Bu şahıs, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’dir. Görev yaptığı dönemde, oğlunun kızlara rahatça tecavüz edebilmesi için Gençlik Merkezi’nde bir odayı onun kullanımına tahsis ettiği iddia edilmektedir. Gülistan Doku’nun tecavüze uğradığı ve ardından öldürüldüğü yerin de bu oda olduğu ileri sürülmektedir.
İddialara göre bu kişi, oğlunun tecavüzü sonrası hamile kalan Gülistanı oğlunun arkadaşları ve koruma polisi ile birlikte öldürtmüş. Yaşanan cinayetin örtbas edilmesi için devletin tüm imkânlarını devreye sokmuş. Bu, sadece bir suç değil; sistemin nasıl çürüdüğünün açık bir göstergesidir.
Bir diğer kritik nokta ise şu: Bu valinin en yakın olduğu isim, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dur.Yani ülkede ne kadar suçlu varsa mutlaka etrafında toplayabilen ülkenin en kriminal ismi... Eğer gerçekten adaletin işlediği bir ülkede yaşıyor olsaydık, bu zincirin en üst halkalarına kadar uzanan bir soruşturma kaçınılmaz olurdu. Böyle bir tabloda, yalnızca yerel isimler değil, merkezi güç sahipleri de hesap vermek zorunda kalırdı.
Öte yandan, liseye giden bir çocuğun, oğlunun beline devletin silahını takacak kadar pervasız bir anlayışa sahip bu vali bozuntusunu üreten sistem de sorgulanmalıdır. Bu mesele, tek bir kişinin suçu değil; göz yuman, koruyan ve sessiz kalan bir düzenin ürünüdür.
(İbrahim ağkavak)
Türkiye'nin herhangi bir köyünde ağaçta bir kuş mahsur kalsa kuşu kurtarıp sosyal medya hesabında "GEREĞİ YAPILDI ✅" notuyla paylaşan İçişleri bakanlığı,
Kürtlere karşı nefret suçu işleyen bu şahıslar hakkında iki gündür bir işlem yapmıyor ❌ NEDEN?
Emekliler
hala kuşlara atılan yem gibi kendilerine layık görülen yarım simite "hayır" demeyip alıp yediği sürece, daha çok ağlar.
Sevgili emekliler siz böyle yapmaya devam ederseniz
Sizi daha çok öperler.
#AkepeGiderFelaketBiter