İlimizin gastronomisine katkı sunan Laura Cafe & Restaurant Şefi Sayın Ali Geyik; Yönetim Kurulu Başkanımız Necdet Takva'ya nezaket ziyaretinde bulundu.
@NecdetTakva@geyikali
Van Şehir Okumaları İkinci Yılında Kültürel Miras Çalışmaları ile Devam Ediyor!
Van Şehir Okumaları, ikinci yılında “Kültürel Miras Çalışmaları” başlığıyla yoluna devam ediyor. 6 ay sürecek programda her ay farklı bir tema işlenecek. Bu ay UNESCO bağlamında “Kültürel Miras Çalışmaları” üzerine bir program hazırlandı.
Bu yıl program, herkesin katkısına açık ve gönüllülük esasına dayalı bir şekilde yürütülüyor. Logo kullanılmadan, tüm kesimlerin desteğine açık bir platform olarak tasarlandığı için şehirdeki her bireyin kendine ait bir söz, bir iz bırakabileceği ortak bir zemin sunuyor. Katılmak için herhangi bir şart ya da kayıt bulunmuyor; gönüllülük temelinde herkesin katkısına açık bir program olarak ilerliyor.
“Şehir Bizim, Miras Hepimizin!” sloganıyla düzenlenen Ekim Ayı Etkinlik Programı; online seminerler, gezi programları ve yüz yüze buluşmalarla katılımcılara zengin bir içerik sunuyor.
📌 Ekim Programı Takvimi:
3 Ekim 2025 – 20.00 (Online Seminer):
“UNESCO ve Kültürel Miras Çalışmaları”
11 Ekim 2025 (Gezi Programı):
Erciş Köy Enstitüsü, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ve Harabe Şehir, Tarihi Bitlis Şehri
17 Ekim 2025 – 19.00 (Yüz Yüze Seminer):
“Kültürel Mirasımız”
Mekân: Van Yeni Bedesten Çarşısı
Etkinlikler, Van’ın kültürel mirasına dair farkındalığı artırmayı, yerel ve uluslararası düzeyde koruma çalışmalarının önemini vurgulamayı amaçlıyor.
Önümüzdeki ay ise “Restorasyon Süreci ve Kültürel Mirasın Korunması” başlığı altında yeni etkinlikler yapılacak.
📲 Katılım ve bilgi edinmek için karekod uygulaması veya WhatsApp linki üzerinden gruba dahil olabilirsiniz:
👉 WhatsApp Grubu Katılım Linki https://t.co/auluGTiUQO
@tcbestepe@iletisim@MaviFularl@csbgovtr@murat_kurum@ulas1071@valiozanbalci75@ArvasAbdulahat@BKayaturk65@K_Turkmenoglu_V@gulsenorhan@tcvanvaliligi@menafturan@vanbuyuksehirbb@MUSIADVan@TC_DAKA@VATBO@aaras65@vankulturizm@vantsokurumsal@tobbvankgk @vasikd_van @TKvanedremit@uvercinkaksm@Ninovasahne@bilhikem@turkpdrvan@dksm@AlzheimerTR@TC_UNESCODT@WanHaber@vaninruhu@SemraOdabasi@ErdognOzel@Ercandemircivan@zeynepozalp13@dksmvan@umitsari65@MuzafferYazlik@CennetinSehri@gelenekselSD@alicheffff
Van kendi özgün mutfağıyla bir marka şehir olabilir. Otlu peynirden murtuğaya, tandır ekmeğinden kavuta kadar zengin lezzetleriyle yerel mirasını dünya mutfağına taşımayı hedef bilmeli Gastronomi sadece yemek değil,kimliktir
@mehmetavci65 güzel bir konuya değinmişsiniz teşekkür
VAN, PERU'NUN İZİNDEN GİDEREK NASIL GASTRONOMİNİN BAŞKENTİ OLABİLİR
Peru, 1990’ların ortasında Latin Amerika’nın en yoksul ülkelerinden biriydi. 1990’da kişi başı milli gelir yalnızca 2.100 dolar civarındaydı, nüfusun yaklaşık %55’i yoksulluk sınırının altında yaşıyordu. Ülke engebeli dağlık coğrafyası, ulaşım zorlukları ve tarımsal üretimdeki verimsizlik nedeniyle uzun süre ekonomik kalkınmada geride kaldı.
Benzer bir tablo Türkiye’nin doğusunda, Van’da da görülüyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’nin en yoksul illerinden biri olan Van’da kişi başı gelir ülke ortalamasının %40 altında. Bölgenin büyük kısmı yüksek rakımlı ve kırsal, sert iklim koşulları tarımsal üretimi ve ulaşımı zorlaştırıyor. Van Gölü ve çevresindeki eşsiz doğal zenginlikler ise yeterince değerlendirilmemiş durumda.
Peru, bu dezavantajlı coğrafyasını avantaja çevirerek bir mucize yarattı. Yüksek dağ köylerinde yetişen endemik bitkileri, And Dağları’na özgü ürünleri ve geleneksel yemeklerini modern mutfakla buluşturdu. Bugün Peru, sadece Machu Picchu’yla değil, dünyanın en iyi restoran listelerinin zirvesine çıkan gastronomi kültürüyle tanınıyor ve yılda milyarlarca dolarlık turizm geliri elde ediyor.
Peki VAN KENDİ MUCİZESİNİ YARATABİLİR Mİ? Yerel ürünler, vizyoner şefler ve stratejik desteklerle bu bölgeyi gastronomi turizminin merkezi haline getirmek mümkün olabilir mi?
Bu makalede, Peru’nun izlediği yolu adım adım inceleyerek Van için uygulanabilir dersler çıkarmaya çalışacağım.
Yirmi beş yıl önce Peru’nun mutfağı uluslararası arenada neredeyse görünmezdi. Bugün LİMA KENTİ, DÜNYANIN EN İYİ RESTORAN LİSTELERİNİN ZİRVESİNDE.
Ülkenin yemek kültürü, hem bir ekonomik motor hem de ulusal gururun sembolü haline geldi. Uzmanlara göre bu başarı tesadüf değil; şeflerin cesur vizyonu, devletin akıllı politikaları ve yerel üreticilerin sabırlı emeğiyle örülen bir hikâye ile karşı karşıyayız.
İlk Kıvılcım: BİR ŞEFİN ÜLKEYE GERİ DÖNÜŞÜ (1994)
1994’te Paris’teki Cordon Bleu’de eğitim alan Gastón Acurio, ülkesine döndüğünde bir devrimi başlatacağını bilmiyordu. Astrid & Gastón adlı restoranında Fransız tekniklerini Peru’nun patatesi, biberi ve deniz ürünleriyle buluşturdu. Bu süreç, modern Peru mutfağın doğuşu oldu.
Devletin Hamlesi: PromPerú ve GASTRONOMİ MARKALAŞMASI (2006-2012)
2006’da hükümet, turizmi çeşitlendirmek için yeni bir strateji başlattı. Dış Ticaret ve Turizm Bakanlığı (MINCETUR) bünyesindeki PromPerú, “Perú Mucho Gusto” kampanyasıyla yeni jenerasyon Peru mutfağını uluslararası festivallere taşıdı. Yerel yönetimler, küçük üreticilere destek vererek onları restoranlarla buluşturdu.
Mistura gastronomi fuarı ilk yılında 80 bin ziyaretçi çekti, bugün bu rakam yarım milyonu aşıyor. Festival, Peru mutfağının vitrinine dönüşürken, KIRSAL BÖLGELERDEKİ ÇİFTÇİLERE YENİ GELİR KAPILARI AÇTI
FİNE DINING SAHNESİNDEKİ YÜKSELİŞ: Şefler Küresel Arenada
Virgilio Martínez (Central): Yüksekliklere göre düzenlenmiş 20 tabaklık menüsüyle And Dağları’nın ekosistemlerini dünya gastronomi haritasına taşıdı.
Mitsuharu Tsumura (Maido): Japon ve Peru mutfağını birleştirerek 2025’te dünyanın en iyi restoranı seçildi.
Gastón Acurio: Peru mutfağının “diplomatı” olarak 40’tan fazla restoranla dünya çapında markalaştı.
Bu şefler, sadece yaratıcı menülerle değil, YEREL ÇİFTÇİLERLE KURDUKLARI BAĞLARLA DA GASTRONOMİYİ SÜRDÜRÜLENİLİR KILDILAR
Örneğin Virgilio Martínez’in Mater Iniciativa girişimi, 4.000–5.000 metre yükseklikte yaşayan küçük çiftçilerle doğrudan çalışıyor. Geleneksel yöntemlerle yetiştirilen patates çeşitleri, quinoa, yüksek irtifa yosunları ve And bitkileri modern fine dining menülerine taşınıyor. Şefler, üreticilere uzun vadeli alım garantileri vererek onların gelirini istikrarlı hale getiriyor, böylece gastronomi yerel ekonomiyi dönüştürüyor… 1/3
81 Bajar, 81 Tehm li Wanê Dicivin!
Pêşangeha Gurme û Gastronomiyê ya Wanê di navbera 25-28ê Îlonê de li Navenda Pêşangeh û Komcivînê ya Wanê ji deriyên xwe cîhanê re vedike.
Yemek uzmanı ve yazarı Sahrap Soysal;
15-17 Eylül tarihleri arasında düzenleyeceğimiz "Van Mutfak Gurme Fuarı"nda olacak.
#VanGurmeFuarı
DETAYLI BİLGİ 👉 https://t.co/vTH7nZpzhD
Herkese Günaydın!
Mutfağımız, yemeklerimiz, tescilli kültürel değerlerimiz ilk kez kurumsal bütünlük içerisinde görücüye çıkıyor!
VanTso, Dünya ve Ülke Gastronomisine ilk kez kapı aralıyor, şehrin gastronomisini kültür turizminde yeni bir aşamaya taşıyor!
#VanZamanı