17 mention 122 retweet 305 fav BirGün'ün tek fav alan kene haberinin yarısı kadar etmiyor. Biz neden X platformunda yalnız bırakıldık? Neden kimse bu saldırıyı görmüyor?
X'in İletişim başkanlığına uyguladığı sansüre bakın lütfen. BirGün gazetesinin 8 beğeni alan McDonald's haberi İletişim Başkanlığı'nın 1.7 milyon takipçili resmi hesabından yapılan "Dijital Çağda Kamu İletişimi" konulu 58 mention 20 Retweet ve 62 beğeni alan paylaşımının 4 katından fazla görüntüleme alıyor.
Yine BirGün gazetesinin tek etkileşimi 1 fav olan haberi 16 bin görüntüleme alırken İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın 72 mention 148 retweet ve 339 fav alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği röportaj konulu paylaşımı 21 bin görüntüleme alabiliyor.
Nasıl bir saldırı altında olduğumuzu anlayabiliyor musunuz? Ülkenin iletişim başkanının Cumhurbaşkanı paylaşımı BirGün'ün tek fav lan kene paylaşımını zor geçiyor.
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının son dönemdeki çalışmaları, hiçbir şeye alet ve tâbi olmadan görevini yapan yöneticilerin ülkeyi ne kadar ferahlatabileceğini gösteriyor.
Ortaya konulan kararlılık aynı zamanda önemli bir gerçeği de hatırlatıyor:
İçişleri ve adalet aynı iradeyle hareket etmeden sonuç alınamıyor.
Gülistan Doku dosyasının yıllar sonra yeniden ele alınması bunun en çarpıcı örneklerinden biri.
Bugün dönemin İçişleri Bakanı’na “Neden o zaman ortaya çıkarmadınız?” diye soruluyor.
Oysa İçişleri ne kadar kararlı olursa olsun, adalet mekanizması aynı kararlılıkla işlemediğinde tek başına sonuç alması mümkün değildir.
Ancak belediyelerde ve imarda ortaya çıkan çürümüş yapı önümüze serildikçe, insan adaletin sağlanmasının yalnızca iyi niyet ve kararlılıkla çözülebilecek kadar kolay olmadığını da görüyor.
İnsanların en çok şikâyet ettiği alanlardan biri imarsa, diğeri adalet.
Bu kadar çok insanın adaletin dağıtılmasından ve sistemin çok yavaş işlemesinden şikâyetçi olmasının muhakkak bir sebebi vardır.
Gücü olan istediği imarı yaptırıyor.
Gücü olan bulunamıyor, yargılanamıyor, cezalandırılmıyor.
Adalete güvenen ise hakkının teslim edilmesini bekleyip duruyor.
İnsan, belediyelerde gördüğümüz çürümüşlüğün benzeri adalet sisteminin içinde de varsa neler olabileceğini düşünmeden edemiyor.
Suçluların üzerine gitmek ne kadar önemliyse, o suçların hesabını soracak yargının dürüst, tarafsız ve hızlı işlemesi de o kadar önemlidir.
Bugün atılan adımlar umut veriyor.
Ama milletçe hayal kırıklıklarına çok alıştık.
Başlayan bu mücadele yarım kalmasın.
Bu defa umut, yine hayal kırıklığına dönüşmesin.
➡️ Halk TV. Mehmet Tezkan biraz sert olacak ama Yeni Parti kurulma aşamasında, ilk vurgununu yedi, bu Yeni Partinin bölünme işaretidir, Partiyi ortadan böldüler, Özgür Özel Liderlik ağırlığını koyamadı,
📌Emanetçi Özgür Özel, 10 günde dağıldınız, Halk TV.sana çakıyorlar yoksa ödemelerimi kestiniz.
Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, bu görevine gelmeden önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yapıyordu.
O dönem ortaya koyduğu performans ve imza attığı önemli başarılar, kamuoyunun tamamı tarafından bilinmese de yargı camiasında yakından bilinir.
Çalışkanlığı, takım ruhu, duruşu ve cesaretiyle tanınan bir isimdir. Birlikte görev yaptığı mesai arkadaşlarının kendisine duyduğu sevgi ve saygı da bunun en açık göstergelerindendir.
Başsavcı vekilliği sonrasında Sayın Adalet Bakanı tarafından Bakanlıkta görevlendirilen Burak Ceyhan, Bakan Yardımcısı olarak görevine devam etmektedir.
İstanbul’da nasıl bir çizgisi ve duruşu varsa Ankara’da da bundan en küçük bir taviz vermemiştir. Aksine, geçmişteki başarılarının üzerine koyarak görevini başarıyla sürdürmüştür.
Hâl böyleyken, her fırsatta Burak Ceyhan’ı hedef hâline getirmeye çalışmak ne hakkaniyetlidir ne de iyi niyetli bir yaklaşımdır.
Anlaşılan o ki geçmiş dönem Adalet Bakanlığı sürecinde bir dediği iki edilmeyen bazı çevreler, bu dönemde her istedikleri gerçekleşmiyor diye hayatı başarılarla dolu bir kamu görevlisini hedef tahtasına koymaya çalışıyor.
Bu yöntemden vazgeçmelidirler.
Birilerinin kişisel beklentilerinin karşılanmaması, görevini başarıyla yapan bir insanı itibarsızlaştırmak için gerekçe olamaz.
Burak Ceyhan’ın dün de bugün de yaptığı iş, görevini hakkıyla yerine getirmektir.
Gerisi, beklentileri karşılanmayanların meselesidir.
Sosyal medyada örgütlenen bu çete, sadece devlet ve kişiler hakkında itibar suikastı, yalan haber, iftira yoluyla hareket etmiyor, aynı zamanda da yıllardır bizim hesaplarımızı toplu olarak şikayet edip engelleyerek etkileşimlerimizi ve görüntülenmemizi engelliyor. Böylece onların yalan ve iftiraları milyonlara ulaşırken, zaten doğal olarak algoritma tarafından da sansürlenen, milli duruşa sahip insanların hesapları giderek görünmez hâle geliyor.
Bugün şahsıma karşı düzenlenen bu operasyonun çok daha büyüğü devletimize karşı da bu örgütlü çete tarafından düzenleniyor.
Terörsüz Türkiye sürecinde *dijital terörle" mücadele de çok önemli bir başlık.
Bu mücadele sesimizi duymanızı ve bize destek vermenizi temenni ediyor, tekrar devletimiz ve milletimiz adına tavizsiz duruşunuz için size canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
@abakingurlek@adalet_bakanlik@SiberayEGM@EmniyetGM@iletisim
Sayın Bakanım @abakingurlek,
Öncelikle Terörsüz Türkiye adına verdiğiniz tavizsiz mücadele için sizi takdir ve tebrik ediyorum.
Ben yurt dışında yaşayan ve yıllardır terörün bitmesi için gerek medya gerek dijital mecrada mücadele veren, uluslararası ilişkiler uzmanı olarak faaliyet gösteren bir Türk vatandaşıyım: https://t.co/xpZzoITpzD
Ve maalesef yıllardır tam da bu sebeple ben ve ailem hedef gösteriliyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Mekke Anlaşması sonrasında "İslam dünyası uyanıyor" paylaşımını yaptıktan sonra, ben ve ailem firari devlet ve İslam düşmanlarının hedefi hâline geldik.
Yalan haber ve iftiralarla ve son derece organize bir eylemle günlerdir ağır bir saldırıya uğruyorum.
Şahsıma karşı düzenlenen bu operasyonun başında, daha önce "halkı alenen kin ve düşmanlığa tahrikten" tutuklanmış, devlet düşmanlığını alenen ilan eden, bana yazdığı yorumlarda "ayrıcalıklı yeşil pasaporta" sahip olduğunu iddia eden, sosyal medyada Distaste kullanıcı adıyla tanınan Fahrettin Gökberk Akbulut geliyor. Bu firari şahıs, farklı hesaplar aracılığıyla devlet düşmanlığını körüklemeye ve yalan haberler yaymaya devam ediyor. Ayrıca bu şahıs son derece organize hareket eden bir bot ağını yönetiyor.
Kullanıcı adlarını sürekli değiştiren söz konusu hesaplar şunlar: Distaste (@Cekimser_31), Kıyas (@kiyashaber428), Burada Yaşandı (@buradayasandi09) 👇
Ak Parti'de yetkisi bile olmayan "büro personeli" uyuşturucu kullanınca hemen iş akdi feshedilmişti.
Buna rağmen 5 yıl Ak Partililere "pudra" diye saldırıp herkesi suçladılar.
Etimesgut'un bizzat belediye başkanı uyuşturucu kullandı.
Hiç kimse tüm CHP'lileri suçlamadı.
Ahlaklı olun, ilkesel olun.
Özgür Özel'e gelince; muhalefeti de siyaseti de Ekrem İmamoğlu ile beraber mahvetti.
🇹🇷🇵🇰🇸🇦 Mekke Savunma İttifakı'nda amaç, Türk kamuoyunda söylenenlerin aksine, ne İsrail'e ne de İran'a saldırmak değil, mümkün olan en kısa sürede, NATO benzeri, saldırılamayacak derecede caydırıcılık sahibi bir güç haline gelmek.
Bu yüzdendir ki en önemli madde, saldıran üyeye değil saldırıya uğrayan üyeye destek olmak üzerine. Bu hiçbir zaman unutulmaması gereken çok önemli bir ayırım.
Verilerden de rahatlıkla görülebiliyor ki, şu an için İttifak'ın en güçlü yanı askeri gücü (hard power). Gelecekte gerçekten savaş açılamayacak kadar etkili olması isteniyorsa, bunun, ekonomi, enerji, siyaset, diplomasi, savunma sanayii, teknoloji, yumuşak güç (soft power), askeri eğitim, ortak müdahale birlikleri, vb. disiplinler ile de desteklenmesi lazım. İmkansız değil ama önce tüm üyelerin bağımsızlık konusunda kararlı olması, sonra da uzun süre üzerinde çalışmak gerekiyor.
🔴 Yeni nesil siyaset böyle olsa gerek. Dediğini yapma ertesi gün açıklama yap!!
Genel Başkanı dinlemediler şimdi destek açıklaması yapıyorlar.
Çerçeve Yasaya hayır oyu veren
Yeni Partili vekillerden Özgür Özel’e destek açıklaması geldi.
Önce liderliği tartışmaya açtılar şimdi ‘Onun gibi üstün lider görmedik’ demişler.. Yeni nesil siyaset…
Plaketteki haritada İsrail yok. Filistin 1967 öncesi topraklarına kavuşmuş. Mescid-i Aksa’nın anahtarı da resme güzelce işlenmiş.
İsrail’in yıkılışı Türkiye eliyle olacak. Biz görürüz veya görmeyiz. Tarihe not düşelim.
Gazeteci Fatih Atik, dün gece TGRT Haber’de açıkladı.
Çok ilginç.
Haluk Levent’in AHBAP’ı “Gazze’ye yardım” için topladığı yardımı Euro’ya çevirip bir bankanın kasasına koyduğunu söylemiş önce.
Savcılık kasayı açıp baktığında bir kutu ilaçla karşılaşmış.
Buharlaşan yardım miktarı ne kadar?
1 milyon Euro.
Yazıklar olsun.
Bu ülkede dışarıdan kim destek alırsa o yükseliyor. Müzik dünyasında piyasaya sürülen Manifest gibi Crush gibi. Aynı şey medyada da geçerli.
Mesela İbrahim Haskoloğlu, 2014'te manken olmaya çalışıyordu. Çok enteresan fotoğrafları vardı. İyi temizlemiş, sadece bunlar kalmış. 😂
Daha sonra İngiliz The Independent devreye girdi.
🔴 Eski AK Parti Milletvekili Said Yüce:
LC Waikiki başta olmak üzere tüm kıyafet üreticilerine sesleniyoruz.
Hassasiyeti olan anneler, babalar “Çocuklarımıza, torularımıza giydirecek Allah’ın rızasına uygun kıyafet bulamıyoruz” diye şikayet ediyorlar.
Küçücük, daracık, kısacık vücuda yapışan şortlar, pantolonlar, etekler.
Her yerde bunlar var. Dükkan dükkan, mağaza mağaza AVM AVM gezdikleri halde ne yazık ki ahlaka uygun kıyafet isteyenler, aradıklarını bulamıyorlar.
Amerika ve Avrupa, Siyonist menşeli zındıka komiteleri ve onların yerli iş birlikçileri moda adı altında Müslüman toplumları ve nesillerimizi zehirliyorlar.
Hiç olmazsa ahlaklı ve imanlı nesiller yetiştirmek isteyenlere istediklerini bulacakları ürünleri ve mağazalarda bunlara özel reyonlar ayırmak iyi olacaktır.
Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar da bu işle ilgilense fena olmaz.
Yıllarca bu kitleyi bu hale getiren zihniyet şimdi kendi yarattığı canavarın kurbanı oluyor; YP’liler daha 1 ay olmadan yaptıkları bağışları haram etmeye başladılar…
Türk millî sanayiinin engellenmesine Lozan'da karar verildi ve İsmet Paşa'ya tebliğ edildi. Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ vb. engellemelerinin sebebi buydu.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra ise bu görevi ABD devraldı. İnönü'nün teslim olduğu Marshall Yardımı"nın asıl amacı bu engelleme idi. https://t.co/VyMhYlP7xa
X hesabım, Lgbt lobisi, Siyonist Lobi ve Başıboş Köpek Lobisi aleyhinde yazdığım için kısıtlanıp duruyor.
Bunu aşmanın yolu sizin twitlerime yorum yazmanız.
Bir nokta olsa yorum sayilıyor.
Sizde nokta varsa, gönderin😎
Onlar TV paylaşımının altı yine tam bir F.TÖ merası olmuş ama Onlar TV ekibinin bu F.TÖ'cülerden haberi yokmuş. Adamlara çaktırmadan etkileşim veriyormuş F.TÖ'cüler.
Ergenekon davasında yargılanmış kahraman gazetecileri etkileşime boğmaya utanmıyor musunuz lan vatan hainleri? Bari haber verin de sağda solda inkar edip aptal durumuna düşürmesinler kendilerini.
https://t.co/grejFhEVrx
Ben artık F.TÖ'cü engellemeyeceğim, X belirli bir sayının üstünde bloklama yapan hesapları spam olarak işaretliyormuş. Ben bu troll-bot organizasyonunun etkileşim vererek şişirdiği hesapları engelliyorum artık. Kesinlikle çok daha pratik ve çok daha etkili.
Bizi engelleyerek görüntülememizi düşüren F.TÖ hesaplarının varlık sebebi, bu aşağıdaki gibi bir grup hesabı parlatmak ve olduklarından büyük göstermek. Yani aslında bizi küçük göstermeye çalışmalarının sebebi de bunları daha büyük gösterebilmek çünkü kendi söyleyemediklerini bunlara söyletiyorlar.
Bu benim kişisel fikrim tabii. Kimseyi bu aşağıdaki İmamoğlu gazetecilerini bloklamaya ve acısını bunlardan çıkarmaya teşvik etmiyorum, yanlış anlaşılmasın.
@muratagirel@timursoykan@baristerkoglu@barispehlivan@tvOnlar
Özgür Özel’in CHP genel başkanı olduğu zaman, Suriye ve Irak’ta terör örgütü Pkk ile mücadele için gerekli tezkereye Dem Partiyle “hayır” oyu verirken sessiz kalan çevreler, Özgür Özel’in başında olduğu Yeni Partinin PKK’nın tasfiyesi için çıkarılacak yasaya “evet” oyu verecek olmasını eleştiriyor.
CHP’nin “hayır” oyu verdiği o teskerelerle TSK ve MİT, sınır ötesi operasyonlarla PKK’yı tasfiye noktasına getirken iki yüzlü güruh o gün olduğu gibi bugün de kısır siyasi hesap peşinde.