Ahmet Bey, bu anlamlı paylaşımınız için çok teşekkür ederim. DSİ bünyesinde, hiçbir karşılık beklemeden tamamen gönüllü olarak çocukların geleceğine katkı sunmaya çalışan bir antrenörüm. Sahada döktüğümüz her damla terin, verdiğimiz emeğin bu şekilde fark edilmesi benim için en büyük motivasyon.
Tesisleriyle altyapıya verdiği emek, çocukların gelişimine sunduğu katkılar ve sadece kariyer hedefleyenler için değil, her çocuğun faydalanabildiği sosyal faaliyetleriyle örnek bir çalışma ortaya koyan DSİ’yi tebrik ediyorum. Geleceğimiz olan çocuklar için gösterdikleri bu değerli çaba takdiri hak ediyor.
DSİ Altyapı Seçmeleri yoğun katılımla devam ediyor. Üç gün süren seçmelere 2010, 2011 ve 2012 doğumlu toplam 1.500 sporcu katıldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 167 sporcu, ikinci etaba katılmaya hak kazandı.
Altyapı seçmeleri, 2013, 2014 ve 2015-2016 doğumlu sporcular için de devam edecek. Bu yaş gruplarına yönelik seçmeler 18, 19 ve 20 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek.
İlimizi başarıyla temsil eden DSİ U15 takımımızı yürekten kutluyorum.
Kendi bölgesinde namağlup şampiyon olan, Siirt’te düzenlenen 1. Kademe müsabakalarını zirvede tamamlayarak üst tura yükselen, Malatya’da gerçekleştirilen 2. Kademe müsabakalarında Türkiye’nin son 24 takımı arasından şampiyon çıkmayı başaran ve Sivas’ta oynanan 3. Kademe müsabakalarında Türkiye’nin en iyi 4 takımı arasına kalarak büyük bir başarıya imza atan DSİ U15 Takımımızı gönülden tebrik ediyorum.
Bu önemli başarıda emeği bulunan tüm sporcularımızı, ailelerini, Genel Kaptan Hayri Onat’ı, Teknik Direktör Hasan Kızıl’ı ve yardımcı antrenörler Ali Ulu, Şehmus Arsu ve Behzat Tari’yi kutluyor, emekleri için teşekkür ediyorum.
Bölgemizde altyapıya her zaman önem veren DSİ Spor Kulübü’nü de bu anlamlı başarıdan dolayı tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir konu var.
Özel ders veren, bireysel gelişim için emek harcayan tüm hocalarımıza sonsuz saygım var. Ancak beni düşündüren nokta şu: Maddi imkânları kısıtlı olan genç sporcuların, hayallerine ulaşabilmek için borca girerek ya da ailelerine yük olarak bu hizmetleri almak zorunda hissetmeleri.
Daha da düşündürücü olan ise, aynı eğitimi kendi kulübünde, kendi antrenörlerinden ücretsiz alabilecekken, bunu ücretli hizmetlerde aramalarıdır.
Oysa spor, imkânı olanın değil; emeği, disiplini ve azmi olanın yükselebileceği bir alan olmalı. Kendi takımındaki antrenörlerinin bilgi ve emeğini ikinci plana atıp, gelişimin tek yolunu ücretli eğitimlerde görmek doğru bir yaklaşım değildir.
Bir sporcunun en büyük sermayesi çalışkanlığıdır. İyi bir antrenör yol gösterir; ama asıl farkı oluşturan, o yolu istikrarla yürüyen sporcudur.
Dileğim; hiçbir gencin hayallerini maddi imkânlarla sınamak zorunda kalmaması ve her sporcunun, yanında olan hocalarının emeğinin kıymetini bilmesidir.
@irfan_gozen Değerli abim,
Senin tarafından takdir edilmek, bir kardeşin yaşayabileceği en güzel duygulardan biri. Güzel sözlerin benim için çok kıymetli. İyi ki varsın, iyi ki abimsin. Allah seni başımızdan eksik etmesin. 🙏
Yaklaşık yedi aydır yardımcı antrenörlüğünü yaptığım DSİ Spor U15 takımıyla çıktığımız bu yolculukta, 157 takım arasından Türkiye’nin son 4 takımı arasına kalmayı başardık ve sezonu Türkiye 4.’sü olarak tamamladık.
Kâğıt üzerinde bakıldığında bu büyük bir başarı. Ama yaşadıklarımızın ağırlığı, o gün bunun sevincini yaşamama bile izin vermedi. Üst üste yaşandığını düşündüğümüz hakem hataları, sadece bir maç kaybetmemize değil; aylarca gece gündüz emek veren çocuklarımızın hayallerinin de yara almasına neden oldu. Bu yüzden içimde oluşan kırgınlık, o gün elde ettiğimiz başarıyı bile gölgede bıraktı.
Biz bu süreçte sadece antrenör olmadık. Gerektiğinde sağlıkçı olduk, masör olduk, psikolog olduk, ağabey olduk. Çocuklarımızın her derdiyle ilgilendik, her gözyaşını paylaşmaya çalıştık. Onların mutluluğunu kendi mutluluğumuz, üzüntüsünü ise kendi acımız bildik.
Maçın ardından yaşadığım üzüntüyü tarif etmek gerçekten çok zor. O kadar derinden etkilendim ki, o gün tanıştığımız Taha Hocamla (@Mezzalamed ) ilk kez bir araya geldiğimizi bile bir anlığına unutmuşum. Ama o kısa tanışıklığın verdiği samimiyetle şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Kendisi çok kıymetli, çok karakterli ve iyi bir insan.
Bu süreçte ismini burada paylaşmak istemediğim bir büyüğümle de telefon görüşmesi yaptım. Söylediği birkaç cümle, yaşadığım acının içinde bana güç veren, yeniden ayağa kalkmamı sağlayan en değerli desteklerden biri oldu. Kendisine bunun için ayrıca gönülden teşekkür ediyorum.
Belki kupayı kaldıramadık ama karakteri, mücadeleyi ve emeği sonuna kadar temsil ettik. Bu çocuklarla, bu teknik ekiple ve bu ailenin bir parçası olmaktan her zaman gurur duyacağım. Gün gelecek, bugün yaşadığımız bu acı da başarı hikâyemizin en anlamlı satırlarından biri olarak hatırlanacak.
Sporcu sağlığı, başarının temelidir. Sağlıklı bir sporcu hem antrenmanlardan daha fazla verim alır hem de sakatlık riskini en aza indirir. Düzenli sağlık kontrolleri, dengeli beslenme, yeterli uyku ve doğru dinlenme; performansın sürdürülebilirliği için vazgeçilmez unsurlardır. Unutulmamalıdır ki en büyük başarı, sağlığı koruyarak elde edilen başarıdır.
Veri, spor da dahil olmak üzere yeni dünyanın iletişim dili. Yapılan testlerde başta İzokinetik cihazı olmak üzere kullanılan cihazların maksimum maliyeti 300-500 bin euro.Ama maalesef ne kulüpte ne de şehirdeki hastanelerde bu cihazlar bulunmuyor.Oysa 1-2 oyuncunun bonus parası.
157 takım arasından Türkiye’nin son 4 takımından biri olmayı başaran çocuklarımızın emeğinin, iki gündür sahada verilen tartışmalı kararlarla gölgelendiğini düşünüyoruz.
Gri pozisyonların sürekli rakip lehine değerlendirilmesi, verilmediğini düşündüğümüz penaltılar ve gösterilmeyen kırmızı kartlar; sadece bir maçın değil, bu çocukların aylarca verdiği emeğin de karşılığını etkiledi.
Bizim itirazımız yenilgiye değil, adaletedir. Sahada alın teri döken çocukların hakkının, önyargılara kurban edilmesini kabul etmiyoruz.
Eğer gerçekten bize karşı bir önyargı varsa, bunun bedelini çocuklar ödememeliydi. Haklarımızı helal etmiyoruz. Adalet er ya da geç yerini bulacaktır.
Türkiye genelinde 157 takım arasından son 4’e kalmayı başaran Diyarbakır DSİ Spor U15 takımımız, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Sivas’ta final etabında sahaya çıkıyor.
Altyapıya yatırım yapan, yetenekli oyuncuları keşfetmek isteyen tüm scout ekiplerini maçlarımıza davet ediyoruz.
Gelin, bu çocukların potansiyeline birlikte tanıklık edelim ve hak ettikleri fırsatlara ulaşmalarına destek olalım.
#DiyarbakırDSİ