104 YIL ÖNCE BUGÜN ENVER PAŞA ŞEHİT DÜŞTÜ
4 Ağustos 1922’de, Osmanlı Devleti’nin son Harbiye Nazırı Enver Paşa, bugünkü Tacikistan sınırları içindeki Belcivan yakınlarında Sovyet Kızıl Ordusu birlikleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetti.
Bir dönem Osmanlı ordusunun başındaki isim olan Enver Paşa, Mondros Mütarekesi’nin ardından yurt dışına çıktı. Almanya ve Rusya’da bulunduğu yılların ardından Türkistan’a geçerek Sovyet hâkimiyetine karşı mücadele eden Basmacı Hareketine katıldı.
TÜRKİSTAN’DA MÜCADELEYE KATILDI
Enver Paşa, 1921 yılında Türkistan’a ulaştı.
Başlangıçta Sovyet yönetimiyle temas kuran Enver Paşa, kısa süre sonra yönünü değiştirdi ve Türkistan’daki bağımsızlık mücadelesine katıldı. Bölgedeki farklı direniş gruplarını ortak bir hedef etrafında toplamaya çalıştı.
Kısa sürede Basmacı kuvvetlerinin önde gelen komutanlarından biri hâline geldi ve Buhara ile çevresindeki bölgelerde Sovyet birliklerine karşı operasyonlar yürüttü.
SON ÇARPIŞMASI
1922 yazında Sovyet kuvvetleri, Enver Paşa’nın bulunduğu bölgeye geniş çaplı bir harekât başlattı.
4 Ağustos 1922’de, Kurban Bayramı’nın ilk günü, Belcivan yakınlarında yaşanan çatışmada Enver Paşa, yanında bulunan az sayıdaki silah arkadaşıyla birlikte Sovyet birliklerine karşı savaştı.
Dönemin Sovyet kayıtlarına göre Enver Paşa, süvari hücumu sırasında açılan makineli tüfek ateşiyle vurularak hayatını kaybetti. Çatışmanın ardından naaşı teşhis edilerek bölgeye defnedildi.
NAAŞI 74 YIL SONRA VATANA GETİRİLDİ
Enver Paşa’nın mezarı uzun yıllar Tacikistan’da kaldı.
1996 yılında Türkiye ile Tacikistan arasında yürütülen girişimler sonucunda naaşı Türkiye’ye getirildi.
İstanbul’da düzenlenen resmî törenin ardından, Abide-i Hürriyet Şehitliği’nde toprağa verildi.
Girit Adası'ndaki Hanya şehrimizde bir kutlama. Yeşil ve al bayrak Girit'e çok yakışıyordu.
Günümüzde bir tane bile Türk'ün yaşa(ya)madığı Girit adamız, Kıbrıs'ın başına neler gelebileceği konusunda en acı örnek.
#kaybolantarihinpeşinde
İş yerinde, okulda ya da sosyal çevrede hiçbir zararınız olmayan insanlar sizinle uğraşıyorsa ya sizin yerinizde olmak istiyorlardır, ya da güçlü yönünüz onların bir zayıflığına dokunuyordur. Carl Jung’un dediği gibi “gölgeleri tetikleniyor”dur. Bu da sizin sorununuz değildir.
Candan Erçetin:
"61 yaşında üniversite sınavına girip Arkeoloji kazandım. Güneşin altında, kazılarda saatlerce çalışmak beni hiç ürkütmedi.
Benim yaşımda birçok kadın Bodrum'da güneşin altında saatlerce yatıyor. İnsanın merakı bitince asıl düşüş ve yaşlanma o zaman başlıyor."
İş yerinde, okulda veya sosyal çevrede bir grup insan sizin aleyhinize ittifak kurup size mobbing ya da baskı yapmaya kalktığında sakın depresyona girmeyin. Aksine dönüp şöyle söyleyin: “bu kadar aptalı aynı amaç için bir araya getirebildiğime göre, demek fena biri değilmişim.”
Gözlerim birazcık çekik. Diyorum keşke daha çekik olsaydı da Ortaasyadaki atalara benzeseydim. Yabancılar bizim atalarımıza benzemekten ar duyduğumuzu düşünüyor. Çook gülüyorum. Türk fenotip çeşitliliği ve güzelliği diye bir şey var.
scorpio risings & pluto in the 1st housers ALWAYS have obesssive exes and ex-friends. 😵💫
the types of exes and ex-friends that love to stalk them on social media, or look at them tfrom fake accounts.
i'm telling you, these people have stories for days. just ask them. 😮💨