Devletimiz, fon meselesinden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi için çalışırken yargı da olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için süreci titizlikle yürütüyor.
Muhalefet ise kamuoyunun haklı hassasiyetlerini siyasi yankesiciliğe dönüştürme telaşıyla dedikodulardan hüküm çıkarmaya kalkışıyor.
Hiçbir somut delile, belgeye dayanmadan, kulaklarına fısıldanan her dedikoduyu gerçek kabul ederek bakanlarımızı, milletvekillerimizi ve yol arkadaşlarımızı peşinen mahkûm etmeye çalışıyorlar. Üstelik en alçakça yöntemlere başvurup ailelerini dahi hedef alıyorlar.
Başta İBB olmak üzere muhalefet belediyelerine yönelik yolsuzluk soruşturmalarında çok sayıda belge, delil ve tanık ifadesi gündeme gelirken masumiyet karinesine sarılanların, konu AK Parti olunca nasıl haysiyet cellatlığına soyunduklarını dikkatle not ediyoruz.
Biz yanlış yapanı kahraman ilan etmeyiz; makamına, unvanına bakmadan hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savunuruz.
Ancak bu kararlılığımızı fırsat bilerek hiçbir delil ortaya koymadan yol arkadaşlarımızın itibarını hedef almanıza da sessiz kalmayız.
Yeni Parti’ye net çağrımızdır:
Siyasi hırsızlıklarınızın hesabını veremeden başladığınız siyasi yankesiciliğe derhal son verin, bu milletin yakasından düşün!
TDBB Türk D��nyası Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine seçilen Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Fırat Görgel’i @firatgorgel tebrik eder, yeni görevlerinde başarılar ve kolaylıklar dileriz.
#akparti
#kahramanmaraş 🇹🇷
Milletin emanetine, yoksulun ekmeğine; yolda kalmışın, garibin, mazlumun umuduna kim musallat olursa AK Parti de ona musallat olur.
Bu hep böyle olmuştur, hiç merak etmeyin, şimdi de yarın da böyle olacaktır.
Başta Özgür Özel’e söylüyorum bu ifadeyi: Kendileri en ufak bir tedbiri dahi almaktan acizler. Nice ahlaksızlıkları ortaya çıkan kişiler hakkında bile tedbirler almakta yoksunlar. Neden?
Aynı pisliğin, aynı kirli siyasetin, aynı ahlaksız anlayışın çünkü kendileri de parçası.
Çok açık bir şekilde bugün yargılanan belediye başkanlarının esiri olmuş bir teşkilat görünümündeler.
📍AK Parti Genel Merkez
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında rozet takdim töreniyle #AKParti ailemize katılan Dulkadiroğlu Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Akpınar ile Türkoğlu Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Karaca olmak üzere tüm belediye başkanlarımızı tebrik ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, millete hizmet etme irademiz AK Parti’mizin güçlü belediyecilik anlayışıyla her geçen gün daha da büyümektedir.
Güçlü Türkiye yolunda birlik büyüyor, gönül belediyeciliği yayılıyor. Aramıza katılan belediye başkanlarımıza hoş geldiniz diyor, #Kahramanmaraş’ımız ve ülkemiz için birlikte daha büyük hizmetlere imza atacağımıza inanıyoruz.
Kahramanmaraş’ımıza ve Aziz Milletimize hayırlı olsun.
Siyasi sorumluluk, iddiaların üzerini örtmek, soruşturmaların önüne siyasi barikat kurmak, kendi mahallendekilere meydan meydan koşulsuz sahip çıkmak değildir.
Siyasi sorumluluk, kim olursa olsun hukukun işlemesini sağlamak, iddiaların bütün yönleriyle araştırılmasının ve varsa sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin önünü açmaktır.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın tavrı son derece açıktır: Milletin hakkına, hukukuna ve malına kim el uzatırsa uzatsın, makamına ve konumuna bakılmaksızın karşısında devleti ve hukuku bulur.
Bugün de ilgili kurumlar görevini yapmakta, soruşturmalar yürütülmekte ve hukuki süreç işlemektedir.
Kendi siyasi mahallendeki suçluları bağrına basıp aklamaya çalışırken bize hukuk, ahlak ve siyasi sorumluluk anlatamazsın Özgür Özel!
Hemen yanıbaşında yaşananlar karşısında sergilediğin tavır ortadayken, bugün çıkıp Cumhurbaşkanımıza siyasi sorumluluk üzerinden parmak sallaman; içine düştüğün o derin çukuru gizlemeye yetmez!
Millet kimin ne yaptığını da kimin neyin arkasında durduğunu da gayet iyi görüyor.
Tayyip Erdoğan olarak, vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin cumhurbaşkanı olarak BM kürsüsünden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların sesi olmaya, onlar için konuşmaya, mücadele vermeye devam edeceğim. #UNGA81
Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.
Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir:
Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.
Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır; zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir.
Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.
Eşim @EmineErdogan’ın 2017’de “Dünya Ortak Evimizdir” diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü.
İklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. #UNGA81
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.
Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum. #UNGA81
Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. #UNGA81
Bu noktada bazı temel prensipleri paylaşmak istiyorum:
Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.
Unutulmasın ki yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur.
İkinci olarak uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.
Türkiye olarak Karadeniz Tahıl Koridoru gibi bu ilkeyle hareket ettiğimiz her konuda netice aldık, hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.
Üçüncü olarak iş birliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.
Dördüncü olarak dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.
Son olarak insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.
Bilinmelidir ki teknokutuplaşma ve dijital hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.
14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık Devrimi’yle birlikte yeni bir yola girdi.
Cumhurbaşkanı Şara’nın liderliğinde Suriye’nin, her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz.
Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.
Bir diğer komşumuz Irak’ta devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır.
Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak’la iş birliği içinde çalışıyoruz. #UNGA81
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir:
Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. #UNGA81
Lübnan’da çocuklar, gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.
Güvenlik Konseyi, dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.
Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti.
Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
Yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
ABD Başkanı Sayın Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500’ü aşmıştır.
Kıymetli hemşehrilerim,
Şehir tarihimizin en büyük asfalt seferberliğini kararlılıkla sürdürüyoruz. Altyapı çalışmalarını tamamladığımız Yahya Kemal Mahallemizde, sorumluluk alanımızda olsun olmasın, cadde cadde, sokak sokak asfalt çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.
Mahallemizde bulunan 60 sokağın 46’sında çalışmalarımızı tamamladık. Kalan 14 sokağımızı da önümüzdeki ay içerisinde tamamlayarak Yahya Kemal Mahallemizin yollarını daha konforlu ve güvenli hale getirmiş oluyoruz.
Bunun yanında Sürmelibey ve Göllülü Yusuf Caddelerimizi; aydınlatma, yürüyüş yolu ve peyzaj düzenlemeleriyle şehrimize yakışan prestij caddeleri haline getireceğiz.
Sokak sokak, mahalle mahalle çalışıyoruz♥️