Erirken parmaklarımızdan süzülen o renkli meybuzlar gibiydi çocukluğumuz; tatlı, telaşsız ve upuzun yaz akşamlarına sığan kocaman bir mutluluktan ibaret.
Sen benim bu dünyadaki en güzel başlangıcımdın; senin bana verdiğin bu hayat, sensiz geçen her günümde senden kalan en değerli emanetim olacak. Doğum günümüz kutlu olsun iki gözümün çiçeği, annem nurlar içinde uyu.
Allahümme Ecirna minennâr
Ve edhilnel Cennete meâl ebrâr”
(Allah’ım bizi cehennem ateşinden koru senin sevdiklerinle birlikte bizi cennete dahil eyle ( amin )
Anne babamın yokluğunu gördüm. Bir evin nasıl sessizleştiğini gördüm. Eksik kalan sofraları, bayram sabahlarını gördüm; vedayı gördüm,sabretmeyi gördüm; meğer hayat, en sevdiklerinin gidişiyle başlayan ve insanın kendi içine doğru yürüdüğü upuzun bir gurbet hikayesiymiş.