@eczburhan@guney_ozturk Yarını düşünen bakın hele siz koltuk için yemeyeceğiz b….. yoktur sizi oralara getiren kişiye olmadık hakaretler edince niçin yârını düşünmediniz
@ateisttosbaa@dasem4747@NazYavuzarslan Ne yaptı söyle delegemi pavyonda satın aldı hırsızlık mı yaptı otel odalarında mı basıldı kendi bindiği arabayı mı otelede basılana na dizayn ettirdi kamu malını israf eti baklava kutularında paramı yakalattı gurup seks partilerimi düzenledi mezarlıkta Ayaş Ayaş rakımı içti ki
@Sey4078466@Yusuf_Sahin62 Sen beş dakika düşün on dakika değil hep eko denen hırsızın ekmeğine yağ sürüyor o bulaştırdı bu pis işleri 103 yıllık partiye pavyon delege satın almaya sadece kendi pisliğini kapasın diye partiyi alet eti seçim yok bişe yok çıkmış ben adayım ne sadece partiyi arksın alsın di
Sayın Şaban Sevinç,
Bugünkü paylaşımınızda CHP’de kalacak milletvekilleri arasında ismime yer vermemişsiniz.
Beni yaklaşık 35 yıldır tanırsınız. Ankara Gençlik Komisyonu Başkanlığından, Gençlik Komisyonları Kurucu Genel Başkanlığına; SHP ve CHP Elazığ İl Başkanlığı görevlerime kadar partimin hemen her kademesinde mücadele ettim. Bu uzun siyasi yolculukta, gerektiğinde parti içindeki sol demokrat çizgide durarak genel merkez yönetimlerine muhalefet ettiğim dönemler de oldu.
Bu süreçte sekiz değerli genel başkanla çalışma fırsatı buldum. Ancak hiçbir dönemde kişiler üzerinden siyaset yapmadım. Çünkü bizler, günü kurtarmak ya da koltuk hesabı yapmak için değil; partimizin kurumsal kimliğini, siyasi kültürünü ve temel ilkelerini yaşatmak için siyaset yaptık.
Cumhuriyet Halk Partisi, bir kişinin partisi değildir. CHP; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Bu partide siyaset, genel başkanlara göre değil; Cumhuriyet’in değerlerine, demokrasiye, sosyal adalete ve partimizin köklü geleneklerine bağlılıkla yapılır.
Ailemizin büyük dedesi dersim 1 dönem mv Diyap ağadan gelen 103 yıllık bir çınarın CHP nin mensubu olan bir ailenin evladı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmayı hiçbir zaman kişisel bir tercih olarak görmedim. Bunu, koltuk hesabıyla açıklanabilecek bir mesele olarak da değerlendirmem. Atatürk’ün, “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözünün sorumluluğunu taşıyan herkes için bu emanetin anlamı çok büyüktür.
Elbette siyasette herkesin kendi tercihleri olabilir. Herkes kendi vicdanına ve siyasi anlayışına göre karar verir. Buna saygı duyarım. Ancak ben, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmayı haklı gösterecek hiçbir siyasi gerekçe görmüyorum.
Şunu da hiçbir zaman unutmamak gerekir: Bugün hangi makamda olursak olalım, hangi unvanı taşırsak taşıyalım, toplum bizi tanıyorsa, bize güven duyuyorsa ve bize görev verdiyse bunun en büyük sebebi Cumhuriyet Halk Partisi’nin çatısı altında siyaset yapmış olmamızdır. Bu nedenle vefa, sadece kişilere değil; bizi var eden değerlere ve o büyük çınara gösterilmelidir.
Biz gelir geçeriz. Makamlar gelir geçer. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Çünkü CHP, bir siyasi parti olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in kurucu iradesidir.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!
DUAYEN GAZETECİ YILMAZ ÖZDİL’DEN BOMBA AÇIKLAMA: PARA TEKLİF ETMİŞLER! İLK KEZ AÇIKLADI!
Duayen gazeteci Yılmaz Özdil:
Özgür Özel'in sağ kolu Burhanettin Bulut bizzat bana teklif etti.
Evet. Bu yılbaşından hemen sonraydı sanıyorum.
Henüz Sözcü'deydim. İşte bizi ziyarete geldi.
Hatta ben, işte beni tanıyanlar bilir, ben siyasetçilerle oturup çay içmeyi bile sevmem. Örneği yoktur yani.
Dedim, "Siz ağırlayın arkadaşlar, bana ne abi?" dediler, "İlla seni istiyor. Seninle görüşmek istiyor."
Peki, Sözcü Televizyonu'nun genel müdürünün odasında oturduk. Bizzat bana söyledi. Dedi ki, "Şu şu yayınları yapmadınız" dedi. Dedim, "Evet, yapmadık. Sana mı soracağız? Nasıl yani?" Çok yani misafirsin. Kusura bakma. Rahatsız şey yapma, rencide etmeyelim de nasıl yayın yapacağımızı size mi soracağız?
"Ama sizden önce yapılıyor" dedi. Dedim, "Kusura bakma, benden sonra böyle."
Ve dedi ki bana, "Bakın sizinle çalışmak istiyoruz" dedi.
"Ne demek çalışmak?" diye sordum. "İşte çalışmak istiyoruz" dedi.
Dedim, "Kardeşim ne demek yani, para mı vermek istiyorsunuz? Sözleşme yapalım."
Bakın açık açık söyledi. "Sizinle sözleşme yapalım" dedi.
"Yayın karşılığında hangi televizyonlara bu şekilde para ödüyorsunuz?" dedim. Biliyorum aslında ama sorayım yani. Çünkü ortada söylüyor.
Yani bir tanesinin ismini söyledi. Hatta, "Yeni sözleşme yeniledik" dedi. Ben birini daha sordum. "Evet" dedi.
"İnternet sitelerine de para veriyor musunuz?" diye sordum.
"Ya bazılarına destek oluyoruz. Biliyorsunuz medyada çok yer bulamıyoruz. Bunun için destek oluyoruz" dedi.
"Sosyal medyada troll ağlarınız var mı?" dedim. "Parayla troll ağları kurmuşsunuz" dedim.
"Hayır öyle değil ama sosyal medyada bazen çalışma yaptırıyoruz" dedi.
📍CHP’nin 24. Dönem İstanbul Milletvekili Faik Tunay:
📍“CHP’nin ahlakını İmamoğlu bozdu.
📍38. Kurultay’a kadar CHP’nin hiçbir kurultayında bir kere bile para, pul, pavyon delege pazarlığı olmamış.”
@ozg1110721@barisyarkadas Hileyle hırsızlık la pavyonda delege satın almayla mı seçilmiş oluyor Gördük satın aldıkları adamlar bir birini şikayet etmişler kime ne anlatıyorsunuz iyiki devlet bunların eline geçmedi parti geçti rezil Etiler belediyeler elerine geçti onları rezil Etiler Allah devleti korud