2 MAÇ YETTİ!
Önce tüm samimiyetimle şunu söylemek isterim. İngiliz şımarıklığı diye bir şey var ve bundan nefret ederim. Dolayısi ile Fenerbahçe'nin bu akşam N. Forest'i eze eze yenmesini isterdim amaa!
Ama işte futbol gerçeği diye bir şey de var. Salı ve bu akşam oynana iki maç:
Galatasaray-Juventus 5-2
Fenerbahçe-N. Forest 0-3
Maçları bize şunları gösterdi.
1- Galatasaray bu ülkenin en iyi hatta tek iyi fakımı.
2- Fenerbahçe son 4 yıldır TFF, VAR, Hakemler sayesinde ve zorla Galatasaray'a rakip ediliyor.
Süper Lig'de iki takım arasındaki 3 puan fark futbol gerçeği değil ve eğer hakemler, TFF adil olsa bu Fenerbahçe Trabzonapor'un hatta Göztepe'nin ardından 4 veya 5. Sırada olur ancak.
Sevgili Fenerbahçe taraftarının özellikle Ali Koç yönetiminin kendi başarısızlığını örtmek ve taraftarı konsolide etmek için başlattığı "Yapı" hikayesinin etkisi ile sürekli Galatasaray'ın başarılarını "Tarihin en kötü Ajax'ı, en kötü Liverpool'u, en kötü A. Madrid'i, Juventus'u" Avuntusu sonrası gerçeğin öyle olmadığını görüp bu akşam Fenerbahçe'nin Premier Lig'de düşmeme mücadelesi veren tarihin en kötü N. Forest'inden 3 yemesinden ders çıkarması gerek.
Fenerbahçe'nin gerçek bir şampiyon adayına dönüşmesi Galatasaray ile rekabete girmesi için sırtını hakemlere, TFF'ye ve Galatasaray düşmanlığına değil, futbol gerçeklerine dayaması gerekiyor.
1- İyi takım olacaksın.
2- İyi teknik adam alacaksın.
3- Hem Galatasaray YAPI ile şampiyon oluyor diyecek hem Galatasaray'ın gönderdiklerinin peşinden koşmayacaksın.
3- Yeni bir takım kurup en az 3 yıl sabredeceksin.
Ha bir de; her sezon hakem ve TFF desteğine rağmen 2. Olmak ilahi adalettir, bunu da unutmayacaksın.
Ve son olarak Skriniar, Ousterwolde, Mert Hakan Yandaş gibi sözde futbolcu ama aslında provakatör, çöp topçu almayacak, Osimhen, Leroy Sane, Noa Lang, Sara, İcardi gibi futbolcu alacaksın. Zira Türkiye'ye bile seni ancak hakem ittirmesiyle 2. Yapan bu topçular Avrupa'da böyle hezimete uğratır.
Todesco'ya üzüldüm zira bu akşam ligdeki başarının kendisine ve takımına ait olmadığını gördü.
İcardi de Osimhen de bizim oyuncumuz. Karşılaştırma yapmanın bir anlamı yok; bizde oldukları sürece tadını çıkaralım. İkisi de kendi zamanı için, Çakır ve Polat ikilisi gibidir. Bizim temennimiz ise 45. bölümün çok uzun bir süre gelmemesidir.