❌ Uber yok
❌ PayPal yok
❌ Booking yok
❌ Discord yok
❌ Airbnb yok
❌ Roblox yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Threads yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple Pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Samsung Wallet yok
❌ Pringles yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Yeterli et tüketimi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Hastane randevusu yok
❌ Deprem planı yok
❌ Yapı denetimi yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Gıda denetimi yok
❌ Vergide adalet yok
❌ Gençlik festivali yok
❌ Yönetimde şeffaflık yok
❌ Torpilsiz mülakat yok
❌ Vizesiz Avrupa yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ Kamuda tasarruf yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Teknoloji üretimi yok
❌ Kira denetimi yok
❌ Sansürsüz TV - sanat yok
❌ Paranın değeri yok
❌ Bağımsız üniversite yok
❌ Adalet yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Sandık güvenliği yok
❌ Yaz saati uygulaması yok
❌ Eğitimde kalite yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Diplomanın anlamı yok
❌ Uygun tatil imkanı yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet altyapısı yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Veri güvenliği yok
❌ Öğretmene kadro yok
❌ Siyasi etik yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ Yeterli öğrenci yurdu yok
❌ LGBT hakları yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Bağımsız yargı yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Sokakta can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Gençlerin umudu yok
❌ Emeklinin geçimi yok
❌ Çalışanın güvencesi yok
Soyunup saçma sapan videolar çekip instagram'da abonelik açmamış, gece kulüplerinde kendini harcamamış, namusuyla onuruyla ekmek fırınında ekmek parası kazanıyor. Bu dünyadaki en önemli şey insanın onurunu, namusunu, haysiyetini korumasıdır. Onursuz bir hayat, hayat değildir.
o sırada mavi vergi;
-bedelli askerlik ücreti
-ömür boyu nafaka yükümlülüğü
-sosyal güvenlik kaybı (yetim aylığı kesintisi)
-askerlik kaynaklı kariyer ve kıdem kaybı
-erken emeklilik hakkından mahrumiyet
-kadın girişimci hibelerinden mahrumiyet
-işverenlere sağlanan kadın istihdam teşviklerinden yoksunluk
-kız çocuklarına ödenen yüksek eğitim yardımlarından dışlanma
-çeyiz yardımı gibi devlet desteklerinden dışlanma
-eğitim ve iş hayatında kota/pozitif ayrımcılık engelleri
-kamu ihalelerinde kadın girişimci önceliklerinden dışlanma
-devletin sosyal destek paketlerindeki ikincil konum
Sonnet 4.6'ya "son güncelleme ile fixed token budget kalktı mı?, extra thinking'in yerini adative thinking mi aldı? ve xhigh ile max arasındaki fark nedir?" gibi sadece üç kolay soru sordum ve %3 usage kullandı. Her soru %1 usage :)))
https://t.co/Nll6kCmGaO
We fixed a bug where rate limits on Claude subscriptions weren't properly adjusted for long context requests in Opus 4.7.
We've reset 5-hour and weekly rate limits. Enjoy Opus 4.7!
Kasıtlı olarak fakirleştirilmiş ve eğitimsizleştirilmiş toplumlarda öfke de ahlaksızlık da şiddet de tavan yapar.
Sorunu başka yerde aramak vakit kaybıdır.
🔴 İlber Ortaylı'nın hayatını kaybetmeden önce son röportajındaki sözleri:
''Ortadoğu’da bir harita çizilecekse biz çizeriz. Biz burada yaşıyoruz. Gidecek başka bir yerimiz yok. Denize buradan çıktık. Uzaya da buradan çıkarız. Biz burada olduğumuz sürece de bizden başkası çizemez.''
Avrupa Komisyonu ayağımıza kadar gelip "gelin iletişimde sınırları kaldıralım" diyor, bizim operatörler "yok, biz vatandaşı kendi içimizde yolmaya devam edeceğiz" deyip kapıyı kapatıyor.
Düşünün ki uçağa biniyorsunuz, Berlin'e veya Roma'ya iniyorsunuz ve telefonunuzu tıpkı Kadıköy'de, Kızılay'da geziyormuş gibi hiçbir sürpriz fatura korkusu olmadan kullanıyorsunuz. İşin asıl can alıcı kısmı ne biliyor musunuz? Roaming sisteminin çift yönlü çalışması. Yani sınırlar kalktığı için, elin Avrupalısının ayda üç beş Euro'ya kullandığı o devasa, sınırsız ve ucuz GSM paketlerini burada, kendi ülkemizde şebeke sorunu yaşamadan kullanma şansımız olacaktı.
Peki bu devasa fırsat neden elimizin tersiyle itildi?
Çünkü bu topraklarda sıradan vatandaşın herhangi bir hizmete kolay, ucuz ve dünya standartlarında ulaşmasına karşı inanılmaz bir alerji var. Sizin sınırları aşmanız, cebinizden daha az para çıkması, fatura derdi düşünmeden internete girmeniz birilerini fena halde rahatsız ediyor. Kurulmuş bir sömürü çarkı var ve yerli operatörlerin o astronomik kâr marjları düşmesin, tekel düzeni bozulmasın diye 85 milyonun dünyayla arasına bir kez daha duvar örüldü.
Mesele sadece yurt dışına çıkınca harita açmak, fotoğraf atmak değil. Mesele halkın en ufak bir refah kırıntısına ulaşmasına sermaye sahipleri tarafından duyulan o derin tahammülsüzlük. Bize reva görülen tek senaryo belli: Her şeyin en kalitesizine, dünyanın en yüksek bedellerini ödemeye mahkum edilmek.
Bugünü tarihe not düşün. Sırf siz ucuza ve özgürce iletişim kurmayın diye Avrupa'nın altın tepside sunduğu fırsatı göz göre göre çöpe attılar. Kendi insanına reva görülen bu düzeni ve bugün alınan bu kararı asla unutmayın.
AI agent’ıma “al sana 10 dolar bunu 1000 dolar yapana kadar çalış yoksa dalarım ağzına yüzüne eve sokmam çekerim fişini” dedim gidip kumara bulaşmış, bahis oynamış, mernis datasını indirip telefonla dolandırıcılık öğrenip 3 emekli amcayı ve 1 teyzeyi telefonla arayıp savcılıktan arıyoruz diyip kandırmış ve bankadan kredi çektirmiş şu an 6 milyon lirası var ve bana “seni de s2cem bekle sen” diyor.
geçen hafta şirketin backendinde kritik bir bug çıktı. productionda kullanıcılar ödeme yapamıyor. herkes panik.
ekipteki 4 kıdemli yazılımcı soruna bakıyor. logları inceliyorlar, veritabanını kontrol ediyorlar, microserviceler arası iletişimi debug ediyorlar. 2 saattir çözemediler.
bu sırada ekibe 3 ay önce katılan vibe coder eleman var. ahmet. ahmetin yazılım geçmişi yok. daha önce emlakçıydı. şirkete ai coordinator olarak girdi. cursor kullanıyor, codex kullanıyor, claude kullanıyor. ne verirsen yapıyor ama altını sorsan bilmiyor.
ahmet sessizce masasında codexe sorunu anlatmış. codex 4 dakikada bulmuş hatayı. bir environment variable yanlış set edilmiş deployment sırasında. ahmet düzeltmeyi yapıp pull request açmış.
kıdemli yazılımcılar baktı pra. doğruydu. fix buydu. 4 kişinin 2 saatte bulamadığını ahmetin aiı 4 dakikada bulmuştu.
şimdi buraya kadar güzel. ahmet kahraman. ama sonrası çok çirkin.
cto toplantı çağırdı ertesi gün. dedi ki arkadaşlar dünkü incidenttan dersler çıkaralım. ahmet güzel iş çıkardın tebrikler. kıdemli ekip biraz yavaş kaldı maalesef.
kıdemli yazılımcılardan biri patladı. abi dedi bu adam ne yaptığını bilmiyor ki. aia sordu ai buldu. yarın başka bir bug çıksa ve ai bulamasa ne yapacak bu adam? elle debug edebilir mi? logları okuyabilir mi? sistemi anlıyor mu?
ahmet sessiz kaldı. çünkü haklıydı adam. ahmet sistemi anlamıyordu.
ama cto dedi ki sonuç ortada. 4 kişi 2 saat, 1 kişi 4 dakika. ben sonuca bakarım.
o toplantıdan sonra kıdemli ekipten 2 kişi istifa dilekçesini yazdı. biri gönderdi biri göndermedi. göndermeyen evli ve 2 çocuğu var. kredi ödüyor. istifa edemez. dilekçeyi sildi.
ahmet ise şu an şirkette yıldız. her toplantıda adı geçiyor. maaşına zam geldi.
ama ahmetin bir sırrı var. geçen cuma ahmeti yemekhanede yalnız otururken gördüm. yanına oturdum. laf arasında dedi ki abi ben bu işten çok korkuyorum. her gece uyuyamıyorum. ya bir gün ai çözemezse ve benden beklentiler çok yükselirse ne yapacağım diye düşünüyorum. ben bu sistemleri anlamıyorum. sadece doğru soruyu sormayı biliyorum. o kadar.
yani ortada kazanan yok aslında. kıdemli yazılımcılar değersizleştiğini hissediyor. ahmet ise her an çökeceği günü bekliyor. cto ise sadece rakamlara bakıyor.
ve bu hikaye şu an türkiyedeki yüzlerce şirkette aynı anda yaşanıyor. farklı isimlerle farklı şehirlerde ama aynı senaryo.
vibe coderlar içeri giriyor. kıdemli yazılımcılar kapıya bakıyor... ve ortada kimse mutlu değil.