her hafta ne yazdığını unutan, karakterin iç dünyasından tamamen kopmuş bir senaristten gerçekten gına geldi. nüzhet’i bambaşka biri hâline getirdiler; zaten kendine ait tek bir hikâyesi kalmadı. önce sığındığı müzisyen kimliğini bitirdiler, şimdi de aşkını yok ettiler ve şu an sadece enverlerin evinde oturan bir karakter izliyoruz. daha 2–3 bölüm önce mükerrem’e olan aşkının acısını haykıran, sırf mükerrem gitmesin diye intikamını anlatan, onu nasıl kıskandığını itiraf eden, kavga anında bile onu unutamadığını söyleyen bir adam vardı. manipülatif, gözü kara, kendisinden çalınan hayatı geri almaya gelen nüzhet için mükerrem en büyük kırılma noktasıydı; onun için medihaya bile kafa tutuyordu. şimdi ise bütün bu engeller ortadan kalkmışken mükerrem’den uzak duran bir nüzhet izliyoruz ve insan ister istemez “biz ne izliyoruz?” diye soruyor. bu adam hem intikamı hem mükerrem için her şeyi yapabilecek biriydi, ailesini zaten göstermeye bile tenezzül etmiyorsunuz. selahattin’in başta parçalanmış bir ailenin, travmalarla dolu ve müziğe sığınmış çocuğu olarak anlattığı karakterden geriye zerre kalmadı; hafsa ve selahattin sahnelerini hakkıyla oynuyor ama senaryo onların emeğinin karşılığını vermiyor. selahattin’in diziyle ilgili tek bir paylaşım yapmamasına şaşırmıyorum bile zaten normalde paylaştığı şeyler mükehtdi artık o da yok. #kıskanmak