨
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil#BeslemeYasaklanamaz#MerhametKazanacak
💥💥💥 ÇOK ÖNEMLİ
Şimdi katliamcı VANDALLAR düşünsün!
🔂PAYLAŞ DUYMAYAN GÖRMEYEN KALMASIN!
🇪🇺 Avrupa Birliği (AB), 19 Haziran 2025’te kabul ettiği yeni Köpek ve Kedi Refahı Yönetmeliği ile
➡️ Barınaklarda sağlıklı hayvan öldürmeyi tamamen yasakladı.
📜 AB Kararının Temel Maddeleri
📘 Madde 13(2a)
“Barınaklarda köpek/kedi nüfus yönetimi amacıyla öldürülemez.”
(“The euthanasia of a dog or a cat in animal shelters as a population management solution is prohibited.”)
📘 Madde 13
“Ötenazi yalnızca ileri derecede acı çeken ve iyileşmesi mümkün olmayan hayvanlarda, yalnızca veteriner tarafından yapılabilir.”
📘 Madde 13a
“Artık damızlık olarak kullanılmayan köpek ve kediler öldürülemez; sahiplenme veya uygun barınma sağlanmalıdır.”
🚨 Türkiye’de Aslında Ne Var?
Türkiye, 2004 yılında Avrupa Konseyi’nin
“Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi”ne taraf oldu.
Bu sözleşme:
🟢 Yaşatma yükümlülüğü,
🟢 Kısırlaştırmayı teşvik,
🟢 Kimliklendirme (çip),
🟢 Ötenazinin (iğneyle öldürme) yalnızca tıbbi zorunluluk hâllerinde, yalnızca veteriner tarafından yapılabileceğini düzenler.
➡️ TÜRKİYE’DE SAĞLIKLI BİR HAYVANI ÖLDÜRMEK
ULUSLARARASI HUKUKA AÇIKÇA AYKIRIDIR.
❗ Ama Ne Oldu?
Bu sözleşme yıllarca bilerek çarpıtıldı.
“Zorunlu, tıbbi ve istisnai ötenazi” maddesi manipüle edilerek:
❌ Devletin “öldürme” yetkisi varmış gibi sunuldu.
❌ Yasada olmayan “toplu öldürme”, “uyutma” gibi uygulamalar meşruymuş gibi gösterildi.
❌ Provokatör dernekler ve trol hesaplar ile,
“öldürün”,
“itlaf”,
“yerinde itlaf”
gibi insanlık dışı çağrılarla kamuoyu yanıltıldı.
Sonuç:
➡️ 🌍 Dünyada hiçbir medeni ülkede görülmeyen bir vahşet meşrulaştırılmaya çalışıldı.
➡️ ❗ Bu manipülasyonlarla yüzbinlerce köpek ve kedi öldürüldü.
Hâlbuki:
📌 Ne Türkiye’deki yasalarda,
📌 Ne de taraf olduğumuz Avrupa Sözleşmesi’nde
👉 Toplu öldürme, katliam, sağlıklı hayvan öldürme gibi bir hüküm ASLA YOK.
⸻
⚖️ Hukuken Durum Çok Net:
📌 Sağlıklı hayvan öldürülmesini isteyen, savunan, teşvik eden,
📌 “toplu itlaf” veya “yerinde itlaf” çağrısı yapan herkes:
➡️ TCK 214 – Suç işlemeye tahrik
➡️ TCK 215 – Suçu ve suçluyu övme
➡️ TCK 216 – Halkı kin/düşmanlığa tahrik
➡️ TCK 217 – Kanuna uymamaya tahrik
➡️ TCK 213 – Korku ve panik yaratmak
➡️ TCK 81 – Kasten öldürme ilişkili hazırlık
➡️ TCK 151/2 – Mala zarar verme (hayvanı “mal” sayan eski hüküm)
➡️ TCK 257 – Görevi kötüye kullanmaya azmettirme
Bu çağrılar:
• Kanunsuzluğa teşvik,
• Suça azmettirme,
• Kamu görevlisini suça yönlendirme,
• Toplumsal nefret yayma
kapsamındadır ve YARGILANMALARI GEREKİR.
⸻
🌍🇪🇺 AB’de Sokak Köpeği Nüfusu Yüksek Olan Ülkeler
(Trollerin BİLEREK SAKLADIĞI gerçekler!)
Bu ülkeler öldürmez, kısırlaştırır – çipler – sahiplendirir.➡️ Ve bu yeni yasa artık sağlıklı hayvan öldürmeyi AB genelinde açıkça yasaklıyor.
🐕🇷🇴 Romanya: 1.8M – 2.5M
🐕🇬🇷 Yunanistan: 700K – 1.2M
🐕🇧🇬 Bulgaristan: 200K – 300K
🐕🇮🇹 İtalya: 70K – 100K
🐕🇪🇸 İspanya: 100K – 200K
🐕🇫🇷 Fransa: 50K – 200K
🌍 AB Bölgesinde Sokakta Yaşayan Toplam Tahmini Hayvan Sayısı
🐕 Köpek: 3.2M – 4.2M
🐈 Kedi: 8M – 12M
➡️ Yani “AB hayvan öldürdüğü için sokakta hayvan yok” iddiası TAMAMEN YALANDIR.
Gerçek:
AB ÖLDÜRMÜYOR.
AB KISIRLAŞTIRIYOR.
📌 AB Resmî Kaynak (19 Haziran 2025)
https://t.co/GjIXIbPWJ7
https://t.co/cHc3PIJhDQ
🇺🇸 TROLLER İÇİN ABD’DEKİ DURUM
ABD’de hayvan refahı eyaletlere göre değişir, ama genel tablo şudur:
ABD’de nüfus yönetimi için sağlıklı hayvanlarda ötenazi uygulanmaz.
Ötenazi sadece tıbbi zorunluluk durumlarında yapılır.
Ötenazi yalnızca:
Hayvan acı çekiyorsa,
İyileşmesi mümkün değilse,
Bu durum veteriner tarafından tıbben onaylanmışsa,
yapılabilir.
Birçok büyük şehir ve eyalet tamamen “no-kill shelter” sistemine geçmiştir:
➡️Los Angeles
➡️New York City
➡️Austin
➡️Portland
➡️Denver
➡️San Francisco
ABD’de barınak ölümleri son 10 yılda %90 azalmıştır.
2024 itibarıyla barınaklardaki ölüm oranı %10’un altındadır ve bu kalan ölümlerin tamamına yakını tıbben zorunlu ötenazidir.
ABD'de Nüfus yönetimi:
➡️ Kısırlaştırma
➡️ Çip ve kayıt sistemi
➡️ Sahiplendirme
➡️ Transfer programları
ile yapılır.
Sağlıklı hayvan öldürme bir politika olarak kullanılmaz.
🇬🇧 İNGİLTERE’DE GERÇEK DURUM
İngiltere’de sağlıklı hayvan öldürmek yasal bir nüfus kontrol yöntemi değildir.
Pratikte ve kurum politikalarında sağlıklı hayvan ötenazisi uygulanmaz.
Ötenazi, sadece ve sadece:
Hayvanın ileri derecede acı çektiği,
Tedaviyle iyileşmesinin mümkün olmadığı,
Bu durumun veteriner hekim tarafından tıbben zorunlu görüldüğü hallerde uygulanabilir.
İngiltere’nin tüm büyük hayvan koruma kurumları - RSPCA, Dogs Trust, Battersea -
“sağlıklı hayvan öldürmeme” (no-kill) politikasına sahiptir.
Yerel yönetimler sokakta hayvan bulduğunda:
➡️ Öldürme seçeneği kullanılmaz
➡️ Önce sahipli olup olmadığı araştırılır
➡️ Sonra sahiplendirme–rehabilitasyon sürecine alınır.
Yani İngiltere’de ötenazi, nüfus yönetimi aracı olarak yasak; yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında uygulanır.
✔ ÖZETLE:
Hiçbir modern ülkede sağlıklı hayvan öldürme nüfus kontrol yöntemi değildir.
Ötenazi yalnızca tıbben zorunlu durumlarda veteriner kararıyla uygulanır.
Nüfus yönetimi kısırlaştırma, çip ve sahiplendirme ile yapılır.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#BeslemeYasaklanamaz
#MerhametKazanacak
@istbarosu@istbarohhaklari@ankarabarosu@izmirbarosu@IzmirBarosuHHK@barolar@haydarozkan06@Hayfed_Official@haysevder@HAYKON_Official@TRhayvanhaklari@THKDernegi@herkesicinCHP@tipgenelmerkez@Akparti@iyiparti@MHP_Bilgi@serakadigil @nimetozdemir34 @nevsinmengu@RuhatMengi2@cemseymen@bengibaser@Elifhevav@cakir_rusen@timursoykan@muratagirel@degirmencirfan@BelovacSerap@gulbenergen@OzlemGurses
TÜRKİYE HAYVANLARI KORUMA VAKFI
İstanbul Valiliği’nin Sokak Hayvanlarının Beslenmesine Dair Yazısı Hakkında
İstanbul Valiliği tarafından kamu kurumlarına gönderilen ve “sokak hayvanlarının beslenmesinin yasaklandığı” tartışmalarını gündeme getiren yazısı kamuoyunda kaygı yaratmıştır.
Söz konusu yazının hukuki niteliği, bağlayıcılığı ve uygulanabilirliği hususlarına dair aşağıdaki açıklamanın kamuoyuyla paylaşılmasında fayda görüyoruz.
🔸 Söz konusu belge; ilçe belediyeleri, kamu kurumları ve bağlı idarelere gönderilmiş bir iç talimat / idari yazı niteliğindedir.
Vatandaşları doğrudan bağlayan bir düzenleme, yönetmelik veya kanun gücünde değildir.
🔸 Bu tür yazılar, yalnızca kurumların kendi iç işleyişini bağlar; bireylerin hak ve özgürlüklerini kısıtlayacak bir yasak koyma yetkisine sahip değildir.
Sokak hayvanlarını beslemek suç veya kabahat değildir
Türkiye’de yürürlükte bulunan hiçbir kanunda “sahipsiz hayvanı besleme” suçu, “sokak hayvanı besleme kabahati” ya da buna bağlanan bir idari para cezası yoktur.
Anayasa’nın 38. maddesi ve Kabahatler Kanunu’nun 4. maddesi gereğince:
Bir fiilin yasaklanabilmesi veya ceza verilebilmesi için mutlaka kanunda açık düzenleme olması gerekir.
Kanunda olmayan bir yasak, bir valilik yazısı ile yaratılamaz.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu beslemeyi yasaklamaz; tam tersine destekler
5199 sayılı Kanun ve ilgili Uygulama Yönetmeliği;
✅ Belediyelere sahipsiz hayvanların beslenmesi, bakımının sağlanması,
✅ Gönüllülerle iş birliği yapılması,
✅ Lokanta ve işyerlerinden çıkan uygun artıkların toplanarak hayvanların beslenmesinde kullanılması yükümlülüklerini açıkça belirtmektedir.
Yani Türkiye’deki mevcut mevzuat, sahipsiz hayvanların beslenmesini engelleyen değil, belediye–gönüllü iş birliği ile düzenli beslemeyi teşvik eden bir yapıya sahiptir.
“Kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi” ifadesi vatandaş için bağlayıcı değildir.
Valilik yazısındaki bu ifade:
❌ Tanımı yapılmamış,
❌ Sınırları çizilmemiş,
❌ Nerede, nasıl, kim tarafından uygulanacağı belirtilmemiş muğlak bir ifadedir.
Bu nedenle vatandaş açısından:
Besleme yasağı, yaptırım tehdidi, ceza uygulanması gibi sonuçlar doğurması hukuken mümkün değildir.
Valilik, kanunda olmayan bir yasağı genelge ile yaratamaz.
Besleme yapan vatandaşa ceza yazılması hukuken mümkün değildir.
Aç bıraktırma ve beslemeyi engelleme, bizzat kanuna aykırıdır.
Hiçbir vatandaş, sokaktaki hayvanı beslediği için ceza, soruşturmaya konu edilme veya kolluk müdahalesi ile karşı karşıya bırakılamaz.
Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı olarak; sahipsiz hayvanların beslenmesini, yaşam hakkını savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Gelişmeleri yakından takip etmekteyiz.
Doğabilecek her türlü hukuka aykırı işleme karşı gerekli tüm başvuru yollarını kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Erman Paçalı
Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı Başkanı
#SokakHayvanlarınıBesliyoruz #HayvanHakları #5199SayılıKanun
Sayın İstanbul Valisi Davut Gül,
İstanbul'un Kedileri sizin düşündüğünüzün çok daha ötesinde bir yere sahiptir. Onlar şehrin süsü değil, muhafızıdır, “koruma hattıdır.” Geçmişte veba salgınında İstanbul’u ayakta tutan, Avrupa’nın vebadan kırıldığı dönemde bu kenti koruyan güç onlardı. Bugün de aynı görevi sürdürüyorlar; sadece fare istilalarına karşı değil, bu şehrin kültürünü, ruhunu, insanlığını ve merhamet mirasını koruyarak.
Kediler İstanbul için sadece evcil bir hayvan değil; bir kimliktir. Sanatın ilhamı, sokağın hafızası, turizmin elçisidir. Bu şehrin dünyaya açılan en sıcak kapısıdır. Bir kentin ruhu bazen bir taş yapıda değil, bir kedinin bir esnafın kapısına, bir mağazanın vitrininde yaşar. Bunu İstanbul kadar hiçbir şehir anlatamaz.
“Kediler mama yiyor, fare yakalamıyor” diye özetleyerek değerlendirmek ise bu tarihsel gerçeği yok saymaktır. Dünyada kedilerini sokaktan uzaklaştırmış bütün büyük şehirlerin nasıl fare istilasına gömüldüğü ortada. Bugün New York, Paris, Londra, farelerle savaşmak için milyarlarca dolar harcıyor. Çünkü kedi yoksa, denge de yoktur.
İstanbul’da bu dengeyi asırlardır koruyan kahraman, kedilerdir. Onları tek boyutlu bir “av mekanizması” olarak görmek hem bilimle hem şehrin kültürel mirasıyla uyuşmuyor.
Ve Sayın Vali…
Unutulmaması gereken bir şey daha var:
Bu şehirde kedilere tutkuyla bağlı milyonlarca insan yaşıyor. Sözünü ettiğiniz kedileri bakıp besleyen “Kediciler” var ya…
İşte onlar İstanbul’un vicdanıdır.
Bu açıklamalar, o vicdanı kırdı. Bu şehirde kedilerin hafife alınması, halkın hafife alınmasıdır. İstanbul’un hafızasına dokunan her sözün çok geniş bir toplumsal karşılığı olur; bunu görmezden gelmek büyük bir hatadır.
Kediler İstanbul’un ta kendisidir.
Onlara sahip çıkmak, bu şehrin tarihine, kültürüne, merhametine ve geleceğine sahip çıkmaktır. Ve çok iyi biliniz ki İstabul’un kedileri sahipsiz değildir...
Saygılarımla
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim