A Millî Takımımız için, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından hazırlanan “Siz Hepiniz Biz Türkiye” marşı sizlerle.
Millî Takımımızın Dünya Kupası yolculuğunda birliğimizi, beraberliğimizi ve ortak heyecanımızı yansıtan bu anlamlı çalışma; milyonlarca vatandaşımızı ay-yıldızlı formamızın etrafında buluşturan güçlü bir mesaj taşımaktadır.
Bu kıymetli eser için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ak Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı’na, katkı sunan, emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Gerekirse bırakacaksın Ecevit’te senin gibi CHP’liydi. Bırakması gerekti DSP’yi kurdu. Benzer örnek SHP’yi kuranlar gibi sen de bırakacaksın. Tarihi ne kadar güçlü ve derin olursa olsun gün gelir yeniden doğar boşver.Sen dün senin yanında mücadele edenler için yenisini kuracaksın
Özgür Özel;
“Artık iki CHP var. Atanmış CHP ve SCHP yani seçilmiş CHP. Partiyi bırakmayacağız. Bırakırsak, biz yokuz dersek yüzde 5, yüzde 3’ün altında oy alabilir bunlar. Baskın seçimden de kimse endişe etmesin, adayımızı gösterir yüzde 60 oyla seçiliriz. Ama biz gidersek Biz gidersek CHP tarihi, logosu, markası sarayın atadığı bir yönetimin elinde kalır, nasıl bırakalım?”
(T24)
Ya bilgisayar başında yaş ortalaması 15 ile 18 yaşında bir grup gencin takip ettiği bir adam bu çocukların zaten yaşı 18 üzerine çıktığında doğru kararı verirler şu herifi bizim muhaliflerin sürekli gündem yapmasında gına geldi konuşsun dursun salın anasını satayım
Bu elemanın düzenli bir şekilde kime oy vereceği neden gündem oluyor? Kime oy verirse versin buna bakıp ona göre tercihi şekillenen insanların desteğine zaten kimsenin ihtiyacı olmasın kendi çöplüklerde yuvarlanıp dursunlar ne konuşursa konuşsunlar
Jahrein, gelen eleştirilere yanıt verdi.
“Bana istediğiniz kadar sinirlenebilirsiniz. Ben bugün niye bu kadar rahatım? Çünkü hiç şaşırmadım. Niye üzülmüyorum yaşananlara? Çünkü kendi düşen ağlamaz. Bunların hepsini sırayla söyledik. Her adımda "yanlış yapıyorsunuz" dediğimizde yine bugün bizi linçleyenler bizi hayvan gibi linçledi.
Bugün bize "Kılıçdaroğlu'na niye bir şey demiyorsun?" diyen insanlar; biz "Kılıçdaroğlu aday olmasın" dediğimizde siz bizim ağzımıza s*çtınız. Ben Kılıçdaroğlu'na ettiğim küfürlerden dolayı yargılanıyorum zaten. Kılıçdaroğlu'na ben daha ne söyleyeyim? 3 yıl sonra sen bu adamın ne olduğunu anlamışsın, bana "Niye sessizsin?" diyorsun. Oğlum siz şizofren misiniz? Delirdiniz mi? Ondan sonrasında biz "Bu adam meşruiyetini kaybetti. Bu adamın itibarını artık tamamen bitirmeniz lazım" dedik. Çıkıp 2 kelime Kılıçdaroğlu'na karşı bir şey söyleyemediniz.
Bu adam siyasi olarak rakip değil, artık sizi düşmanınız pozisyonuna gelmişken siz yine üstüne toz kondurmadınız. O adamın portresini oradan kaldırmak, Z kuşağından genç bir çocuğa nail oldu. Bu kadar basiretsiz olunmaz. Bu süreç içerisinde size "Bu açılım sürecine destek vermeyin" dedik. Yine bizi linçlediniz. Yine iktidarın karşısında hiçbir duruş yok. Hiçbir konuda muhalif olmadınız, mutabık oldunuz. Bugün mutabık olduğunu adamlar, sizden devşirdikleri güçle sizin kafanıza vurdu, "Niye şaşırmadınız?" diyorsunuz. Buna niye şaşırayım? Bu belliydi ki.
Kendi düşen ağlamaz. Biz oturacağız, ağlayacağız, üzüleceğiz, yok biber gazı atılmış, bilmem ne... Yapma ya. Ülkede demokrasi mi bitmiş? Tek partili döneme mi girdik biz şimdi? Yapma ya. İyi, fark ettiğin çok iyi oldu.
Sen hiçbir yerde doğru hamleyi yapmadın. Hiçbir yerde bizi dinlemedin. "Bu insanlar, aşiretçi maşiretçi insanlar. Bunlarla demokrasi insanlar. Bunlarla sol olmaz. Gelin, beton Atatürkçülere, Türk milletine geri dönün." dedik. "Yok. YPG bizim kardeş partimiz. Kürt gencinin Türk'ten daha çok sorunu var. Ben içeride 4 kere nutuk okudum. Kürtçe öğreniyorum. Newroz piroz be." dedin. E ne oldu bugün? Verilen ikonik fotoğrafta bile bozkurt yapan çocuklar senin arkanda yine. O kadar kalplerini kırmana rağmen. Sen bizi elinin tersiyle ittin, ben bugün çıkacakmışım "Vah vah, neler oluyor?" diyecekmişim. Bizi buraya sen getirdin. Biz mi getirdik? Saraçhane'de orada değil miydik? Tuttun mu elimizden?”
Yalçın hocanın yaşam biçimi ve tercihleri kendisini ilgilendirir. Ancak “yetmez ama evet” gibi toplumu ilgilendiren konular hepimizi ilgilendirir. Yalçın hoca, senin gibi zamanın ruhuna kendini bırakmak yerine kararlı bir duruş sergilemiştir. Bu yaşam felsefesi seni beşe katlar
Etyen Mahçupyan: "Yalçın Küçük kişiliğinin peşinden gitti ve kendini giderek daha az önemli birine dönüştürdü"
https://t.co/32gDIZ4ZJh
🎙️Türkiye'de belirli bir zekaya sahip olan insanların önünde iki tür entelektüel hayat var. Merakın peşinden gidenler var, kişiliğinin peşinden gidenler var.
🎙️Yalçın Küçük kendi kişiliğinin peşinden gitti. Kendisini çok önemseyen büyük bir ego. Her zaman farklı, aykırı, çıkıntı bir şeyler söyledi. Bunu sadece söyledikleri yaşam tarzı ve kılık kıyafetleriyle de bütünleştirdi. Kırmızı kaşkolunu sembolleştirdi.
🎙️Onu çok tatmin eden bir hayat olduğunu sanmıyorum. Kendini çok önemsiyorsan beğenilmek arzusu öne çıkıyor. Bu arzu tatmin olmayınca cemaati daraltıyorsun. Tamamen yalnızlaşmaya doğru da gidebiliyorsun. Bu tür dramatik bir hayatı oldu bence. Giderek daha az önemli hale geldi ve sonunda neredeyse hiç önemli olmayan birine dönüştü. Oysa kapasite olarak, zihninin çalışma biçimi olarak çok daha farklı şeyler yapabilecek biriydi.
@mahcupyanlink@yildarado
Siz Ali Şeriati’ye şundan dolayı saldırıyosunuz, sizin yapmadığınızı yaptığı için. Garibana derman olmayan kutsalın kutsal olamayacağını söylediği için. Yardım edilecek garibanlar istemediği için. Siz zaten mezhepçisiniz de asıl sizin gibi egemene kul olmadığı için kızıyosunuz