Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil; işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır.
İnşallah o günler de gelecektir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı’nı, Gazi Meclisimizde görev yapan kıymetli parlamento muhabirleriyle bir araya gelerek gerçekleştirdik.
Toplantıda, Genel Kurulumuzun geçtiğimiz yasama yılına ait çalışmalarını içeren Faaliyet Raporu’nu paylaştık.
Millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimizde, aziz milletimizden aldığımız güçle ülkemizin yarınları için aynı azim, kararlılık ve sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gazze'deki soykırımın faili İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’nda protesto edilmesini değerlendirdi ⤵️
📌 New York'a apar topar gelmiş, kaçarcasına da New York'tan uzaklaşmıştır. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar insanlığa karşı işledikleri bu suçların hesabını mutlaka ama mutlaka vereceklerdir
📌 Herhalde iki sene oluyor, bir konuşmamda dedim ki: “Bu soykırımcı Netanyahu ve çetesiyle birlikte bırakın yan yana görünmeyi, aynı binada dahi görünmemek için insanların bir müddet sonra yolunu değiştireceğini göreceğiz.” Dünkü Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler konuşması sırasında salonun boşalmış olması da tam da budur
https://t.co/DVzjv7TQEc
Tayyip Erdoğan olarak, vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin cumhurbaşkanı olarak BM kürsüsünden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların sesi olmaya, onlar için konuşmaya, mücadele vermeye devam edeceğim. #UNGA81
Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.
Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir:
Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.
Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır; zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir.
Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.
❝Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır❞
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na hitap etti ⤵️
— 14 yıllık zulmün ardından Suriye 8 Aralık Devrimi ile birlikte yeni bir yola girdi. Cumhurbaşkanı Şara'nın liderliğinde Suriye'nin her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz
— Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ise Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur
— Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum
— Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayri insani izolasyon artık son bulmalıdır
— Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.
— 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz
https://t.co/Rv8qZkk4Qn
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu’nda #ErdoganTheVoiceOfJustice (Adaletin Sesi Erdoğan) konuştu.
https://t.co/wPz9Q29NHn
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’taki temaslarının ilk gününde yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü.
Türkevi’nde devlet ve hükûmet başkanlarıyla gerçekleştirilen görüşme ve kabullerde ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Türkiye’nin barış, istikrar ve diyalog temelindeki yaklaşımı muhataplarla paylaşıldı.
Günün son programında Sayın Cumhurbaşkanımız, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde katılımcılara hitap etti. Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken iş birliğinin yeni alanlarda geliştirilmesine yönelik yaklaşımını ortaya koydu.
Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; çok yönlü diplomasi anlayışıyla, uluslararası meselelerde diyaloğu önceleyen, küresel barışa katkı sunmayı esas alan çizgisini kararlılıkla sürdürüyor.
📍🇹🇷 #ErdoganTheVoiceOfJustice (Adaletin Sesi Erdoğan)
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kürsüsünden bir kez daha Türkiye’nin adalet, barış ve insan merkezli mesajlarını güçlü bir şekilde tüm dünyaya duyurdu.
Gazze’de yaşanan insanlık dramını en açık ifadelerle uluslararası toplumun gündemine taşıyan Sayın Cumhurbaşkanımız; özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olmaya devam edeceğimizi vurguladı, Filistin’i henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme, Filistin’i tanıma çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletlere duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi için köklü bir reform iradesine ihtiyaç olduğunu ifade etti. 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adaleti ve güveni tam anlamıyla sağlayamayacağını vurgulayarak “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısını bir kez daha yineledi.
Sayın Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler kürsüsünde uluslararası hukukun güçlüye ve zayıfa göre değişmediği; açık diplomasinin, bölgesel sahiplenmenin, ortak kalkınmanın ve dayanışmanın esas alındığı daha adil bir küresel düzenin gerekliliğini ortaya koydu.
Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31 Liderler Zirvesi’nin iklim adaletinin öne çıktığı, finansman ve teknoloji transferine ilişkin taahhütlerin somut adımlara dönüştüğü bir zirve olması temennisini paylaştı. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık hareketinin bugün uluslararası ölçekte güçlü bir çevre seferberliğine dönüştüğünü ifade etti.
Sayın Cumhurbaşkanımız, aile kurumunun ve çocukların korunmasının önemine değinerek, Türkiye’nin bu alandaki güçlü duruşunu kararlılıkla sürdüreceğini söyledi. Sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyonun toplumsal barış açısından oluşturduğu tehdidi vurgulayarak, hakikati savunmanın öneminin altını çizdi.
Yapay zekânın beraberinde getirdiği yeni risklere dikkat çekerek, bu alanda uluslararası düzeyde ortak bir hukuki çerçevenin oluşturulması ve Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen düzenleme çalışmalarının hızlandırılması gerektiğine işaret etti.
Sayın Cumhurbaşkanımız, Suriye’den Ukrayna’ya, Kıbrıs’tan Kafkasya’ya, Afrika’dan Asya’ya; yapay zekâdan dezenformasyonla mücadeleye kadar birçok başlıkta Türkiye’nin barış, istikrar, diyalog ve ortak çözümden yana yaklaşımını dünyayla paylaştı.
Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi önümüzde iki yol var: Korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği büyütmek ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği birlikte inşa etmek.
Türkiye’nin tercihi bellidir. 🇹🇷
Daha adil bir dünya ve daha güçlü bir uluslararası sistem. İnsanlığın ortak geleceği için Türkiye sözünü söylemeye, hakkı ve hakikati savunmaya devam edecek.
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir:
Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. #UNGA81
Lübnan’da çocuklar, gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.
Güvenlik Konseyi, dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.
Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti.
Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
Yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
ABD Başkanı Sayın Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500’ü aşmıştır.
Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir; bu insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.
Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. #UNGA81
❝Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir❞
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na hitap etti
— Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA'ları, SİHA'ları değil özgürce süzülen uçurtmaları görecek
— Lübnan'da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleri ile uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek
— Afrikalı kardeşlerimiz geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak. Birleşmiş Milletler'e güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir
— 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir
https://t.co/Rv8qZkjx0P
Emine Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu marjında düzenlenen çocuklar için güvenli dijital sistemlerin inşasına ilişkin programa katıldı https://t.co/gnPiY9LyMi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Sezai Karakoç'un sözlerine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
— Merhum bir şairimizin ifadeleriyle, onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak
— Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar
— Vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar
https://t.co/Rv8qZkk4Qn
❝Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandı❞
BM Genel Sekreteri Guterres, 81. Genel Kurul’un açılışında konuştu
— İşgal altındaki Batı Şeria'da yaşanan şiddet, etnik temizlik kabusunu artırıyor
— Görev yaptığım süre boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım dalgası yaşandı
— Güvenlik Konseyi'ni, meşruiyet ve etkinliğe sahip olacak şekilde reforme etmeliyiz
— Yapay zeka ajanlarının kontrolden çıkmasıyla birlikte insanlar yetkiyi giderek makinelere devrediyor
https://t.co/U5qCtAG7sL
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na hitap etti
— Filistin Devlet Başkanı Sayın Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır
— (BM Genel Kurulu) Sayın Abbas bizzat bulunamasa da bizler tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacağız
— Bugün bir kez daha Filistin Devletini henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum
— Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir, aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir
— Gazze çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır
— Batı Şeria'da yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs'te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor
— Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Yüreğinde insanlık, merhamet olan insaf ve vicdan sahibi kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz
— 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan BM görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir
— Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür ilkesine' göre mutlaka reforme edilmelidir
— Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da umutlarını BM'ye bağlayanlar hayal kırıklığı içindedir.Bir gün herkes insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacaktır
— (BM) 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir
— Uluslararası hukukun güçlüye farklı zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek zorundayız. Yapanın yanına kar kaldığı sistem çürümeye mahkumdur
— Pakistan ve Suudi Arabistan'la kurduğumuz Savunma İttifakı ile aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz
— Suriye'nin güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz
— Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur
— Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum
— Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır
— Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum
— Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin'in vücut bulacağı güzel günleri göreceğiz
— Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inanıyoruz
— Türkiye gelişen savunma sanayisiyle şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir
— Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması açık söylüyorum mümkün değildir
— Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimizdir. Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir
— Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten bahsedilemez
— Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları aile kurumuyla çocukları da hedef alan kuşatmaya dönüştü. Bunu kadın-erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz
— Tayyip Erdoğan olarak, büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların hakkını savunmaya, sesi olmaya devam edeceğim
— Biz gerekirse sıkıntı çekeriz gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz
https://t.co/Rv8qZkjx0P