Hürmüz’den yükselen gerilim, daha büyük bir felakete dönüşmeden durdurulmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da barıştan yana tavizsiz tavrını kararlılıkla sürdürecek ve bölgesel istikrarın korunması adına üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam etmelidir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
15 Temmuz gecesi milletimiz yalnızca bir darbeyi durdurmamıştır.
Her biri vicdanının sesini dinlemiştir. Her biri millet olmanın şuuruyla davranmıştır. Her biri vatan söz konusu olduğunda gerisinin teferruat olduğunu göstermiştir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Okçuluk Dünya Kupası’nın Madrid ayağında altın madalyaya uzanarak ay yıldızlı bayrağımızı bir kez daha zirveye taşıyan milli gururumuz Mete Gazoz evladımızı yürekten tebrik ediyor, Türk sporuna kazandırılan başarılarımızın artarak devamını diliyorum.
Devlet BAHÇELİ
Türk milleti bir oldukça,
Türk devleti güçlü oldukça,
Milli birlik ve kardeşlik ruhu yaşadıkça,
Hiçbir karanlık odağın,
Hiçbir ihanet şebekesinin,
Hiçbir emperyal projenin,
Türkiye üzerinde başarı şansı olmayacaktır.
Çünkü başka Türkiye yoktur!
Devlet BAHÇELİ
15 Temmuz gecesi şehadet mertebesine ulaşan bütün kahramanlarımızı rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyorum.
Terörle mücadelede hayatlarını feda eden bütün şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Gazilerimize sağlık, afiyet ve uzun ömürler niyaz ediyorum.
Devlet BAHÇELİ
Vatanımız için buradayız!
Milletimizin yanındayız!
Cumhuriyetimizin zırhıyız!
Demokrasimizin kalkanıyız!
Türk bayrağının sancaktarıyız!
Ve Allah’ın izniyle yarın da aynı yerde olmaya devam edeceğiz.
Devlet BAHÇELİ
Hiçbir başkent Türkiye’nin meşru hak ve menfaatlerini tartışma konusu yapamaz.
Türkiye’nin milli hakları müzakere masalarında pazarlık unsuru değildir. Türkiye’nin egemenlik hakları herhangi bir siyasi şantajın konusu olamaz.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
15 Temmuz gecesi milletimiz yalnızca bir darbeyi durdurmamıştır.
Her biri vicdanının sesini dinlemiştir.
Her biri millet olmanın şuuruyla davranmıştır.
Her biri vatan söz konusu olduğunda gerisinin teferruat olduğunu göstermiştir.
Tankın karşısına çıkan bu şuurdur.
Kurşunların üzerine yürüyen bu şuurdur.
Bombalanan Gazi Meclis’i terk etmeyen bu şuurdur.
Meydanları dolduran bu şuurdur.
Şehadeti göze alan bu şuurdur.
Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazmıştır.
Ve tarihe şu notu düşmüştür:
Bu millet esir yaşamaz.
Bu millet teslim olmaz.
Bu millet iradesini vesayet odaklarına bırakmaz.
Bu millet devletini terör örgütlerine teslim etmez.
Devlet BAHÇELİ
15 Temmuz’un bize verdiği derslerden biri de şudur:
Türkiye’nin bekası günlük siyasi hesapların üzerindedir.
Devletin varlığı geçici tartışmaların üzerindedir.
Milli güvenlik, partiler üstü bir konudur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı her türlü görüş ayrılığının üzerindedir.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin yarım asrı aşan siyasi mücadelesi de işte bu anlayış üzerine kurulmuştur.
Bizim için devlet ebed müddet ülküsü bir slogan değildir.
Bizim için milli birlik ve kardeşlik yalnızca siyasi bir söylem değildir.
Bizim için Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası günlük hesaplara kurban edilemeyecek kadar büyük bir emanettir.
Devlet BAHÇELİ
Unutulmamalıdır ki, millet hafızasını kaybettiği gün tehditler yeniden güç kazanır.
Tarih şuuru zayıfladığı gün fitne odakları yeniden cesaret bulur.
Milli birlik duygusu aşındığı gün Türkiye’nin karşısındaki hesaplar yeniden hareketlenir.
Bu sebeple 15 Temmuz’un hatırasını yaşatmak yalnızca geçmişe saygı değildir.
Aynı zamanda geleceğe karşı sorumluluktur.
Aynı zamanda devletimize karşı görevdir.
Aynı zamanda milletimize karşı vefadır.
Devlet BAHÇELİ
FETÖ ile mücadele geçmişte kalmış bir mesele değildir.
FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır.
İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez.
Tehdidin görünmez hale gelmesi, tehdidin yok olduğu anlamına gelmez.
Dün himmet adı altında örgütlenenler vardı.
Bugün başka maskelerle ortaya çıkmak isteyenler olabilir.
Dün eğitim kisvesi kullananlar vardı.
Bugün farklı alanlarda benzer yöntemlere başvuranlar olabilir.
Dün devletin mahrem yapılarına sızmaya çalışanlar vardı.
Yarın başka yollar deneyenler olabilir.
Bu sebeple devlet hafızasının diri tutulması, kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesi ve milli şuurun canlı tutulması hayati önemdedir.
Devlet BAHÇELİ
15 Temmuz, Çanakkale’yi geçemeyenlerin başka yollar aramasıdır.
15 Temmuz, Milli Mücadele’de dize getiremediklerini içeriden çözme teşebbüsüdür.
15 Temmuz, Sevr’i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır.
15 Temmuz, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesine karşı yürütülen uzun ve karanlık mücadelenin yeni bir cephesidir.
FETÖ denilen ihanet yapısı ise bu karanlık hesabın yalnızca taşeronu ve sahaya sürülmüş kirli bir maşasıdır.
Bu habis örgüt yıllarca eğitim kisvesi altında büyümüştür.
Hizmet söylemi altında kadrolaşmıştır.
İnanç istismarıyla taraftar devşirmiştir.
Hayır görüntüsü altında hıyanet biriktirmiştir.
Milletimizin temiz duygularını sömürmüş, devletimizin imkânlarını kullanmış, kurumlarımızın içine sızmış ve nihayet fırsatını bulduğunu düşündüğü anda Türk devletine silah doğrultmuştur.
Devlet BAHÇELİ
15 Temmuz yalnızca bir gecenin, yalnızca bir kalkışmanın, yalnızca bir darbe teşebbüsünün adı değildir.
15 Temmuz, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir.
15 Temmuz, yalnızca tankların sokağa çıktığı, savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığı, silahların milletimize çevrildiği bir ihanet gecesi değildir.
15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içeriden çökertilmek, milli egemenliğin gasp edilmek ve Türk milletinin iradesinin zincire vurulmak istendiği çok katmanlı bir işgal teşebbüsüdür.
Devlet BAHÇELİ
Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır!
Türkiye Avrupa’nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir.
Bu gerçeği kabul edenler kazanacaktır.
Görmezden gelenler ise değişen dünyanın setlerine er ya da geç çarpıp dağılacaktır.
Devlet BAHÇELİ
Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Türkiye’nin Avrupa güvenlik mekanizmalarındaki rolünü Adalar Denizi’ndeki ihtilaflara bağlayan açıklamaları son derece vahimdir.
Avrupa’nın güvenliğini Atina’nın dar siyasi hesaplarına mahkûm etmek ne akılcıdır ne de sürdürülebilirdir.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiler üçüncü ülkelerin ön yargılarına, seçim hesaplarına veya tarihi korkularına rehin bırakılamaz.
Hiçbir ülke kendi ikili sorunlarını Avrupa’nın müşterek güvenlik gündemi gibi sunma hakkına sahip değildir.
Hiçbir başkent Türkiye’nin meşru hak ve menfaatlerini tartışma konusu yapamaz.
Türkiye’nin milli hakları müzakere masalarında pazarlık unsuru değildir.
Türkiye’nin egemenlik hakları herhangi bir siyasi şantajın konusu olamaz.
Bu hususta tavrımızın değişmesi söz konusu dahi olamaz.
Devlet BAHÇELİ
Türkiye’nin yeri Avrupa’nın bekleme salonu değildir!
Türkiye’nin yeri stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır.
Devlet BAHÇELİ
Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüşümüz açıktır:
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkileri karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemelidir.
Türkiye ne bir yükümlülükten kaçmaktadır ne de bir ayrıcalık talep etmektedir.
Türkiye yalnızca kendisine karşı dürüst olunmasını istemektedir.
Türkiye yalnızca çifte standartların son bulmasını istemektedir.
Türkiye yalnızca ortaklık hukukunun gereğinin yerine getirilmesini istemektedir.
Devlet BAHÇELİ
Türkiye’yi dışarıda bırakarak Avrupa’nın daha güçlü olacağını düşünenler, bugün karşı karşıya kaldıkları güvenlik ve istikrar sorunlarına dönüp bakmalıdır.
Sorulması gereken sorular şunlardır:
Türkiye’nin dışlandığı yıllar Avrupa’ya ne kazandırmıştır?
Göç krizleri mi çözülmüştür?
Enerji güvenliği mi sağlanmıştır?
Savunma kapasitesi mi güçlenmiştir?
Jeopolitik kırılganlıklar mı ortadan kalkmıştır?
Bunların hiçbirisi gerçekleşmemiştir.
Aksine Avrupa, her geçen gün daha fazla stratejik belirsizlikle karşı karşıya kalmıştır.
Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci artık yalnızca üyelik müzakereleri başlığı altında ele alınabilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır.
Mesele, Avrupa’nın kendi geleceğini nasıl tasavvur ettiğidir.
Mesele, Avrupa’nın jeopolitik gerçeklerle yüzleşip yüzleşmeyeceğidir.
Mesele, Avrupa’nın stratejik aklı ile ideolojik önyargıları arasında hangi tercihi yapacağıdır.
Devlet BAHÇELİ
Ukrayna sahasından Karadeniz’e, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Ortadoğu’ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye’nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır.
Türkiye’nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır.
Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır.
Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir.
Devlet BAHÇELİ