Emin ol aklımın yegane rengi sade külden
Kirli tırnaklarıma denk düşen kepazelikler
Kimse görmeden, buna üzülmeden
Şurda kıvrılıp gebercem hissettirmeden.
Her şey bana yabancı, her şey, bana ait bir insan yok, bu yarayı kapatacak bir yer yok. Burada ne yapıyorum,bu hareketler,bu gülüşler ne anlama geliyor? Buralı değilim, başka bir yerden de değilim.Yabancı, kim bu sözcüğün anlamını bilebilir?
Konu mutlu olmak değil. Ben sadece her günü atlatmaya çalışıyorum. Kendi kendime "mutlu muyum?" diye sorarak devam edemem. Bu sadece durumu daha da sefil hale getiriyor. Bunun gerçekliğine de inanıp inanmadığıma emin değilim.
Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler,
bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar,
hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.
Biz düştüğümüzde elimizden tutup kaldırmazlar. Bizim başımızı okşamazlar, o içten gelen gülüşle yüzümüze bakmazlar. Bizim hayatımızın altını ayrı üstünü ayrı düzerler. Bizi mahvederler. Bu anasını sattığımın düzeni böyledir.