@guskuay Arkasında Katar varmış, dünyanın en büyük gıda deviymiş... Burası dingonun ahırı mı? Sen gel piyasanın göbeğinde kartel kur, milletin kursağındaki tavuğa çök, sonra "biz yabancıyız" diye ağla.
@dk_imamoglu Bacım şu an ülkenin en zor zamanı değil senin kocanın en zor zamanı çünkü belediyeden halkın parasını çaldı. Kurtuluş Savaşı ile senin kocanın yaptığı hırsızlığın hiçbir ortak noktası yok. Özgür Özel "bir hırsızlığı varsa boşa kocanı" demedi mi sana?
Bu ülkede bizim bilmediğimiz bambaşka hayatlar yaşanıyor. Ömer Sarıgül’den ayrılmak isteyen eşi Revna Sarıgül’ün isteklerine bakın… Nafaka olarak 30 milyon TL tazminat, her ay 15 bin dolar. Ayrıyeten Etiler’de çok değerli bir yerde çocuğun üzerine yapılan bir ev ve o evin elektrik, su, doğalgaz, aidat ödemeleri, ayrıca evin tadilatı için 200 bin dolar, iki çocuğun tüm okul masrafları, özel ders, sağlık sigortaları, geçirecekleri yaz kampları, çocuklara araba, şoför... Ve aynı zamanda çocukların iyi bir okula gitmesi ve her ay o okula gidebilmesi için her ay 200 bin dolar artı para istiyor. Gerçekten her kim olunursa olunsun bu normal bir tutar değil. Hani insan hakkı neyse, ihtiyacı neyse onu almalı; hani insanlar bu sebeplerden ötürü evlenmekten bile korkar hale geldi. Çocukların geleceği için ne gerekiyorsa yapılmalı, sizlerin para hırsı yüzünden bu çocuklara dünya zehir edilmemeli, bu kadar mal mülk talebi olurken. Kadın aylardır çocuklarını dahi göstermiyormuş. Çocuklar maddi çıkar ve insanların beklentileri için kullanılan bir araç değildir. Bir baba evladından mahrum bırakılmamalıdır, anne de aynı şekilde. Hani istenilen bu taleplere mi şaşırayım, bu kadar maddi beklentilere mi, yoksa bunun bizlerle paylaşılmasına mı… Nasıl bir çağa, nasıl bir düzene denk geldik anlamış değilim.
Dostlar, kaç gündür benzeri tehdit mesajları alıyorum. Twitter hesabımı Almanya’ya şikâyet ediyorlar. Küfür var mı yok mu bakmıyor bile Twitter. FETÖ’cü hesaplar sizi kafaya taktığı an toplu şikâyet ediyorlar, Twitter isteklerini kırmıyor. Bu ara FETÖ’cüler kene gibi yapışmıştı zaten. Ne kadar dikkat etsem de bekliyordum bunu.
Kısacası şerefsiz vatan hainleri hesabımı şikâyet ediyorlar. Bir omuz verin, nokta dahi olsa…
Her villanın tanesi en az 50 milyon lira. 30 tane dağıtsan 1.5 milyar TL.
Yıllık en az 150-500 milyon lira arası kazanan adamların buna ihtiyacı mı var? Bu parayla Şehit, gazi çocuklarına, yeni evlenecek yüzlerce gence daire dağıtsanıza. Hep zengine hep zengine.
57 yaşındaki bir belediye başkanı, 21 yaşındaki genç bir kadınla hangi ortamda tanışır ve onu metresi olmaya ikna eder?
Uşak Belediye Başkanı, senelerdir ÇYDD toplantılarına katılıyormuş. Bu toplantılarda "Gönüllüler, Dernek üyeleri ve Öğrenciler" bir araya geliyormuş. Başkanın otel odasında gözaltına alındığı sırada yanında bulunan 21 yaşındaki kızcağız da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından yetiştirilmiş.
Bu dernek, misyonunu "Atatürk ilke ve devrimlerini korumak, geliştirmek, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmak amacıyla; maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitimine devam edemeyen çocuklara ve gençlere fırsat eşitliği sağlamak.." şeklinde açıklıyor.
"Maddi imkansızlıklar nedeniyle" eğitimine yardımcı oldukları lise öğrencisi, 21 yaşına geldiğinde kendisini 57 yaşındaki laik ve çağdaş bir CHP'li belediye başkanının otel odasında bulmuş. Çağdaş yaşamanın da bir bedeli var tabi. O amcalar sana o bursları boşu boşuna mı verdi?
ÇYDD, Maarif Modeline işte bu sistemin yıkılmasından korktuğu için dava açmadı mı zaten?
FETÖ ihanet şebekesi doğrudan borsamıza ve ekonomimize yönelik operasyon çekiyor.
Terör örgütünün algı operasyonuna gelmeyiniz. FETÖ ihanet şebekesi özellikle borsamıza güvenilmemesi adına uğraşıyor ve özel bir çaba sarf ediyor. Lütfen oyuna gelmeyin. Sakın ama sakın.
Son sıralarda,
bizim tarihi muktesebatımıza uygun hiç bir kapsamlı proje duymadım/görmedim!
Vizyoner adım da atılmadı.
Hep Bâtıl'ın
"hak elbisesi giydirilmiş" projeleri...
Bu gidişin sonu hüsrandır.
1. Videoda, İsrail işgal askerlerinin Filistinli bir kıza saldırıp başörtüsünü çıkardığını,
2. Videoda CHP'nin yönettiği Türkiye'de 28 Şubat'ta yaşananları görüyorsunuz.
Fark var mı?
@gazetesozcu Şahsın çiftçi olmadığı, cami tuvaletinde kadınla yakalandığı, devletten aldığı yardımla yaşadığı, muhtemelen burada da bir miktar para karşılığı konuşturulduğu, Mersin’deki maaşlı provokatöre uygulanan “ananı da al git” tarifesinin tekrarının amaçlandığı, değerlendiriliyor.
Özlem Gürses, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede'yi Ak Partili diye duyuruyor.
İstismar ettiği çocuğa şüpheli bir şekilde araba çarpmış.
Takipçisi olacakmış!
Demek istiyor ki Hasbi Dede'nin istismar ettiği çocuk öldürülmek istenmiş olabilir.
Ah Özlem sen bu mesleğin utancısın!
@aslikadinnn Kes. Dağdaki teröristin keleşle yaptığını, siz şehirde feminizm maskesiyle sosyal medyada yapıyorsunuz. Aileyi, ahlâkı, toplumu dinamitlemek sizin asıl derdiniz. Kaset kumpasçısı bir şantajcıyı "kadın cinayeti" diye pazarlamak ancak sizin gibi fonlu kezofeministlere yakışır.
Duayen Tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, sosyal medya fenomeni İlber Ortaylı’yı yerden yere vurdu:
“Ortaylı’nın popüler yönü bir tarafa bırakılırsa bir kısım etkin insanların onun hakkında, “büyük ilim adamı idi” şeklindeki övgüleri çok hamasi kaldı.
Zira İlber Bey bu konuda akademi camiası içerisinde çok gerilerdedir. Doktora ve doçentlik tezi gibi üç dört kitabı dışında ilmi bir eseri yoktur.
İlber Ortaylı’yı parlatanların başında FETÖ geliyordu dedim. Zira Ortaylı FETÖ organizasyonlarının müdafi ve teşvikçisi idi.
Abant Toplantılarının en önemli temsilcilerindendi.
Gülen okullarının ve FETÖ’nün dünyayı sarmalayan gizli eğitim imparatorluğunun teşvikçisi idi.
FETÖ’nün Türk okullarını anlatan Barış Köprüleri kitabının kapağına, Toktamış Ateş, Eser Karakaş ve İlber Ortaylı’nın adlarının taşınması manidardır.
Celal Şengör ise Türkleri ilimde, teknikte, medeniyette sıfır gibi göstermeye bayılır. O, bunu İlber Ortaylı’nın bulunduğu platformlarda pek çok kez dile getirmekten çekinmedi.
Türkçü diye göklere çıkardıkları İlber Ortaylı ise yüzlerce kişinin karşısında her defasında dut yemiş bülbül gibi sustu. Ağzını açıp tek kelime edemedi. Bu nasıl bir Türkçülüktür akıl ermez.
Fatih Sultan Mehmed Han’ı içki içerdi ama kadehlerini saymadım diye alaya aldı. Bir programda ise gizli içerdi diyerek akılalmaz bir iftirada bulundu. Madem gizli içerdi sen nereden biliyorsun diyen olmadı.
Milletimizi heyecanlandıran ve büyük sevince gark eden Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesinde tam tersi bir duruş sergiledi. Müze kalması için yıkıcı bir propaganda yürüttü.
Cami olmasını bir türlü hazmedemeyerek bu defa da Ayasofya için ucube bina, gudubet bina gibi tariflere girişti.
Nihayet 7 Ekim’den sonra İsrail’in Gazze’deki insanlık dışı katliamlarını kınayacağı yerde katıldığı bir programda Celal Şengör ile birlikte, Filistinliler topraklarının büyük bölümünü sattılar tezini savunmaya çalıştı.
Katledilen on binlerce Filistinli için âdeta “oh” dedirtti.
Kendisini programlara davet eden ve astronomik ücretler ödeyen AK Partili Belediye başkanlarını, “ahmaklar ne istesem veriyorlar” diyerek nitelemesi ve aşağılamasını da bilhassa bazı kültür müdürleri ile ajans sahiplerinden defalarca işitmişimdir.”