Tera ve Pusula gibi Şirketlerin sahip, yönetici ve yönetim kurulu üyelerinin ve 1. Derece akrabalarının mal varlıkları donduruldu.
Bu güzel bir gelişme son 2 gündür yazdıklarım yönünde çok doğru olmuş.
Bu kararda emeği geçen herkesi tebrik ederim.
Bir de eğer bizim ülkenin mevzuatına uygunsa ve suçları sabitlenirse CLAWBACK ile alınan paralar fon zedelere oranında dağıtılırsa harika olur.
Zafer Partisi Tuzla İlçe Başkanlığımız, Tuzla Kaymakamı Sayın Ümit Hüseyin Güney’i makamında ziyaret etti.
Gerçekleştirilen görüşmede; Tuzla’nın genel durumu, ilçenin ihtiyaçları, karşılaşılan sorunlar ve ilçeye değer katabilecek çalışmalar üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Nazik ev sahipliği ve değerli görüşleri için Sayın Kaymakamımız Ümit Hüseyin Güney’e teşekkür ederiz.
@umitozdag@zaferpartisi@hakanaksit34@merterkutzp@Zaferrtuzla
📌Bir insan söylemlerinde haklıysa, o haklılık er ya da geç ortaya çıkıyor.
💮2022 ve 2023 yıllarında Hükümetin Göç Politikasını eleştirip Para Karşılığı Vatandaşlık Satıldığını söylediğimden bahisle Göç İdaresi tarafından şahsıma 2 dava açılmıştı, tweetlerime erişim engeli getirilmişti, açılan davalardan birinden ceza aldım, biri hala istinafta.
⏩Şimdi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yabancı uyruklu 1070 kişinin vatandaşlık satılmak suretiyle vatandaş yapıldığı ve bu vatandaşlık işlemlerinin de muvazaalı olduğunu tespit etmiş.
‼️Organize bir suç şebekesi alenen devleti kandırarak vatandaşlık satmış.
Bunun ortaya çıkması da işlemin muvazaalı olmasından dolayı olmuş.
Yani yaklaşık 72 milyon dolar para ödenmiş, ama para bir cepten alınıp diğer cebe konulmuş.
Arada komisyoncular komisyonunu almış.
‼️Burada tek sorun yapılan işlemin danışıklı olması, işlemde şike yapılması.
Peki ya şikesiz, gerçekten parası yatırılarak alınan-satılan vatandaşlıklar?
Onlar için pozisyon temiz. Normal şekilde para karşılığı vatandaşlık alan onbinler var.
İptal edilen sadece 1070'i olacak.
Peki ben haklı söylemlerimden dolayı neden ceza aldım?
İşte gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır.
📌Sığınmacı konusu ve bunlara vatandaşlık dağıtılması hükümetin haksız olduğu ama eleştirilere tahammül edemediği hatalı bir politikaydı.
Deprem zamanı Hatay'a yardım götürdüğümüz tırımız Suriyeliler tarafından yağmalandı.
Tırın kasasında bizzat ben ve arkadaşlarım vardı, biz yağmalandık.
"Sığınmacılar deprem bölgesinde yağma yapıyor" dediğim için 20 ay hapis cezası aldım.
📌Sevgili takipçilerim ve okurlarım... Ben her zaman doğru bildiğimi söyledim. Doğru bildiklerimi söyleyip insanları uyarmaya çalıştığım için tehditler aldım, hükümler giydim, yargılandım, korkutulmaya, baskılanmaya çalışıldım.
Yazdıklarımda, söylemlerimde sizlere hiçbir zaman yalan bir şey söylemedim, gerçek dışı bir şey yazmadım.
İşte bu soruşturma da bunun kanıtı olsun...
“Örgüt silahlı mücadeleyi bıraktığını beyan etti” cümlesi sorunlu bir cümledir!
📌Örgüt, PKK terör örgütüdür.
📌Bırakılması istenen şey de TERÖR EYLEMLERİDİR!
Ne mücadelesi?😡
Yayıncı Eldorina: (Amedspor-Beşiktaş maçı hk)
“Ben maç takip etmiyorum sadece tek bildiğim şey Amedspor'u sevmiyorum.
Şehitlerimiz varken yaptıkları paylaşım vesaire hoşuma gitmiyor.”
Fon krizi ve beraberinde yaşanan katılım sistemindeki sıkıntılar, AK Parti tabanını vurdu.
Ekseriyeti dolar ve faizden kaçıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vermek için buralara parasını yatırdı.
İlk defa AK Parti'nin oy deposu olan alt gelir grubuna direkt olarak zarar verildi.
Fon vurgunu o kadar büyük bir mesele ki AKP Ekonomi İşleri Başkanlığı SPK'ya yasal görevlerini hatırlatıyor.
'Sorumluluk senin, işini yap' mesajı veriyor
İktidar içi yarılmalar artık çok bariz...
Pera olmazsa Tera…
Alinin külahı Veliye, Velinin külahı Aliye.
Al takke ver külah işleri.
Bunların kim olduklarını bilmiyor muydunuz?
Tanımanız için 500 bin insanımızı dolandırmaları mı gerekiyordu?
Vatandaşı bu kan içici vampirlerden korumak devletin görevi değil mi?
Hazine ve Maliye Sekreteri Mehmet Şimşek’e soruyoruz!
“Seçim” konuşulmaya başlandıysa; macun tüpten çıkmış, ülke seçim sürecinin içine girmiş demektir.
İktidar partisinin kendi içindeki KAVGADAN da bu seçim yarışı apaçık anlaşılıyor…
Cumhur İttifakı İktidarı’nın ve AKP’nin içindeki grupların, ekiplerin, güç odaklarının “kuvvet kavgasını”; BÜROKRASİDEKİ KADROLAŞMADAN tutun, MEDYADAN SANAT DÜNYASINA, ŞİRKETLERDEN, PARA VE İŞ DÜNYASINDAN BORSAYA KADAR; her yerde yaşıyor, her sabah Türkiye yeni bir sansasyonla güne başlıyor.
İktidar kaynaklı yeni krizimiz; geçen hafta, yani 15-16 Eylül tarihlerinde sermaye piyasalarında patlak veren BORSANIN ÇÖKMESİ oldu.
Türkiye’nin kurumlarını tasfiye etmeye, en güvenli yapılarını çökertmeye ahdetmiş olan AKP; şimdi de 1980’lerin Bankerler Krizini veya 2001 yılının Bankacılık Krizini aratmayacak bir altüst oluşu sermaye piyasalarında yaşattı.
Borsa İstanbul’un (BIST 100) Endeksi 15 ve 16 Eylül’de 2 günde toplam kümülatif endeks düşüşü %7,82 düşerek neredeyse çöktü!!!
2 günde hızlı bir düşüş gösteren Borsa, bu şekilde şirketlere 1,08 trilyon TL seviyesinde bir değer kaybı yaşattı ki; bu da 22,2 milyar ($) dolar gibi yüksek bir değer kaybı anlamına gelmektedir.
Bu depremin doğrudan etkilediği ve tasfiye kararı verilen toplam 131 fondan, “zarar gören 517 bin yatırımcının” sahip olduğu fonun toplam değerinin ise 850 milyar TL, dolar cinsinden 17,4 milyar USD civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Bu durumda “Hazine ve Maliye Sekreteri” Mehmet Şimşek’e soruyoruz;
4 Kasım 2025 tarihindeki Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi konuşmasında; “borsa ve fon piyasalarındaki manipülasyonla mücadele için cezaları ağırlaştıracaklarını; özellikle bazı yatırım / hisse fonları üzerinden manipülatif işlemler ve spekülasyonlar yapıldığının farkında olduklarını ve piyasaların şeffaf, kurala dayalı ve uzun vadeli yatırım anlayışıyla işlemesi gerektiğini belirterek borsanın bir spekülasyon veya oyun alanı gibi görülmemesi gerektiğini” ifade etmesine rağmen; aradan geçen 11 ayda neden hiçbir tedbir almadı?..
Buna ek olarak; geçen Mayıs ayında uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın (Morgan Stanley Capital International); Türkiye ve Borsa İstanbul’a yönelik, özellikle piyasa şeffaflığı, fiili dolaşım (halka açıklık) oranları ve fonlar üzerinden yapılan koordineli işlemler hakkındaki uyarıları neden dikkate alınmadı?..
Zafer Partisi olarak; Türk kamuoyuna ve doğrudan zarar gören hisse senedi sahiplerine bu soruların cevabını en kısa sürede vermesini istiyor ve bekliyoruz.
Çünkü bu rakamlar, bu yük fakir halkın sırtına yükleniyor!
Sonuç olarak; uluslararası kuruluşların da uyarılarına rağmen yeterince önlem alınmadığı için piyasalarda oynanan; Ponzi-Saadet Zinciri benzeri uygulamalar ve yapılan manipülasyonları önleyemediniz!!!
Vatandaşa, Türk toplumuna yaşatılan ağır ekonomik sorunlar ve maliyetin üzerine bir de bu “çöken borsa krizi” eklenmiş oldu ve AKP’nin ülke yönetimindeki başarısızlıklarına bir yenisi daha eklenmiş oldu.
AKP, uyguladığı yanlış politikalarla Türk ekonomisini ithalata bağımlı hale getirirken, bu sayede; tarımı ve Türk çiftçisini de batırmış, Türk sanayisini kapanma ve iflas noktasına getirmiş ve gördüğünüz gibi; geçen hafta Borsayı da çökerterek; “tasarruf sahibi yatırımcıları” da zamanında tedbir almayarak büyük bir zarara uğratmıştır.
Zafer Partisi buna sebep olanların en ağır şekilde hesap vermeleri için bu sorunun, konunun takipçisi olacak ve insanlarımızın bundan daha fazla zarar görmemesi için uyarılarda bulunmaya ve vatandaşlarımızın yanında durmaya devam edecektir.
@umitozdag@zaferpartisi
Neymiş efendim, ben Amedspor’a PKK’nın sportif faaliyetleri diyemezmişim.
Oğlum, bunu ben demiyorum. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu diyor.
Konu kapanmıştır.