Ardeşen’im, iki parti arasına sıkışmana gerek yok! Liyakati, projeyi, tecrübeyi esas alacak ve hakkını savunacak bir yönetim geliyor. Koltukta oturmaya değil, sizlere hizmet etmeye geliyorum! @huseyinbas_BTP@BTP_Parti#Rize#Ardeşen
Avrupa’ya bol bol istiklal marşımızı dinleten, Türk bayrağımızı defalarca göndere çektirerek milletimizin yüzünü güldüren Türk boks milli takımımızı, teknik heyeti ve Suat başkanı bu tarihi başarısından dolayı tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.
🇹🇷
İş BAŞ’a Düştü…
Bağımsız Türkiye güneşi 25 yıl önce bugün hiç batmamak üzere doğdu.
Mücadele, hak ve gurur dolu bir çeyrek asır…
Nice 25 yıllara @BTP_Parti
İş BAŞ’a Düştü…
Bağımsız Türkiye güneşi 25 yıl önce bugün hiç batmamak üzere doğdu.
Mücadele, hak ve gurur dolu bir çeyrek asır…
Nice 25 yıllara @BTP_Parti
Yıl: 2005
Yer: Trabzon Meydan
Bakın arkada ne yazıyor? Biz Ermenilerin yaptığı soykırımı çok iyi biliriz.
Bugün birilerine şirin gözükmek için saçmalayanlar gelsin onlara gerçek tarihi öğretelim.
FETÖ’cü Öz, rahmetli Kozioğlu’na babamı sormuştu.
Kaşif Kozinoğlu dosyası yeniden gündemdeyken, FETÖ’nün merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş’a neden ve ne ölçüde düşmanlık beslediğini gösteren bir olayı hatırlatmak gerekir.
FETÖ’cü savcı Zekeriya Öz, Kozinoğlu’na “Haydar Baş’la herhangi bir akrabalığınız mevcut mu?” diye soruyor.
Kozinoğlu ise mahkemeye sunduğu savunmasında bu sorunun arkasındaki amacı açıkça ifade ediyor:
“Değil Haydar Baş, BTP’li tek bir tanıdığım dahi yoktur. Bu iddianın sebebi beni Fethullah Gülen cemaatine hedef göstermek istemeleridir.”
Bir insanı Haydar Baş ile ilişkilendirmek, FETÖ’nün hedefi olmak için yeterliydi.
BTP yine doğru yerde duracak ve doğru olanları millete anlatmaya devam edecektir.
Aradan geçen yıllar Prof. Dr. Haydar Baş’ın haklılığın ispatı oldu.
Türk devleti ve milleti için çok mücadeleler verildi ve çok bedeller ödendi.
Bugün bize düşen, bu mücadeleyi unutmamak ve bize bırakılan mirasa sahip çıkmaktır.
Ne mutlu bize ki böyle kutlu bir mirasın sahibiyiz.
Ne mutlu bize ki Bağımsız Türkiye davasının neferleriyiz.
1 litre mazot 100 lirayı geçti, artık 3 haneli rakamı konuşuyoruz.
“Ben hep 50 liralık alıyorum, zamlar beni etkilemiyor.” diyenlere kötü haber; bir zamanlar depoyu dolduran 100 lira ile artık 1 litre bile mazot alınamıyor.
Üstelik zamlar sürecek ve fiyatlar daha da yükselecek.
Durum gerçekten vahim, özellikle de çiftçi açısından!
Artan fiyatlar çiftçinin üzerindeki maliyet yükünü artırıyor.
Örneğin 2026 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi buğday alım fiyatını ton başına 16.500 TL olarak belirledi. Bu hesaba göre çiftçi 1 litre benzin almak için 6 kg'den fazla buğday satmak zorunda.
Gübre, elektrik, ilaçlama, işçilik gibi temel giderleri de eklediğimizde çiftçi için durum, az önce de ifade ettiğimiz gibi vahim.
Mazota yapılan zam aynı zamanda zincirleme zam demek!
Mesela nakliye ücretlerinin artması demek, yani çarşı pazarda fiyatların artması demek.
Fahiş gıda operasyonu yaparak fiyat düşürmeye çalışan iktidarımızın meseleye bu açıdan da bakmasını tavsiye ediyoruz.
Türkiye bunu hak etmiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşına çok daha iyi koşullar sağlamak zorundadır ve bu imkân da vardır.
Yeter ki kaynaklar doğru kullanılsın, yandaşa ve yabancıya akıtılmak yerine Türk halkının hizmetine sunulsun.
Türk halkı hak ettiği müreffeh yaşama ancak ve ancak Milli Ekonomi Modeli ile ulaşabilir.
Bu bakımdan çare Milli Ekonomi Modeli'ni parti programı yapan Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Tatil bitti, yeni bir döneme giriyoruz.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlıyor. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve elbette biz velilere yeni dönemin hayırlı olmasını diliyorum.
Okullar ne yazık ki sorunlarla açılıyor!
Ülkemizde eğitimin sorunları malum; fırsat eşitliği, boş geçen dersler, kalabalık sınıflar, temizlik, güvenlik sorunları, atanmayan öğretmenler ve elbette ekonomik şartlar ilk anda sayabileceğimiz sorunlar.
Verilen eğitimin niteliği, içeriği ayrıca konuşulması gereken bir durum.
Saydığımız ve saymadığımız bu sorunların çözümü şart!
Bu sorunları çözmek için samimi bir irade gerek. Ortada samimiyet olduğu sürece çözülemeyecek hiçbir sorun yok. Ancak çeyrek asırlık bir iktidarda hâlâ temel sorunların konuşuluyor olması, sorunların çözümü konusunda bir samimiyet sorgulaması yapmamıza neden olmaktadır.
Eğitim stratejik bir alandır!
Bir milletin kaderi eğitim sistemiyle doğrudan bağlantılıdır.
Mustafa Kemal Atatürk, 25 Ağustos 1924 tarihinde Ankara'daki Öğretmenler Birliği Kongresi'nde “Öğretmenler; Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” diyerek eğitimin hedefini veciz bir şekilde ortaya koymuştur.
Ebedî liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş da eğitimin amacını “önce kendisinin, sonra ailesinin ve nihayetinde ise milletinin ve devletinin yararına nesiller yetiştirmek” olarak tarif etmiştir.
Bağımsız Türkiye Partisi olarak eğitimi, az önce de ifade ettiğimiz gibi ülkemizin bekasını yakından ilgilendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz.
Tekraren tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizin yeni eğitim-öğretim yılını tebrik ediyor, başarılarla dolu bir eğitim yılı temenni ediyorum.
Tatil bitti, yeni bir döneme giriyoruz.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlıyor. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve elbette biz velilere yeni dönemin hayırlı olmasını diliyorum.
Okullar ne yazık ki sorunlarla açılıyor!
Ülkemizde eğitimin sorunları malum; fırsat eşitliği, boş geçen dersler, kalabalık sınıflar, temizlik, güvenlik sorunları, atanmayan öğretmenler ve elbette ekonomik şartlar ilk anda sayabileceğimiz sorunlar.
Verilen eğitimin niteliği, içeriği ayrıca konuşulması gereken bir durum.
Saydığımız ve saymadığımız bu sorunların çözümü şart!
Bu sorunları çözmek için samimi bir irade gerek. Ortada samimiyet olduğu sürece çözülemeyecek hiçbir sorun yok. Ancak çeyrek asırlık bir iktidarda hâlâ temel sorunların konuşuluyor olması, sorunların çözümü konusunda bir samimiyet sorgulaması yapmamıza neden olmaktadır.
Eğitim stratejik bir alandır!
Bir milletin kaderi eğitim sistemiyle doğrudan bağlantılıdır.
Mustafa Kemal Atatürk, 25 Ağustos 1924 tarihinde Ankara'daki Öğretmenler Birliği Kongresi'nde “Öğretmenler; Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” diyerek eğitimin hedefini veciz bir şekilde ortaya koymuştur.
Ebedî liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş da eğitimin amacını “önce kendisinin, sonra ailesinin ve nihayetinde ise milletinin ve devletinin yararına nesiller yetiştirmek” olarak tarif etmiştir.
Bağımsız Türkiye Partisi olarak eğitimi, az önce de ifade ettiğimiz gibi ülkemizin bekasını yakından ilgilendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz.
Tekraren tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizin yeni eğitim-öğretim yılını tebrik ediyor, başarılarla dolu bir eğitim yılı temenni ediyorum.
Yıl 1920. Yunan Ordusu Bursa’yı işgal edince Venizelos’un oğlu Sofoklis, Osman Gazi’ nin türbesine gelip sandukayı tıklatarak seslendi:
“Biz geldik Osman! Kalk da Bursa’yı kurtar!”
Sonrası malum. Mustafa Kemal’in Ordusu geldi ve işgal kuvvetlerini yurdun her köşesinden söküp attı…
Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun.
Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı… Bize bu toprakları ebedi vatan kılan en büyük zaferin yıl dönümü.
Bu kutlu zaferin ruhunu diri tutmak ve coşkusunu nesilden nesile taşımak adına merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş’ın hafızalarımıza kazınan o tarihi çağrısını bir kez daha hatırlatmak istiyorum:
"Evlerinize bayrak asın; eğer siz asmazsanız, gelir başka milletler kendi bayrağını asar."
Bizler bu geceden itibaren balkonlarımızı, pencerelerimizi al bayrağımızla donatıyoruz.
Allah bu millete bir daha esaret günleri yaşatmasın; vatanımızı ve bayrağımızı ilelebet payidar kılsın. Zafer Bayramımız kutlu olsun!
🇹🇷 30 Ağustos, milletimizin bağımsızlık iradesinin ve vatan sevgisinin tarihe kazınmış büyük bir zaferidir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan bu büyük zafer, milletimizin kendi kaderini kendi ellerine aldığının en güçlü göstergelerinden biridir.
Bugün bize düşen; bu büyük mirasa sahip çıkmak, milli iradeyi, bağımsızlığı ve Cumhuriyetimizi daha güçlü bir geleceğe taşımaktır.
Bağımsız Türkiye Partisi olarak, Millî Mücadele'nin ruhuna ve bize emanet edilen değerlere sahip çıkmaya; Türkiye'yi her alanda güçlü, bağımsız ve müreffeh bir ülke haline getirme görevini üstlenmeye hazırız.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷
Girne açıklarında meydana gelen elim olayda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyor, arama kurtarma çalışmalarının en kısa sürede neticelenmesini ve kayıp 23 kardeşimizin sağ salim kurtarılmasını temenni ediyorum.
Türkiye ekonomik bir krizle, dünya ise çok daha derin bir ekonomik ve jeopolitik türbülansla karşı karşıya.
Ekonomik krizler yalnızca refahı azaltmıyor; gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştiriyor, toplumsal huzuru zedeliyor ve nihayetinde savaşların zeminini hazırlıyor.
Bugün yaşadıklarımızı yalnızca dönemsel dalgalanmalarla açıklamak mümkün değil. Sorun, krizleri üreten ekonomik sistemin kendisinde.
Fakat çözümsüz değiliz.
BTP, yıllardır kriz ve savaş üreten bu anlayışa karşı alternatif bir ekonomik paradigma ortaya koyuyor:
MİLLİ EKONOMİ MODELİ.
11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ni Şubat ayında Viyana’da gerçekleştirerek, insan merkezli ve adil bir ekonomik düzenin mümkün olduğunu bir kez daha dünyaya haykırmıştık.
Çünkü mesele yalnızca ekonomiyi düzeltmek değil; ekonomiyi insan için yeniden planlamaktır.
Çözüm var. Çözüm: Milli Ekonomi Modeli.
“Manda ve himaye kabul edilemez.”
“Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.”
4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’nde alınan bu tarihî kararlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturmuştur.
Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen il başkanlarımız, MYK üyelerimiz ve teşkilat mensuplarımızla Genişletilmiş Teşkilat Toplantımızı gerçekleştirdik.
Sahada canla başla çalışarak üye çalışmalarımızda üstün başarı gösteren kıymetli yol arkadaşlarımıza plaketlerini takdim ettik; önümüzdeki dönemin hedeflerini belirledik.
BTP ailesi büyüyor, güçleniyor. Türkiye’nin aydınlık yarınları için durmadan çalışmaya devam edeceğiz. @BTP_Parti