Bir dönem Türk milliyetçiliğinin kalelerinden biri sayılan Erzurum’da, Selçuklu Kartalı logosu ile Erzurumspor şampiyon olup Süper Lig’e yükseldi.
Siyasetçiler hep bir ağızdan Amedspor’u kutlayıp sözde taraftarlarına övgüler dizerken, Süper Lig’e yükselen @erzurumspor’umuzu bir kez daha tebrik ediyor, Dadaşlara başarılar diliyoruz.
ŞAMPİYON ERZURUMSPOR!
Ermeniler, 24 Nisan günü anma sırasında Erivan’da şanlı Türk bayrağımızı yaktı.
Bugün, Türkiye Cumhuriyeti PKK terör örgütünün yanında Ermeni terörüyle uğraşmıyorsa bunu 24 Nisan’a borçluyuz!
Selam olsun şanlı mazimize!
Selam olsun Enver’e, Talat’a, Cemal’e!
Ayla öğretmen çocuklar buraya kadar gelmiş, kırılmasınlar bir bakayım diye girmiş o gün sınıfa. Normalde greve destek veriyormuş. Sınıfa girdikten sonra saldırı başlayınca korkup birbirine sarılan 4 öğrencinin üstüne kapanmış da şehit olmuş. Feminizm adını kullanıp aslında kürdofaşistlik felsefesini benimseyen hiçbir "kadın" hareketi onu anmadı. Unutmayacağız.
Çocuklar, bir hafta sonra 23 Nisan’ı kutlayacakları okulun camlarından canlarını kurtarmak için atladılar; dans edecekleri bahçede ise ceset torbaları var.
Okul ve ölümün aynı cümlede ne işi var; okul kapılarında ceset torbalarının, sınıflarda silahların ne işi var?
Hastaneye gidiyorsun bebekler çalınıyor, teröristler hemşire doktor olarak görev alıyor. Sokağa çıkıyorsun rastgele biri gelip sana bıçak saplayabiliyor ya da taciz edebiliyor. Okula gidiyorsun biri gelip öğretmen bıçaklayabiliyor, silahla ateş açabiliyor. Eve giriyorsun eşin tarafından öldürülebiliyorsun. Tatile gidiyorsun bir yangında otelde ölebiliyorsun. Adaletin karşısına çıkıyorsun sandalyenin boş olduğunu görüyorsun. Biz bu ülkede her nefesi ölmek için mi alıyoruz? Sahiden de ölürüm Türkiyem mi?
Bu toprakların hafızasını, nezaketini ve ilmini şahsında toplayan dev bir çınarı, bir ustayı, Türkiye’nin önemli bir değerini kaybettik.
Sadece bir tarihçi değil; bize merak etmeyi, öğrenmenin asaletini ve bu ülkeyi sevmenin sorumluluğunu öğreten bir rehberdi.
Zamanı durduran o eşsiz üslup, şimdi sonsuz bir sessizliğe bürünse de mürekkebin kokusunda ve hafızamızın her köşesinde yaşamaya devam edecek.
Kütüphaneler dolusu bilgi, yerini derin bir sessizliğe bıraktı.
Ruhu şad, bıraktığı o devasa miras hepimize rehber olsun. 🕊️
Sene 2002 başları. Epeyce bir hamileyim, eşim yine görevde. O zamanki amirim, var olsun, çok severim; eşim görevde diye çok koruyup kollardı beni. KTB'nın muazzam bir etkinliğine davet etti beni. Rahmetli eşi ve ben üçümüz gittik. Gecenin sonunda "gel bak kiminle tanıştıracağım seni" dedi. Bir baktım karşımda (mecazen) kalemi kıran Hakim bey.
Dedim ki "Öyle heyecanla bekledik ki kararınızı, kilitlendik günlerce ekrana. Biz terörle mücadele edenlerin eşleri, sevinç çığlıkları attık siz hükmü verdiğinizde".
Bu "umut hakkı" mevzuunu her duyduğumda aklıma o gün geliyor.
Mesela o duruşmada Yıldız hemşire vardı. Yıldız hemşirenin Zara'da yol kesen pkklıların şehit ettiği eşini dünya gözüyle bir kez daha görme umudunu verebilecek misiniz?
Pakize ana vardı yine o salonda. Başkale'de terörist pkklılar ile girdiği çatışmada şehit düşen Namık'ı rüyalarından başka bir yerde görme umudu olacak mı Pakize annenin?
Hatırlarsınız, protezini çıkaran bir gazi vardı duruşmalarda. O mesela iki ayağının üzerinde durma umudunu bulacak mı bir gün?
Babasıyla ancak 20 yaşından sonra normal baba kız hayatı yaşayabilen kızımın her akşam "anne, bir bakmışız babam gelmiş eve" cümlesinde yitirdiği çocukluğuna geri dönebilme umudu olacak mı mesela?
Haftalarca sesini duymadığı babasını çok özlediği için, annesiyle numara çevirerek babası diye eşimle konuşturduğumuz Batuhan,
"Emel teyze babam her aklıma geldiğinde karnımda bişeyler acıyor" diyen Eser,
Babasının şehadet haberini aldığında "biz seninle bunun da üstesinden geliriz diyen Naz,
Babasının şehadetiyle tam 10 yıl sonra genç bir hanımefendi olduğunda barışıp, babasının fotoğraflarını ancak 10 yıl sonra çantasına koyabilen Ceren,
Büyüdükçe babalarının prototipi haline gelen Bade ve Kahraman,
Aylarca göremediği eşi al bayrağa sarılı geldiğinde "2 güncük izni bile bize çok gördüler" diyen Nalan,
"Abim bizi görüyordur değil mi" diye dertlenen Nükhet,
Siyah arabalardan inen adamlar kapısının önüne geldiğinde, hamile haliyle kapının arkasına çöküp kanama geçiren İnci,
"Böyle çok sabırlı ve sert duruyorsun ama bir gün patlayacaksın, neden hiç tepki vermiyorsun" diyen Fadile ve Emel'e; "onu o gün geldiğinde düşünürüz. Şimdi ayakta durmamız lazım" diyen ben, Emel...
Siz bize sordunuz mu Allah aşkına, umudunuz var mı diye de, umut hakkı dağıtıyorsunuz vara yoğa?
Yoktur rızam...
Öcalan denilen katile takım elbise giydirip kravat taksanız da, terörist başı yerine pabucumun kurucu önderi deseniz de bunlar Öcalan’ın narko-terörist Bebek katili olduğunun ve diğer suçlarının üstünü örtmeyecek. @zaferpartisi
Son günlerde öldürülen kadın PKK'lı teröristler için ünlüsü, ünsüzü ne kadar bölücü varsa saç Örme yarışına girdiler.
Türk Milleti’nin onur abidesi kadınları şehit edilirken tepki göstermeyen ÜNLÜLER, bugün Türk kadınını şehit edenler için yas tutuyor ve destek veriyor.
Serap, yakıldı. Nurcan, bebeğiyle bombalandı. Neşe, babasının gözü önünde k*tledildi. Hiç mi onurunuz yok?
PKK’nın kadın ist*marına, dağa çıkardıkları gencecik kızlara tec*vüzleri kendi ağızlarıyla kabul eden terör yandaşlarının oyununa gelmeyin. Bu ülkede kadın haklarını savunmak onlara kalmadı.
Kadınlar için saçlarını örüyorlarmış. Bakın şu aşağıdaki kadınları, o savundukları insanlar katletti. Öyle silahlı çatışmada falan değil ha. Hepsi de sivildi, hepsi de masumdu. Ayşenur öğretmeni roketatarla katlettiler. Serap Eser'i otobüste canlı canlı yakarak katlettiler. Aybüke öğretmeni yolda her şeyden habersiz yürürken kaleşnikofla katlettiler. Nurcan Karakaya'yı 11 aylık bebeğiyle, araçlarının altına döşedikleri mayınla katlettiler. Sizin savunduğunuz şey ne insan hakkı ne kadın hakkı. Siz, şerefsizce katliam yapma özgürlüğünü savunuyorsunuz. Siz evlatları anasız babasız, baba anaları evlatsız bırakan canilersiniz. Siz insan değilsiniz, kuzu postuna bürünen aşağılık katil sürüsüsünüz.
ARŞİV | Tarih: 1996 Yer: Kıbrıs🇹🇷
Solomos Solomu adlı Rum, Derinya sınırında çıkan gösterilerde Türk bayrağını indirmek isteyince Türk askeri tarafından vurulmuştu.