Mareşal Fevzi Çakmak'ı anlatan tarihçi Dr. Selim Erdoğan, Paşayla ilgili olarak;
-Fevzi Çakmak Ankara gelince Milli Mücadelenin Genelkurmay Başkanı oldu
-Mustafa Kemal Paşa'nın en yakınındaki kişilerden birisidir.
-Mustafa Kemal Atatürk'ün Fevzi Çakmak'ın mütedeyyin kişiliğine çok büyük saygısı vardır.
-Fevzi Çakmak'ın katıldığı Atatürk'ün Çankaya'daki sofralarında masaya alkol konulmazdı.
-Mustafa Kemal Paşa ile en iyi anlaştıkları konulardan birisi orduya siyasetin sokulmaması olmuştur.
-Fevzi Çakmak mütedeyyin dinini bireysel yaşayan birisiydi. Kimsenin inancını sorgulamaz kimseye de kendi inancını sorgulatmazdı.
-Fevzi Çakmak, Atatürk'ün hayalini kurduğu laiklik profiliydi
-İttihat Terakki içinde yer almış birisi değildir. Arası da onlarla kötü olmamıştır.
-Fevzi Çakmak siyasete mesafeli asker doğmuş birisidir.
-Kendisi Milli Mücadeleyi yürütürken büyük taarruz öncesinde İstanbul'daki ailesi Yunan askerleri tarafından evinden çıkartıldı. Evi Yunan karargahı yapıldı. Ailesi sokakta kaldı.
-Teğmen Muhtar 1912'de Balkan Savaşında şehit
-Yüzbaşı Nazif 1915'te Çanakkale'de şehit.
-Adını bilmediğimiz en küçük kardeşleri askeri rüştiyede şehit
-Babası Miralay Ali Sırrı Bey o da Medine'de şehit
104 yıl önce bugün, 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’de Türk topçusunun gürleyen ateşi yalnız düşman mevzilerini değil, Türk’ü Anadolu’dan söküp atmak isteyen emperyalizmin hayallerini de parçaladı.
Mustafa Kemal, Türk milletinin esir edilemeyeceğine, aman dilemeyeceğine ve en karanlık anda bile kendi kaderini değiştirecek büyük enerjiyi içinden çıkaracağına inanarak taarruz emrini verdi.
Dört gün sonra Dumlupınar’da ateş ve ihanetle imtihan edilen Türk, tarih sahnesine yeniden ve büyük bir zaferle çıktı; 9 Eylül’de işgal ordusunu denize dökerek Sevr paçavrasını tarihin çöplüğüne attı.
O sabah Kocatepe’den yükselen ses, aslında yok edilmek istenen bir milletin dünyaya ilanıydı: Biz buradayız, teslim olmayacağız, yeniden ayağa kalkacağız!
Bugünümüzü Mustafa Kemal Atatürk’e, onun liderlik ettiği kahraman ordumuza ve cephe gerisinde varını yoğunu ortaya koyan büyük Türk milletine borçluyuz.
Bugünler de geçer. Çünkü Türk, tarihi boyunca ateşle ve ihanetle sınandı; düştü ama yeniden ayağa kalktı, kuşatıldı ama teslim olmadı. Kocatepe’nin ateşi sönmedi; 104 yıldır yolumuzu aydınlatıyor. Büyük ve Kutsal Taarruz’un 104. yılı kutlu olsun.