Önsöz bölümünün başrolleri Esra Kılıç, Volkan Keskin ve Murat Serezli, Alper Çağlar'ın yazıp yönettiği 'İlk Göktürk' hakkında konuştu.
“Bu proje de çok farklı. Çekim tekniği farklı, Alper Hoca farklı… Her şey farklı burada.”
Alper Çağlar'ın Göktürk projesinin ilk adımı olan İlk Göktürk: Önsöz'den fragman yayınlandı. Göktürk Devleti'nin kurucu kardeşleri Bumin ve İstemi’nin hikâyesini anlatan üç bölümlük yapım, 2026 ilkbaharında HBO Max'te yayınlanacak. https://t.co/QmhW4Pi81H
Kim ne derse desin, biz Türklere çok yararı olacak. Bir tarih çalışması gibi yaklaşanlar umduklarını bulamayacaklar ama mesele zaten tarihini yazamadığımız dönemleri kurgu ile zihinde canlandırmak, o boşluğu doldurmak. İslam öncesi tarihimiz de böyle bir boşluk.
Alper Çağlar’ın yeni işi “İlk Göktürk: Önsöz”ün fragmanı yayınlandı. Beni çok heyecanlandırdı açıkçası. Sinematografisi ve cast seçimine bayıldım. Bayağı epik sahneler de var. Tabi fragmanlara kanmamamız gerektiğini iyi biliyoruz ama umarım Türk dizi tarihi için ses getirecek bir proje olur.
Fragman iyi duruyor. Başından beri dikkatle izlediğim, Türk sinemasında yıllardır eksikliğini hissettiğim o “kök anlatısı”na uzanan bir proje bu. Biz İpek Yolu belgeselleriyle büyümüş bir kuşağız. Aslında bu damara çoktan girmemiz gerekiyordu ama köke inmeye çalışan herkesin ya “milliyetçi” ya “gerici” diye damgalandığı bir dönemde sinemamız kendi tarihini anlatma cesaretini kaybetti. 70'ler Yeşilçam avantürlerinin ucuzluğunda küflendi bu hikayeler.
Fragmanda nedense Netflix’in Marco Polo dizisiyle Warcraft filminin dokusu var, hem iyi anlamda hem de biraz tedirgin edici biçimde. Görsel atmosfer parlak, renk paleti kontrollü, epik hissi güçlü. Animatronik kartal sahneleri beni özellikle meraklandırdı; çocukluğumun unutulmaz filmi Clash of the Titans’taki mekanik baykuşu hatırlatıyor. Eğer o kartal gerçekten hareket hissi verebiliyorsa, Türk sinemasında yeni bir teknik seviyeden söz edebiliriz.
Başrolün fiziği ve duruşu biraz fazla Hollywood, belki bilinçli bir tercih ama yan rollerdeki yüzler çok daha organik duruyor. Kostümler, dekorlar, sanat yönetimi ve ışık kullanımı çok başarılı.
Yine de asıl mesele, tüm bu gösterişli kabuğun altında bizi ne kadar yakalayacağı. Hikâye bizi ekrana mıhlayabiliyorsa, ilk defa “bütçesi de ruhu da var” diyeceğimiz bir yerli destanla karşı karşıya olabiliriz. Alper Çağlar'a güveniyorum. Şimdilik umut verici duruyor, heyecanla bekliyorum.