bana nar alırsan akşama ayıklanmış nar yersin cümlesini çok seviyorum, sen bana nar alacak kadar beni düşünürsen ben bu düşüncenin devamında seni daha çok düşünür ve senin benim için aldığın narı senin için ayıklarım demek nereden baksak çok güzel
bir şeyi şiddetle istemeyi bırakmak ne ferahlatıcı bir duygu. evet istiyordum ama geçti. yani hala olsun isterim, vazgeçmedim aslında ama olmamasına üzülmüyorum. onsuz yaşadım, dünyanın sonu değil. buruk ama böyle de iyiyim, gibi. terketmeyi terketmek. büyümek.
‘güzel olan her şeyi güzel bir vakte saklayacağım, derdim bir zamanlar. ne var ki hayatta güzel vakitler pek azmış. artık güzel bir mısra görsem,bir müzik dinlesem en zarifinden,kalbime dokunan söz duysam ya da samimi insanlarla karşılaşsam, onları bırakmıyorum. çünkü vakit dar.’
alıştın mı sen de?
göğsünde açılan oyuğa. kafanın içindeki hiç susmayan sese. sanmak hissine ve tüm yanılgılarına. yenilgilerine. devrilmelere. dökülmelere ve kalbini jilet gibi kesen tüm şiirlere
okuduğum bir romanda diyordu ki hayatı güçleştiren şeylerden hoşlanacak yaşta değilim. ben o yaşa gelmişim. sevdiğim yanımda olsun, birlikte ağaçlar dikelim ve o kadar güzel kitaplar okuyalım ki sevdiğimiz cümleleri hayatımız boyunca hatırlayalım.