⚖️ YENİ ADLİ YIL BAŞLIYOR, YARGI EMEKÇİLERİNİN SORUNLARI DEVAM EDİYOR!
1 Eylül’de yeni adli yıl başlıyor.
Takvim değişiyor, adli yıllar birbirini izliyor; ancak adalet hizmetinin görünmeyen yükünü omuzlayan yargı emekçilerinin yıllardır dile getirdiği sorunlar hâlâ çözüm bekliyor.
Adalet Bakanlığı yalnızca hâkim ve savcılardan oluşmuyor.
Zabıt kâtipleri, mübaşirler, icra çalışanları, yazı işleri ve idari işler personeli, teknisyenler, hizmetliler ve diğer tüm yargı çalışanları…
Adliyelerde her gün binlerce dosyanın, duruşmanın, soruşturmanın, kararın ve icra işleminin arkasında onların emeği var.
Yargı hizmeti bir bütündür ve yargı emekçilerinin emeği olmadan adalet hizmeti yürütülemez.
Buna rağmen ağır iş yükü, personel yetersizliği, düşük ücretler, karşılığı ödenmeyen fazla mesailer, yetersiz özlük hakları ve yıllardır ertelenen talepler yargı emekçilerinin gerçeği olmaya devam ediyor.
Üstelik yargı çalışanları, görevlerini yerine getirirken yapılan şikâyetler nedeniyle soruşturma baskısıyla da karşı karşıya kalabiliyor.
Yeni adli yılda artık vaat değil, somut düzenleme istiyoruz:
📌 Adalet Hizmetleri Sınıfı oluşturulsun.
📌 Adalet Hizmetleri Tazminatı artırılsın ve tüm yargı çalışanlarını kapsasın.
📌 3600 ek gösterge ayrım yapılmadan uygulansın.
📌 Yargı çalışanlarına fiili hizmet süresi zammı verilsin.
📌 Yargı ödeneği tüm yargı çalışanlarını kapsasın.
📌 Fazla mesai ve nöbet ücretleri günün koşullarına göre artırılsın ve eksiksiz ödensin.
📌 Kaldırılan havuz paraları yeniden ödensin.
📌 Görevde yükselme sınavlarında sözlü sınav kaldırılsın; liyakat esas alınsın.
📌 Personel eksikliği giderilsin, artan iş yüküne uygun istihdam sağlansın.
📌 Yargı çalışanları için soruşturma izni güvencesi sağlansın; görevleri nedeniyle yapılan şikâyetlerde doğrudan soruşturma baskısıyla karşı karşıya bırakılmalarının önüne geçilsin.
📌 Yargı çalışanlarının karar ve çalışma süreçlerinde sendikal temsili güçlendirilsin.
📌 Adliyelerde çalışanların çocukları için nitelikli ve erişilebilir kreşler açılsın.
Adalet dağıtan kurumlarda çalışanların kendi çalışma hayatlarında adalet aramak zorunda bırakılmasını kabul etmiyoruz.
Yargı emekçileri yalnızca hatırlanmak, görülmek ya da duyulmak değil; haklarının teslim edilmesini istiyor.
Her adli yılın başında adaletin öneminden söz edilirken, adalet hizmetini omuzlayan binlerce emekçinin sorunlarının yıllardır ertelenmesi kabul edilemez.
Emeğimizin yok sayılmasına, haklarımızın ötelenmesine, sorunlarımızın görmezden gelinmesine sessiz kalmayacağız.
Çünkü;
Adalet, önce onu üreten emeğe adil davranmakla başlar.
Yeni adli yıl, yargı emekçilerinin sorunlarının bir kez daha konuşulup unutulduğu değil, çözüldüğü bir yıl olsun.
Haklarımızı istiyoruz.
Emeğimizin karşılığını istiyoruz.
Yargıda adalet istiyoruz.
#YeniAdliYıl
#YargıEmekçileri
#AdaletÇalışanları
#YargıdaAdalet
#Büroİş
@adaletikatip Katiplere ekstra da yük bir iş bulundu her sene adli tatil de iş üstüne iş bulup yükleniyorlar. Ama iş adalet hizmet sınıfı olunca herşey yerinde durup duruyor.
@erenx_20@ogz1214902 A ülkesinde 10 lira ürün bizim ülkede 50 ya da 100 lira. Sen olsan hangisine yönelirdin. Üstelik memur açlık sınırının altında maaş alıyor. Kamu işçisi memurda daha fazla alıyor ama sesiniz çıkmıyor onlara. Memur 70 alıyorsa onlar 90 alıyor ve hepsi dayıların sayesinde.
MAYE MUSK: In the last few years, the government paid hundreds of millions of dollars to media to attack Elon. Media trashed him daily. It makes me furious. Yet people love and support Elon despite nonstop negative fake stories.
Şu sarı sendikalarda üye kalmaması lazım. İnsanlar seyyanen verilen zamlar nedeniyle emekli olamıyorlar. Emeklilikte yaşa takılma gibi Emeklilikte Seyyanene Takılma var.
Devlet harcamalar yaparak para yaratır sonra vergilerle geri toplar. Vergiler birer politika aracıdır. Mesela ithalatı kısmak mı istiyor? Gümrük vergisini artırır. Memurlara çok maaş veriyormuş ya. Maaşlarıyla her hafta sonu Hawai’ye gitmesinler diye pasaport ve harçlar koyar. Yani emeklinin veya memurların maaşını ödemek ya da kamusal harcama yapmak için vergi toplamak zorunda değildir. Para sistemini öğrenmeden yapılan yorumlar cahilce kalır, Olan şeyi anlatıyoruz. Olması gerekeni değil.
Peki devlet neden bir sürü sorun varken bunları harcayarak para yaratma gücüyle çözmüyor? Onu Derviş politikalarını baş tacı edenlere soracaksınız. 2001 yılında Merkez Bankası Yasası 56. madde ile TL resmen kamusal varlık alanı olmaktan çıkmıştır.