Mansur Yavaş: (Kılıçdaroğlu'na)
"Siz, CHP'nin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz.
Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP'li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir.
Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu nedenle, CHP'nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir.
Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır."
Bugün sabahtan beri Genel Merkezimizin önünde yaşananlar; hiçbir partilinin, hiçbir demokratın ve bu ülkenin hukuki vicdanına sahip hiç kimsenin kabul edemeyeceği ağır bir tablodur.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapısına, polis eliyle dayanılması kabul edilemez.
Partilinin partiliyle karşı karşıya getirilmesi; parti hukukunu da vicdanını da kamu vicdanını da derinden yaralıyor;
kimseye onur kazandırmıyor.
Bu kırılmanın ve ayrışmanın daha fazla derinleşmemesi için yapılması gereken bellidir.
Akıl, sağduyu ve hukuk vakit kaybetmeden çalıştırılmalı; iradenin yeniden örgüte teslim edileceği kurultay süreci işletilmelidir.
Bugün CHP Genel Merkezi önünde yaşananlar; hiçbir partilinin, hiçbir demokratın ve kamuoyunun kabul edebileceği bir tablo değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne, Ankara Emniyeti’ne yazı yazılarak polis marifetiyle girilmesi doğru değildir, olmamalıdır.
Partililerin karşı karşıya getirilmesi; parti vicdanını da kamu vicdanını da derinden yaralamaktadır.
Bu kırılmanın ve ayrışmanın daha fazla büyümemesi için yapılması gereken; en kısa zamanda kurultaya gidilmesidir.
Bugün CHP Genel Merkezi önünde yaşananlar; hiçbir partilinin, hiçbir demokratın ve kamuoyunun kabul edebileceği bir tablo değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne, Ankara Emniyeti’ne yazı yazılarak polis marifetiyle girilmesi doğru değildir, olmamalıdır.
Partililerin karşı karşıya getirilmesi; parti vicdanını da kamu vicdanını da derinden yaralamaktadır.
Bu kırılmanın ve ayrışmanın daha fazla büyümemesi için yapılması gereken; en kısa zamanda kurultaya gidilmesidir.
Bugün CHP Genel Merkezi önünde yaşananlar; hiçbir partilinin, hiçbir demokratın ve kamuoyunun kabul edebileceği bir tablo değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne, Ankara Emniyeti’ne yazı yazılarak polis marifetiyle girilmesi doğru değildir, olmamalıdır.
Partililerin karşı karşıya getirilmesi; parti vicdanını da kamu vicdanını da derinden yaralamaktadır.
Bu kırılmanın ve ayrışmanın daha fazla büyümemesi için yapılması gereken; en kısa zamanda kurultaya gidilmesidir.
Bugün CHP Genel Merkezi'nde yaşananlar, partimizin ve demokrasimizin geleceği açısından derin bir endişe kaynağıdır.
Genel Merkezimize yazılı talimatla, polis eşliğinde müdahale edilmesi, parti içi demokrasi anlayışımızla bağdaşmamaktadır.
Partililerin karşı karşıya getirilmesi ise parti vicdanını ve kamuoyunun güvenini sarsmaktadır.
Ayrışmanın büyümemesi için en sağlıklı yol, demokratik teamüllere uygun şekilde en kısa sürede kurultaya gidilmesidir.
Tayyip'le Normalleşme süreci nasıl gidiyor Özgür,
İmamoğlu için sokağa çıkanları eve göndermen iyi mi oldu Özgür,
Maksimalist seçmeni Minimanist siyasete itmenin sonucu nasıl oluyormuş Özgür,
Ah Özgür Vah Özgür,
Senden bir sikim olmaz @eczozgurozel
Değerli hocam Okan Buruk @okanburuk bende ilk 11 açıklandığında Türk Dil Kurumuna akıl almaz küfürler kazandırdığım için özür diliyorum. 22:00'dan maç bitene kadar kulağında ki çınlama bana aittir. Jürgen Klopp gelecekse sene sonu severek ayrılalım. Sallai fetişin bıktırdı aq
Ekrem İmamoğlu’nun etrafı jandarmalarla çevrildiği için , “Böyle olmaz.” diyerek oturmadı.
Ardından salondakiler de Ekrem İmamoğlu ile birlikte ayakta bekledi.
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bugün (9 Mart) yargılandığı "İBB davası"nda hakimin söz hakkı vermekten kaçınmasıyla tepki gösterdi.
*
Ekrem İmamoğlu: "Biraz mertliği varsa, bu insanları bırakır tek başıma benimle mücadele edersin" dedi.
*
İmamoğlu'nun bu meydan okuması, direkt Cumhurbaşkanı Erdoğan'aydı.