Odyssey filmi vizyona girmişken, Sait Maden'in, bu zamana kadar yapılmış en iyi Odysseia kapakları arasında sayılabilecek kapağını tekrar hatırlatalım (1978).
Seiko’nun günlü takvimlerine dikkat ettiyseniz “cumartesiler mavi renkte” ve “pazarlar kırmızı renkte”dir. Peki neden?
Neredeyse hepimizin gördüğü ama nedeni pek bilinmeyen enteresan, tatlı bir bilgiyi sizinle de paylaşayım istedim.
Aslında nedeni biraz da tarihsel sebeplere dayanıyor;
1973’teki petrol krizine kadar Japonya’da çalışma düzeni şu şekildeydi:
Pazartesiden cumaya kadar tam gün,
Cumartesi yarım gün,
Pazar tatil.
Genellikle bu dönemki Seiko’larda sadece pazar günleri tatile dikkat çekmek adına “kırmızı” renge boyanır, diğer günlerse siyah olurdu.
Fakat 1973’te petrol kriziyle birlikte Japonya’da sistem de değişti ve şirketlerin çoğu elektrik tasarrufu için cumartesi günlerini de tam tatil yaptı. Zira Japonya elektrik enerjisinin %75-80’ini buradan sağlıyordu.
Fakat çoğu şirket tatil ederken günlük hayatta çalışması önem arz eden veya tasarrufa dahil olmayan şirketlerse cumartesi yarım gün çalışmayı sürdürmüştü.
Yine bu kriz nedeniyle öncelikle Japonya’daki basılı duvar takvimlerinde cumartesileri elektrik tasarrufuna dikkat çekmek için maviye boyandı, bu aynı zamanda da bazı şirketlerde mesai olabileceği durumuna dikkat çekiyordu.
Seiko ise işte bu durumu benimsedi ve takvimlerinde cumartesileri mavi, pazarlarıysa kırmızı renkte göstermeye başladı.
1996’da Japonya’da işler değişip cumartesi günleri de artık tam gün tatil sayılsa da Seiko bu geleneği sürdürmeye devam etti.
Naçizane paylaşayım istedim, sevgiler.🤞
Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması, ifade özgürlüksüzlüğümüzün yine suratlarımıza haykırılmasıdır. Kimse bunu "öyle yaparsan böyle olur" numaraları ile hafifletmeye kalkmasın. Deniz Göktaş'ın bu durumu asaletle taşıması ve hatta ön görmüş olması da bu durumu daha yutulur kılmaz.
Müge Cengizkan ve Ali Cengizkan’ın editörlüğünde, Dilara Sezgin’in tasarımıyla hazırlanan Diyalogla Mimarlık: Per Se 2015-2025 kitabı, @studioperse1'nin 10 yıllık hikayesini aktarıyor.
https://t.co/OO7VlS5fIk
Çok tuhaf bir diyalog bu. Arda Güler “Eleştiriler haklı, özür dileriz, bana dair verdiğiniz bilgi yanlış” diyor. İbrahim Kırkayak da “Sizi korumaya çalıştık” diyerek seviyesiz eleştirilere vurgu yapıyor. Muhabirlerin görevi futbolcuları korumak mı? Eleştirilere cevap vermek gazetecilere mi düştü?
Belki de bu sebeple “Bizim Çocuklar” hitabını bırakmalıyız artık. Karşımızda profesyonel, yetişkin topçular var. Bırakalım hatalarını da başarılarını da kendileri anlatsın. Biz onların yerine konuşma, sporculara abilik yapma hakkına sahip değiliz. Soru soralım, cevap versinler, ona göre teşhislerimizi yapalım.
Başarıda pay aramayalım, başarısızlığa da kılıf bulmayalım:
Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorsunuz demek… Benim babam, sizin doğru bulmadığınız dokunulmazlığı kaldırılınca, görev gereği KÜRSÜ DIŞINDA okuduğu mektup yüzünden 60 yaşında tutsak edildi. Gençliğinin tam 8 yılını, aynı sizin gibi hiçbir aksiyonundan pişman olmayanların uygulattığı iğrenç, insanlık onurunu yok edecek işkencelerle geçirdikten sonra, daha sıçramadan derin bir uyku uyuyamazken yeniden mahkum oldu. Binbir çeşit yeni hastalık edindi Kandıra cezaevinde. Çok geçmeden daha da hastalandı ve öldü. Susmak istiyordum çünkü size laf atmak konforlu. Siz en basit olansınız, en kolay bölümsünüz. Katıldığınız programda Selahattin Demirtaş ve terör kelimelerini arka arkaya kullanmaya hiç utanmadığınız için susamadım. 78 yaşında birine bela okuyacak değilim fakat dokunulmazlıkların kaldırılmasından bugüne dek tutsak edilmiş, ruhunda onarılmaz yaralar açılmış, çocuklarının büyüdüğünü görememiş, aile üyelerini toprağa vermiş ve cenazesine bile gidememiş herkesin ahı her gece ve gündüz, bu dünyada ve ahirette üzerinizdedir. İyi hatırlanmayacaksınız.
#LadesBeyoglu Dün çok tesadüfen Beyoğlu Lades Lokantası'nın kapanacağını öğrendim. Hayatımın 25 yıllık anılarına sığdırdığım Lades'in bugün son günüymüş. Bugün vedalaşmak için gittin. Müdavimleri veda için gelmişlerdi.
YAPI Dergisi’nin son 100 sayısında yayımlanan projeler arasından, Türkiye mimarlığının güncel bir panoraması olarak kurgulanan proje seçkisi kapsamında mimarlığın nasıl evrildiğini gözler önüne seriyoruz.
Detaylı bilgi: https://t.co/pcqXXLuYOc