KYB Lideri Bafıl Talabani'den KDP ve diğer siyasi partilere çağrı: Bu ittifaka katılmak için bazı şartlar var ancak gelirseniz sizi baş köşeye koyar bizler yanlarınıza otururuz.
You read The Amargi because independent perspectives matter?
🔹Our journalism is free to access — but not free to produce.
🔹If our work informs or moves you, support the work behind it.
➡️Support The Amargi: https://t.co/eSpJ63jVu9
Li gundê Gozgoz ê navçeya Haymana ya Enqereyê, Kurdên Şêxbizinî şeva dengbêjî saz kir û stranên gelerî gotin.
Di vê çalakiyê de, gundî hatin cem hev bi Kurdiya xwe şevbûherkek li dar xist.
https://t.co/kz8lENORdU
YNK’ê û Nifşê Nû hevpeymanî îmze kirin
Yekîtiya Niştimanî ya Kurdistanê (YNK) û Tevgera Nifişê Nû ji bo guhertina sîstema siyasî ya Herêma Kurdistanê peymaneke stratejîk îmze kirin.
Berî niha bi demekê li Hotela Şarî Ciwan ya Silêmaniyê ya Başûrê Kurdistanê Yekitiya Niştîmanî Kurdistanê (YNK) û Nifşê Nû hevpeymanî bi navê ‘Hevsengî û vejîn’ bi merasîmekê îmze kirin.
Di merasîmê de Serokê YNK’ê Bafil Talebanî û Serokê Nifşê Nû Şasuwar Ebdulwehîd hevpeymanî îmze kirin û piştre li ser rewşa herêmê daxuyaniyek dan.
Destpêkê Serokê Nifşê Nû Şasuwar Eebdulwehîd destnîşan kir ku hevpeymaniya wan ji bo guherîna şêwazê hikûmraniya li Herêma Kurdistanê ye, ne dijî ti aliyekê siyasî ye, li aliyê din deriyê wan vekiriye ji bo hemû aliyan ku cihê xwe têde bigirin.
Serokê YNK’ê Bafil Talebanî jî axivî û destnîşan kir ku ev hevpeymanî wê hevsengiya hêzê ya li Herêma Kurdistanê bide guherîn û got: “Emê rewşa jiyanê ya xelkê xweş bikîn. Ev rewş ne civaka navneteweyî, ne bexda û ne jî gelê me qebûl dike û ne jî Xwedayê mezin vê ji me qebûl dike.”
BM: SDG ve Şam'ın çözülmeyen önemli sorunları var
Gazeteci @tuncdemirsinan2 New York'tan aktarıp değerlendiriyor.
#AmerikaAmerika👇
https://t.co/mOVBbFccuz
Di navbera YNK û Nifşa Nû de hevpeymaniya bi navê "Hevsengî û Vejîne" tê îmzekirin.
Endamê Rêveberiya YNK’ê Salar Laleserhed destnîşan kir ku wê 2’yê Tîrmehê hevpeymaniya YNK’ê û Nifşa Nû bê îmzekirin.
#nûçetv_nîvro
https://t.co/c8eoNAgz1J
Küçük zaferlere ihtiyacımız var
Uluslararası Hemingway Ödülü’nü alan Uluslararası PEN Yazarlar Birliği Başkanı Burhan Sönmez Yeni Yaşam gazetesine konuştu:
Ben eğer bugün evimde oturup oğlumla kitap okuyabiliyorsam, neden bir Kürt genci ömrünün baharında canından olsun veya hapislerde çürüsün?
Veya neden askerliğini yapmaya giden bir Türk genci korkuyla nöbet tutarken, ailesini görememe ihtimaliyle kaygılansın? Bu soru herkes için geçerli
Herkes kendine Kürdistan yaratabilmeli. Bunu halay çekerek yapabilirsin. Bir şarkı mırıldanarak yapabilirsin. Acı çeken bir arkadaşına hâl hatır sorarak yapabilirsin. Bütün bunlar kendi ortak vatanımızı yaratmaktır. Bunları küçümsersek büyük Kürdistan’ı da mutlu mesut kuramayız.
Yarının büyük zaferi yerine bugünün mücadelesine ve bugünün küçük zaferlerine inanalım. Küçük zaferde bir şeyi başarırsak, bir sonrakine odaklanırız. Her gün yeni bir hedefle ilerleriz. Çölün sonunu değil önümüzdeki kum tepesini görebiliriz, onu aşalım, sonra diğerini ve diğerini…
Siz annenizden uzakta mıydınız?
Annemle aramda yaklaşık on yıllık bir kopukluk olmuştu geçmişte. Ben yurt dışına gitmiştim, sürgünlük, ayrılık vs. Onu kaybettikten sonra “Biz mutluyduk, çünkü ayrılıktan sonra buluşabildik,” diye düşündüm. Ama buluşamayanlar da var, Cumartesi Anneleri bunun en sembolik temsili. Gidip de dönemeyenler, bekleyip de kavuşamayanlar. Kavuşamayanların da hikâyesi olmalı diye düşündüm.
Romanınızı Kürtçe yazdınız, Avesta Yayınları’ndan “Neynika Sor” adıyla ve güzel bir kırmızı kapakla çıktı. Kitabın İletişim Yayınları’ndan çıkan Türkçesinde “bu romanın Kürtçe orijinalinden yazar tarafından Türkçe’ye aktarıldığı” belirtilmiş. İlk Kürtçe romanınız “Evîndarên Franz K.”ye (Lis Yayınevi) nazaran yeni romanınızda kendi yörenize ait Kürtçe sözcüklere, söyleyişlere daha çok yer vermişsiniz. Bunda annenizin sesini, aksanını taşıma isteği mi vardı?
Yer yer annemle babamın sesini taklit etmeye çalıştım. Bazı kelimeleri onların telaffuzlarıyla yazdım. Avesta’daki editör ve yayıncı arkadaşlarla bu konu üzerinde çok durduk. Hepsinde olmasa da çoğunda esnek yaklaştılar.
Tam da hikâyenin ortasında, oğlunun aynaya yapışık resmini taşıyan annenin, ellerinde fotoğraflarla çocuklarını arayan Cumartesi Anneleri’yle meydanda buluşması var, aslında bütün fotoğraflar tek ve aynı yerde mi duruyor? Nasıl bir acı paylaşımı veya algısı?
Çok yoğun ve uzun yaşanmasına rağmen o acı günlük hayat içinde sıradanlaşmış görünüyor. Her şey normal sanki. Evlatları kaybedilmiş aileler o meydanda toplanıyor ve önlerinden binlerce insan geçiyor. Sıradan bir şey sanki. Aileler toplanmış, ama insanlar öylesine oradan geçip gidiyor. Bu acı çeken herkes için geçerli.
Geçmiş epik anlatıları bugünkü hayatın içerisinde kurgularken neden bunları aynalarda yansıtma yolunu seçtiniz?
Ayna geçmişle bugün arasında bir yansıtma olabileceği gibi insanın kendi kendisini anlamaya çalıştığı büyülü bir şey aynı zamanda. Biz oraya baktığımızda bedenimizi görürüz ama onun içinde kendi ruhumuza baktığımız da olur mu? Kendi kimliğimize, kendi geçmişimize, anılarımıza ya da geleceğimize, hayallerimize… Ben bir kırmızı ayna metaforu üzerinden bir kayıp gencin ve annesinin hikayesini anlatmaya çalışırken, bu aynı zamanda bu topraklardaki yüzyıllık kayboluş tarihinin hikayesi halini aldı.
Bu topraklarda yüzyıllık kayıp bir hikâye dediniz. Ana karakter Zaza’nın isminin de Dêrsim’den gelen kendi kimliğini ve kültürünü taşıdığını ama bunu ifade etmediğini anlatırken, bir inkâr ediş mi var?
İsmi Zaza ama kendisi Zaza olduğunu düşünmüyor. Kendisinin kim olduğunu araştırıp bilmek bile istemiyor.
Neden?
Karşılaştığımız sıradan bir durum haline geldi bu. Alevi biri çıkıyor en radikal Sünni dille televizyonda konuşabiliyor. Kürt biri çıkıp sömürgecinin egemen söylemiyle sana hitap edebiliyor. Yoksul bir aileden çıkmış biri, zenginlerin siyasetini bütün toplumun iyiliğiymiş gibi televizyonda sana anlatabiliyor. Kendini inkâr etme eğilimi hayatın her alanında yaşanırken, ben de bunun küçük bir parçasını bu hikâyede göstermek istedim.
Bugün Türk’ün Kürt ile barışmasını, halkların birlikte yaşayabileceği bir barışın ve demokrasinin oluşabilmesini, Kürtlerin özgürleşebilmesini ve varlığının tanınmasını konuşuyoruz. Siz uzun yıllar sürgünde kaldınız, kimliğinizden ötürü neler yaşadınız, ne hissettiniz? Bugün nereye geldiniz?
Herkesin uzun bir yolculuk hikayesi vardır bu hayatta ama Kürtlerin, Alevilerin, sosyalistlerin yani devletin mağduru olmuş insanların anlattığı hiçbir hikâye kişisel bir hikâye değil. Ben kendi hikayemi anlatmaya başladığım anda biliyorum ki o sırada dinleyenlerin en az yarısı benzer hayatlar yaşamış, daha ağırını yaşamıştır. İnsanlar otuz yıl hapiste yatarken, hala yüzlerce kayıp ortaya çıkarılmamışken kendimizi bilmek yetmiyor. Biz başkalarını, onların durumunu biliyoruz muyuz? Bugün barış süreci dediğimiz yeni durumda Kürt ile Türk’ün barışmasından söz ediliyor. Bence Kürdün Türk ile barışmasında bir sorun yok. Türk’ün Kürt ile barışması sorunu var. Barış üzerine kurulan bütün diller Kürtlere hitaben kuruluyor sanki, herkes bize nasihatte bulunuyor. Anlamsız bir şey bu.
Kürt sorunu değil, aslında bir Türk sorunu meselesini gündeme almak gerekir gibi bir şey mi söylediğiniz?
Bugün asıl olması gereken, Türk devletine ve toplumuna hitap etmek ve onlara akıl vermektir. Kürtleri ezmeyin, Kürtlerden nefret etmeyin, Kürtlerle barış yapın çağrısı onlar içindir. Devletin bu konudaki dili çok tepeden, üstenci, yok sayıcı, benmerkezci bir dil. Bunun geldiği nokta bir çıkmaz. Demirel, Cumhuriyet tarihi boyunca 28 Kürt isyanı yaşanmış diyordu…
Nezahat Doğan
Li Herêma Kesk a Bexdayê dronek hate xistin
Rêveberiya Iraqê ragihand ku vê sibehê droneke nasname ne diyar ku li ser Herêma Kesk difiriya, ji aliyê hêzên wan ve hatiye xistin.
Serokê Şaneya Ragihandinê ya Asayîşa Iraqê Ferîq Seed Meen ragihand ku vê sibehê li ser asîmanê Herêma Kesk a Bexdayê droneke nasname ne diyar hatiye dîtin û ev dron ji aliyê hêzên Iraqê ve hatiye xistin.
Ferîq Seed Meen da zanîn ku di encama xistina dronê de ti ziyaneke canî û malî pêk nehatiye.
Weke tê zanîn du roj berê li Iraqê operasyoneke mezin a gendeliyê hatibû destpêkirin û di encamê de nêzîkê 50 kesên ku hin rayedarên dewletê jî di nav wan de bûn bi tawanbariya dîzî û gendeliya heyînên aborî yên dewletê hatibûn desteserkirin û hatibû gotin ku hin kesên ku ji van operasyonan reviyane xwe li Herêma Kesk veşartine.
Her weha Herêma Kesk deverek e ku hemû dezgehên mîsyonên navneteweyî û postbalayên Iraqê lê dihewin.
İklim krizi bir safsatadan mı ibaret?
Bu yaz aşırı sıcaklardan hangi ülkeler, nasıl etkilenecek?
WeatherX kurucu ortağı Kutay Mıhlıardıç, İrfan Aktan’ın sorularını yanıtlıyor
@KutayMihliardic | @irfanaktans#NasılYapmalı | 9.30👇
https://t.co/aKzfu2CIzZ
Inside Syria’s Roj Camp, thousands of families of former ISIS fighters are stuck in limbo. Camp administrators warn of a growing, dangerous environment where some children are being taught to fight, paint ISIS flags on buildings, and make toy weapons.
Şu an Amed başta olmak üzere tüm Bakûr’da yürütülecek en anlamlı çalışma; çetelere, uyuşturucu baronlarına, torbacılara, tefecilere, fuhuş şebekeleri ve bahisçilere karşı aktif mücadele içerisinde olmaktır. Bunlara karşı her türlü mücadele yöntemi meşrudur.
In the village of Bostab, near Kobane in Syrian Kurdistan, one grandmother is fighting to save her 70-year-old mud-brick home. Her family wants to build a modern house, but she refuses to leave. To her, this isn’t just a building, it is 70 years of memories.
Tayip Temel:
Çerçeve yasa dönüşümün kapısını açacak, güveni büyütecek, dönüşü mümkün kılacak hukuki zemindir.
Çok zorlu rakımlar aşıldı. Şimdi zirveye yaklaşıyoruz ama en tehlikeli düşüşler de zirveye en yakın anlarda olur. Çerçeve yasa zirveye sağlam çıkmanın aracı olmalıdır
Qamishlo recently hosted a photography festival featuring 150 photos from Syrian and Iraqi Kurdistan. Organized by the Syrian Photographers' Union, the event celebrated local culture and gave young artists a platform to share their stories with the community.
Iraq arrests senior officials and politicians in widening corruption crackdown
Iraqi security forces have arrested more than two dozen politicians and government officials in Baghdad as part of a widening anti-corruption campaign.
Elite Counter-Terrorism Service units carried out raids early on Sunday inside the fortified Green Zone, which houses parliament, government offices and foreign embassies.
Those detained are reported to include members of parliament whose immunity had been lifted, as well as officials named in testimony by Adnan al-Jumaili, the deputy oil minister for refining affairs.
Jumaili was arrested in May over alleged corruption. Iraq’s official news agency, INA, quoted a senior source as saying the arrests were based on confessions he had made during the investigation.
The operation follows the seizure of cash, properties, vehicles and gold linked to the investigation into Jumaili. Iraq’s judiciary has said assets worth tens of millions of dollars have been recovered.
The crackdown is continuing, with further arrests and investigations expected as authorities pursue additional suspects named in corruption files.