@77Skandal54032 @10urblackeagle@ww3mediaa Sizin allahınız kitabınız yok mu lan. İngilizlerin maşası yunanları skip attık ta kurduk bu devleti. Hiç namusun da mı yok senin.
Türkiye’de Kürt sorunu vardır.
Peki, nedir Kürt sorunu?
Pazarda gördüğü çocuğa eli yüzü düzgün diye bilenip canice bıçaklayıp öldürüp ailesini tehdit edip çocuğu mezarında dahi rahat bırakmayandır Kürt sorunu.
İhaleden çekilmeyen eczacıyı ve ailesini kurşunlayıp katliam yapandır Kürt sorunu.
Üniversiteli aynı cinsiyetten oda arkadaşını taciz edip karşılık alamayınca medyaya işkenceci diye linç ettirendir Kürt sorunu.
Kıbrıs’a göçüp üniversiteli kadına toplu tecavüz edip aşiretini tehdit için kullanandır Kürt sorunu.
Hastanede yeni doğan bebeği testislerini sıkarak öldüren bir de bundan para kazanandır Kürt sorunu.
Kendisine yardım eden taksiciyi sırtından defalarca vurarak öldürendir Kürt sorunu.
Yere çöp atma diyen babası yaşındaki adama bıçak çekendir Kürt sorunu.
Börekçide taciz ettiği kadının eşine kuzenleriyle saldırandır Kürt sorunu.
Turizm ve esnaflık üzerinden kaçak-kara para aklarken yanında işe aldığı, kardeşinin kanser masrafını ödeyen genç kızı çiftlik evinde işlenceyle öldürendir Kürt sorunu.
Metroda ayakkabısını çıkarıp ayaklarını havaya dikip tepki görünce dahi mağdue olabilendir Kürt sorunu.
Kaçak kullandığı elektrik kesilmesin diye elektrikçiye saldıran canına kastedendir Kürt sorunu.
Sahillere, turizme, ticarete çöken mafyalardır Kürt sorunu.
Kentlerdeki işsiz güçsüz tas kafa tıraşlı suç makineleridir Kürt sorunu.
Uyuşturucu, kaçakçılık, pezevenklik ve her türlü gayrimeşru iş ile milleti çürüten toplumu yıkan çetelerdir Kürt sorunu.
Akademide, baroda, meslek odasında, medyada kendinden olmayana hayatı dar edendir Kürt sorunu.
Üniversite kampüsünde öğrencilere pusu atandır Kürt sorunu.
Ensesti, töreyi, aile meclisini, türlü aşiret iğrençliklerini gelenek töre diye yaşatıp bununla övünendir Kürt sorunu.
Ağaların şeyhlerin tarikatların en büyük insan kaynağıdır Kürt sorunu.
Öğretmeni, doktoru, mühendisi, askeri öldürüp geri kalmaktan şikayet edendir Kürt sorunu.
Durakta öğrenciyi, otobüste kadını, meydanda aileyi, mesaiden dönen işçiyi, maçtan çıkan taraftarı, kundakta bebeği, 40 bin vatandaşı Kürdistan hayali için patlatarak, yakarak, kurşunlayarak katleden terörün ta kendisi ve sırf bu terörü estirebildiği için iktidar ve muhalefet tarafından el üstünde tutulup her alanda ayrıcalık tanınandır Kürt sorunu.
Kimsenin şüphesi olmasın; hukukunu müdafaa edemeyecek tarihi büyüklerimizin savunmasını tarihçiler ve tarih bilenler yapacaktır. Bu sene Atatürk’ün ölümünün 85. yılını idrak edeceğiz; anısı hâlâ böyle baş tacı edilen bir başkası yoktur. Hayatının hiçbir safhasında zamanın ve zeminin olumsuzluklarına teslim olmayan Atatürk’ü tartışmak kimsenin haddi değildir.
Anadolu’dan asla çıkmayacağımızın belgesi olan 26 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yıldönümünün yaklaştığı şu günlerde başlayan tartışma tarihin hiçbir zaman geride kalmadığının göstergesidir.
Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Bu gerçeği dünyanın önde gelen tarihçileri kabul etmekte ve kitaplarında detaylarına girmektedirler. Sağlığında ve ölümünden sonra tüm dünyaya örnek gösterilen bu tarihi şahsiyet dün olduğu gibi bugün de sahipsiz değildir.
Mesele sadece uluslararası bir şirketin çektiği diziyi yayından çekmesi değil, yakın tarihimizin ülkemizin kurucusu Atatürk’ümüz üzerinden tartışmaya açılmasıdır. Bu konu üyelik iptali veya kanal kapatmayla geçiştirilecek bir olay değildir. Biz ne kadar meseleleri görmezden gelsek de dünyada birtakım çevreler, son zamanlarda özellikle Almanya, yakın tarihimizi tartışmaya açmak istemekte, kendi soykırım utancına ortak aramaktadır. Çabaları nafiledir; nice yabancı tarihçi Osmanlı Arşivi’ne girdikten sonra Türkiye’nin sadık dostları olmuştur.
Türkiye’nin aciliyetli olarak enternasyonal nitelikli bir araştırma grubu, ki buna Ermeni alimleri de dahil, kurması ve çalışmaya başlaması şarttır.
Devletin imkanları Osmanlı’nın kuruluş dönemleri kadar yakın tarihimiz ve kurucumuz Atatürk için de kullanılmalıdır. Bugünlerde sinema dünyasında merakla beklenen Ridley Scott tarafından yönetilen Napoleon filmi gibi kaliteli bir film neden Atatürk için yapılmasın? Bu kaliteyi yakalayacak yönetmenimiz de senaristimiz de oyuncumuz da var. Eğer bu ülkenin kurucusunun hayatını, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okuyuşumuzun hikayesini başkalarına bırakırsak sadece protesto etmekle kalırız. Türkiye hem kahramanlarını koruma hem de tarihini anlatma gücüne sahiptir. Yeter ki nitelikli insan gücümüz kullanılsın ve işi uzmanlarına bırakalım.