Odyssey’i başarısız buldum. Medya kanalıyla iyi bir film olduğu imajı verilmiş. Sahnelerden; Ölülerle konuşma, mağarada koyun/dev, ormanın içindeki katliam ve kahkaha, sal yapması, kurban feda etme vs Yunan mitolojisini ele alıyormuş gibi gösterip Peygamberlere dem vurmuş.
İyi niyetlerin suistimal edilip, geçmişin yankılarının tek tarafa yüklenmesi etik olarak, tinsel olarak, dinsel olarak mantığa aykırı bir durumdur ve kabul edilmez. Feda edilen zamanın, mekanın ve maliyetin analiz edilmemesi; çıkar çatışması ve ben merkezcilik olarak tanımlanır.
Dünyada en önemli şeylerin başında “akıl” gelir. Öyleki, “biz kur’anı akıl sahiplerine indirdik, öyleyse düşünüp ders çıkarsınlar” der. Hatta, namazdan mesul olmayan sadece 3 grup vardır; bebekler, deliler(aklı olmayanlar) ve ölüler. O yüzdendir ki; Akıl çok önemlidir.
Zihnin akla itaat etmesi için; dinginleşmesi lazım gelir ki türev araçlarını kontrol edebilsin. Bunun içinde bazı şeyler vardır; spor yapmak, dua etmek & (mindfulness), infak (karşılıksız servetinden hibe etmek, yardımlaşmak), sessiz bir ortamda suyu izlemek ya da yüzmek gibi.
Belki zihnim bana oyun oynuyor bilmiyorum; 60’yılların başı İsrailin zulmü vardı ve Rusya-ABD Maraş da ateşi fitilledi; alevi mahallesi yakıldı, öğrenciler organize olup sağ-sol olayları patlak verdi ve sonrasında ülkeye yayıldı. Kaosun içinden 10 yıllar boyu zor çıktık.
İnsanların kendilerini inandırmaları; gerekliliğe mi dayanır, mecburiyete mi ? Bence çoğu zaman mecburiye dayanır, diğeri biraz kandırmaca gibi ama gerekli de bi şey bir yerde.