Anayasa artık şeklen bile Savcıların umurunda değil. Anayasada kürsü dokunulmazlığı hükmü çok açık.
Madde 83 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Turhan Çömez'e Meclis kürsüsünden yaptığı konuşma için soruşturma açıldı.
Gazetecilere uygulanmayacak denerek çıkan ama onlarca gazetecinin tutuklanmasına yol açan meşhur 'dezenformasyon yasası' şimdi milletvekillerine işletilmek isteniyor...
Bu iktidar dönemindeki yolsuzlukları ve hukuksuzlukları ortaya çıkaran gazetecilerden hukukçulara, akademisyenlerden sıradan vatandaşlara kadar on binlerce kişi bulabildikleri her mecra üzerinden Yeni Parti'li siyasetçilere çerçeve yasaya evet demenin hukuki, siyasi ve toplumsal ölçekte yaratabileceği sorunları anlatmaya çalışıyor. Bu eleştirilere tatmin edici bir cevap verilemediği için @yenipartiyiz hâlâ pozisyonunu kamuoyu önünde açıkça ilan edip savunabilmiş değil. Savunma büyük ölçüde bu iktidarla nasıl bir geleceğe ulaşacağı belli olmayan bir barış anlatısına dayanıyor.
Bu eleştirileri yapan insanların barışla bir sorunu yok; Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesine de karşı değiller. İtiraz ettikleri şey, barış hedefi değil, bunun hangi siyasi ve hukuki mekanizma üzerinden gerçekleştirilmeye çalışıldığı.
Ana muhalefet partisini fiilen kapatan, yüzlerce siyasetçiyi hapse atan, iki yıllık sürece rağmen Kürt sorununda somut bir demokratik adım atmayan ve Anayasa Mahkemesi kararlarını dahi tanımayan bir iktidara geniş inisiyatif tanıyan bu yasaya onay vermenin siyaseten telafisi çok zor bir hata olacağını düşünüyorlar. Üstelik bu yetkilerin ileride muhalefete karşı nasıl kullanılacağına dair derin kaygılar taşıyorlar. Bu noktada @timursoykan'ın eleştirilerini paylaşıyorum.
Çerçeve yasanın ne kadar özensiz hazırlandığı ve sorunlu olduğu kabul edildikten sonra, bütün bu itirazlara rağmen gidip evet oyu kullanmak yeni kurulan partiyle tabanı arasında ciddi bir güven sorunu yaratabilir. CHP'nin aksine Yeni Parti'nin hazır bir örgüt yapısı, köklü bir tarihsel kimliği ya da Hazine yardımı yok. Ancak temsil ettiği toplumsal tabana dayanarak kaynak yaratabilir, örgütünü kurabilir ve üye sayısını artırabilir. Bu nedenle seçmeniyle kuracağı güven ilişkisi Yeni Parti açısından diğer partilerden çok daha önemli. Yeni bir siyasi oluşum açısından en zor telafi edilen kayıp oy değil, başlangıçta kaybedilen güvendir.
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.