Ferdi başkanın seçim kampanyasını ben yaptım.
Madem bu kadar para verilmiş;
Biz neden Seçim Koordinasyon Merkezi( Skm) dahi olmadan kampanya yaptık! Bütün toplantılarımızı Ferdi başkanın mimarlık ofisinde ya da Chp Manisa İl başkanlığında yaptık?
Bizim neden seçim otobüslerimiz, araçlarımız yoktu?
Biz neden medya satınalma yapamadık!
Ferdi Başkan kampanya giderlerini neden cebinden karşıladı?
Ferdi başkan bütün kampanyayı neden 2015 model bir araçla tamamladı?
Ben bütün kampanya süresince neden kendi aracımı kullandım, benzinimi dahi kendim karşıladım?
Neden, kampanya için çalışan gönüllüler dahil, herkes kendi yemek paralarını kendileri ödedi?
Sahaya çıktığımızda Milletvekilleri, İl Başkanı, yöneticiler kendi ceplerinden harcama yaptılar ?
Hayatını kaybetmiş, cevap veremeyecek bir insan üzerinden Genel Başkan Özgür Özel’e saldırmayı, karalamayı göze alacak kadar alçalmazsınız diye düşünüyorduk.
Kaybedecek ne çok şeyiniz var ki buna dahi tenezzül ediyorsunuz!
Demiştim;
📍İşine gelmeyen hiçbir şeyi yapmaz, konuşmaz.
Zamana yayar, herkezi uyutur.
Şartlar olgunlaşınca düğmeye basar.
📍2014'te Yılmaz Büyükerşen beklenirken Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday yaptığı gibi.
📍2015'te 45 gün Davutoğlu ile yaptığı istikşafi görüşmeler gibi.
📍2018'de Muharrem İnce'yi seçime 50 gün kala açıklayıp bitirdiği gibi.
📍2023'te Meral Akşener'i Altılı masada uyuttuğu gibi, 5 Genel başkanla 50 kere görüşüp kendisini aday dayattığı gibi.
📍Çok tehlikeli çok..!
Eğitim-Sen, Kılıçdaroğlu'nun ekibine katılan Yıldırım Kaya'nın kurucu başkanlığını dondurma kararı aldı.
Sendika, kurucu başkanları Yıldırım Kaya'yı kınadı ve bundan sonraki sendika faaliyetlerine ve etkinliklere çağırmayacağını açıkladı.
Aynı ürünler, aynı marka, aynı miktar, aynı market. Mayıs ayı enflasyonunu hesapladık.
📈 Halkın Enflasyonu 👉 % 3.9
📈5 aylık toplam artış %32.17 oldu.
Rakamlarla değil insanların hayatlarıyla oynuyorsunuz !
Videonun Tamamı: https://t.co/SwyPnJUe8B
Bakın da ibret alın. Halkını satanın ne bu dünyada rahat yüzü olur ne de yatacak yeri. Yaşarken ölmek mi dersiniz, işte en büyük örneği. Koltuk sevdasına kapılanlara, şahsi menfaatleri ve bitmek bilmeyen hırsları uğruna kendini rezil edenlere ders olsun. Gün gelir insan sahip olduğu makamla değil, bıraktığı iz ve yaptığı yanlışlarla anılır. İbret olsun, örnek olsun.
Kılıçdaroğlu, itirafçının oğlunu önce dövdürdü, sonra genel başkan yardımcısı yaptı.
♦️Kemal Kılıçdaroğlu’nun korumalarının Genel Merkez’de tekme tokat dövdüğü Ahmet Hakan Uyanık, Kılıçdaroğlu’nun genel başkan yardımcısı oldu.
♦️ Ahmet Hakan Uyanık’ın babasının, Özgür Özel’e iftira atan itirafçı Veysi Uyanık olduğu ortaya çıktı.
♦️CHP’ye iftira atan Veysi Uyanık’ın oğlu, CHP’ye genel başkan yardımcısı oldu...
Kılıçdaroğlu yönetimi, ilk 3 günde CHP'de çalışan 60'tan fazla kişiyi işten çıkardı.
Özgür Özel'in 2,5 yıllık döneminde yalnızca 3 kişi işten çıkarılmıştı.
YSK karar veriyor beğenmiyorlar.
Güvenpark'ta 50 Bin kişi toplanıyor, 3.500 kişi diyorlar.
Anıtkabir'e 40 Bin kişi yürüyor, çelenki mevzu yapıyorlar.
Delege imza veriyor beğenmiyorlar.
Eski milletvekilleri bildiri yayınlıyor beğenmiyorlar.
Şu anki 111 milletvekili kurultay çağrısı yapıyor beğenmiyorlar.
Derdiniz ne sizin kardeşim?
Ne istiyorsunuz?
Bu mecra (yani twitter veya X) çok reel değil. Burada trol veya isimle yazan çok fazla gerizekalı istilası var.
Mesela o kadar gerizekalı var ki muhalefetin yolsuzluk iddialarından bahsediyorlar. Be kardeşim 1,5 milyar dolarlık köprüye 15 milyar dolar Hazine garantisi mi vermişler?
Ya da süresi dolmuş ve devlete devredilmesi gereken köprüyü yılda en az 1 milyar dolardan olmak üzere 6 yıl daha en az 6 milyar dolara müteahhide mi bırakmışlar?
Sadece 2 köprüde 10-15 milyar dolar kime nasıl gitmiş?
Türkiye YOLSUZLUK ENDEKSİNDE 40-50. sıralardan 124. sıraya düşmüş; bu kadar yolsuzluk kokuşmasını Belediyeler mi yapmış?
Gelip "tüm yolsuzlukları bitirelim" deseler BAŞIM üstüne diyeceğim. Ama utanmadan bu kıt zekaları ile sadece muhalefeti yolsuzlukla suçlayabiliyorlar.
Gerçekten çok zeka özürlü bir mecra... O nedenle sanırım cevap konusunda kısıt getireceğim. İnsan bu kadar utanmazlığa ve gerizekalılığa dayanamıyor.
Vay sen misin kurultay isteyen delege? Hooop delegelere soruşturma. Birinci derece yakınları da dâhil tüm hesapları incelenecek.
Türkiye tam bir hukuk devleti !!!
📍Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve değişimcilere “FETÖ’cü” demişti. Kendisi hakkında FETÖ suçlamasıyla kırmızı bültenle aranan Emre Uslu tarafından bomba itiraflar yapıldı:
“— Ben Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüyordum!
— Hatta onunla Genel Merkez’de görüştüm!
— Hatta babam vefat ettiğinde beni arayıp başsağlığı diledi!
— Hatta Kemal beyin oğlu Kore’de okumaya gittiği zaman oğlunu cemaatçilere emanet etti!..”
Bunca itiraftan sonra eğer bir “FETÖ soruşturması” açılacaksa Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açılmalı. Tam anlamıyla skandal.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük örgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
Tutuklu gazeteci İsmail Arı'dan çağrı var:
"5 Haziran'daki duruşmama hazırlanıyorum. O gün haber alma hakkınıza sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın. Aynı zamanda gazeteciliği savunacağım."
Tamamı: https://t.co/ZzWAot7t6k
Eski CHP Milletvekili Hüseyin Aygün:
"Gezi'de Ali İsmail'in cenazesinin olduğu gün Kılıçdaroğlu beni aradı, cemaati eleştirmememi istedi, 'Cemaat-AKP çekişmesi siyaseten işimize yarar' dedi.
Ben de, halkın beni bu yapıları eleştirmem için seçtiğini söyledim."
CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Kılıçdaroğlu'nun FETÖ suçlamaları sonrası sosyal medyada yapılan eş zamanlı paylaşımlara yanıt verdi:
"İddia o ki bir FETÖ itirafçısı demiş; 'Salihli'de- eczacılık yaparken keşfedilmiş de parlatılmaya karar verilmiş. İsmi gitmiş yurt dışına, onaylanmış' diye.
Bir defa Sayın Özgür Özel hiçbir zaman Salihli'de eczacılık yapmamıştır. Sayın Özgür Özel o tarihte Türk Eczacıları Birliği yönetimindedir. Yani Ankara'dadır. Genel Başkanımızın Sümerbank davasıyla parlatıldığı ifade edilmişti.
İfadelerdeki çarpıklıklara bakın. Halbuki Sümerbank davası orada beyan edildiği gibi 2010 yılında değil, 2005 yılında açılmıştır.
Sayın Genel Başkanımızın kızı İpek hiçbir zaman, hiçbir FETÖ okuluna gitmemiştir.
O zaman Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü kendi düzenlediği yarışmanın ödül törenini FETÖ'nün bir okulunda yaptığı için tüm öğrenciler ve öğretmenler tarafından oradadır ve birkaç saat orada bulunulmuştur. Yani baştan aşağı yalan, tutarsız, iftira ifadelerle bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır"