Önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz Zafer Haftası vesilesiyle TCG Anadolu gemimizde 350 gencimiz Zafer Yolculuğu’nda…
Son yıllarda denizlerimizde gerçekleştirdiğimiz atılımlar ve yapmış olduğumuz savunma sanayisi hamleleri, bağımsızlığımızın ve caydırıcı gücümüzün en güçlü teminatıdır.
TCG Anadolu’muz da bu vizyonun en önemli sembollerinden biri olmuştur.
Millî imkânlarla inşasına devam ettiğimiz yeni denizaltılarımız, modern savaş gemilerimiz ve büyüyen filomuzla kahraman ordumuz, çok şükür artık sadece kendi sahillerini değil, bölgesinin huzurunu ve güvenliğini de koruyacak kudrettedir.
TCG Anadolu ile bu yolculuğa çıkan genç kardeşlerimi ve etkinliğe öncülük eden Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Millî Savunma Bakanlığımızı tebrik ediyorum.
#MaviVatanYolculuğu
Millî İrade Platformunda güç ve gönül birliği yapan sivil toplum kuruluşlarımızın değerli temsilcileriyle, değerli kardeşlerimle iftar sofrasında bir araya geldik.
İftarımızın aramızdaki uhuvveti, muhabbeti, kenetlenmeyi daha da perçinlemesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Değerli oyuncu Şinasi Yurtsever’in vefatından büyük bir üzüntü duydum.
Milletimizin ilgiyle takip ettiği oyuncumuza Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, sevenlerine, çalışma arkadaşlarına ve tüm sanat camiamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Tüm siyasi partilere ve milletvekillerine hüsnüniyetle şu çağrıyı yapmak isterim:
Gelin el ele verelim.
Milletimizin bin yıllık kardeşliğine sokulan hançeri hep beraber çıkartalım.
Türkiye düşmanlarını bir kez daha hüsrana uğratalım.
Emperyalist hevesleri bir kez daha kursaklarda bırakalım.
Kadastro mühendisliği peşinde koşanları kirli planlarıyla birlikte tarihin çöp sepetine beraberce atalım.
Bizim gayemiz ilk günden beri son derece açıktır:
Türkiye’nin 40 yıldır ayağına bağ olan, askeri, polisi, jandarması, kamu görevlisi ve siviliyle on binlerce insanımızın hayatını kaybetmesine yol açan bir musibetten kalıcı ve kati olarak kurtulmayı hedefliyoruz.
Terör bitsin, acılar dinsin, kardeşliğimiz güçlensin, bu ülkede artık kan ve gözyaşı akmasın diyoruz.
Bununla birlikte böyle bir ihtimalin her geçen gün güçlenmesinden endişe duyanlar olduğunu; 40 yıllık terör belasının kökünün kurutulmasını, sivil siyasetin zemin kazanmasını istemeyenler olduğunu da çok iyi biliyoruz.
Biz aynı zamanda işte bu kirli ellerle de terörden nemalanan kirli odaklarla da yoğun bir mücadele halindeyiz.
İnşallah bu sefer menzilimaksudumuza kazasız belasız varacağımıza inanıyorum.
Parlamento çatısı altında görev yapan tüm milletvekillerimizin de aynı hassasiyeti göstereceğine yürekten inanıyorum.
Bugün iftarımızı milletvekillerimizle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisimizde yaptık.
TBMM Başkanımıza gönüllerimizi buluşturduğumuz bu güzel iftar programına vesile olduğu için teşekkür ediyor, Gazi Meclisimizin tüm mensuplarına Rabb’imden kolaylıklar temenni ediyorum.
Asırlar boyunca iyilik ve adalet hamuruyla yoğurduğumuz, kardeşlik ve hamiyet ruhuyla yeşerttiğimiz gönül coğrafyamızın her bir köşesi vakıf kültürümüzün eşsiz eserleriyle doludur.
Bu yıl 8’incisini düzenlediğimiz, kendi alanında artık bir markaya dönüşen Uluslararası İyilik Ödüllerimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, İyilik Ödülü’ne layık görülen tüm kardeşlerimi içtenlikle tebrik ediyorum.
Yeryüzünün dört bir yanında iyilikte ve hayırda yarışarak bir gurbet misafirhanesi olarak gördüğümüz bu dünyaya bereket katan tüm gönül insanlarına şahsım ve milletim adına saygılarımı, şükranlarımı sunuyorum.
Farklı kıtalardan, farklı ülkelerden gelerek programımızı teşrif eden muhterem misafirlerimizi selamlıyor; bizleri iyiliğin, hamiyetin, hayrın ve güzel ahlakın bu mis kokulu ikliminde buluşturan Türkiye Diyanet Vakfımıza ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza teşekkür ediyorum.
CHP Genel Başkanı Sayın Özel, partisi içinde sıkıştıkça dışarıda daha zehirli, daha sorumsuz, son derece çirkin bir dile sarılıyor.
Grup kürsüsünden sarf ettiği sözler ertesi gün kendi belediye başkanı tarafından yalanlanan zavallı birisini muhatap almak bize züldür.
Zira bir siyasetçinin itibarının ölçüsü ağzından çıkan lafın doğruluğudur, ağırlığıdır.
Daha söylediği sözün dumanı tüterken kendi partilisi tarafından tekzip yiyen bir şahıs sadece siyasetin değil, haysiyetin ve erdemin de ne olduğunu bilmiyor demektir.
Hatırlayınız…
Büyük Kongremizde partimize katılan yeni arkadaşlarımızla ilgili ipe sapa gelmez bir sürü cümle kurdu, kendince üst perdeden ahkâm kesti.
Utanmadan, sıkılmadan bize siyasi ahlak dersi vermeye kalktı.
Peki sonuçta ne oldu?
Aradan bir hafta bile geçmeden çark etti.
Kürsüden savurduğu büyük lafların altında ezildi.
Affınıza sığınarak söylüyorum, tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı.
Böyle tutarsız ve dirayetsiz birini nasıl ciddiye alalım?
Kendi belediye başkanlarından ayar yiyen, çarkçılıkta selefini çırak çıkartan bir kişiyi biz niye muhatap alalım?..
Bugün dâr-ı bekâya uğurladığımız, Bereketzâde Camii İmam Hatiplerinden Hafız Kasım Yağcıoğlu Hocamıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Kıymetli hocamızın ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve yetiştirdiği on binlerce talebesine sabrıcemil niyaz ediyorum.
Dün akşam Konya’da sahipsiz köpeklerin saldırısı sonucu vefat eden 2 yaşındaki Rana evladımıza Allah’tan rahmet diliyor; kederli ailesine, özellikle acılı annesine, babasına Rabb’imden sabır niyaz ediyorum.
Böyle bir vahşetin 2025 Türkiye’sinde yaşanmasının hiçbir izahı olamaz.
Muhalefetin ve çeteleşmiş kimi yapıların tüm engellemelerine rağmen başıboş köpek sorununu çözmek amacıyla Ağustos ayında çıkardığımız yasanın uygulanmasını temin için kararlı adımlar atıyoruz.
Ancak tedbir alınmadıkça büyüyen bu sorunun çözümü noktasında muhalif-iktidar fark etmeksizin tüm yerel yönetimlerin el birliği içinde çalışması gerekiyor.
Maalesef muhalefet cenahında yasaya karşı direnç hâlen devam ediyor.
İnşallah bunun da üstesinden gelecek, anaların öpüp koklamaya doyamadığı ciğerparelerinin sahipsiz köpekler tarafından katledilmesinin önüne geçmek için ne gerekiyorsa yapılmasını temin edeceğiz.
Hepimizin yüreğini dağlayan dünkü olayla ilgili başsavcılığımız soruşturma başlatmış, ayrıca mülkiye müfettişlerimiz görevlendirilmiştir.
Rana yavrumuza bir kez daha yüce Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum.
Ramazan-ı Şerif’in kalplerimizi ferahlatan manevi ikliminde iftar soframızı teşrif eden her bir esnaf ve sanatkârımıza teşekkür ediyorum.
Ülkemizin dört bir yanındaki 2 milyon 250 bini aşkın esnaf ve sanatkârımızın tamamına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı, kardeşim Sayın İlham Aliyev’i Türkiye’de misafir etmekten büyük memnuniyet duydum. 🇹🇷🇦🇿
“Bir millet, iki devlet” şiarında vücut bulan kardeşlik ilişkilerimizde her alanda büyük mesafe kaydediyoruz.
Savunmadan ticarete çok geniş bir yelpazede ülkelerimiz arasındaki münasebetler sürekli gelişiyor.
Şüphesiz bu iş birliklerimiz arasında birçok projeyle taçlandırdığımız enerji sektörü başta yer alıyor.
Şunu ifade etmek isterim:
Türkiye-Azerbaycan barışın, huzurun, refahın tarafındadır.
Bölgemizde sadece barış istiyoruz, iş birliği istiyoruz, hep beraber kalkınalım istiyoruz.
İnşallah bundan sonra bölgesel barışa, refaha ve huzura yönelik her türlü projeyi birlikte hayata geçirmekte kararlıyız.
Enerji alanında stratejik ve ezber bozan projeleri devreye alma konusunda Can Azerbaycan’la tam bir uyum içindeyiz. 🇹🇷🇦🇿
Bugün açılışını yaptığımız Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı, enerji alanında daha evvelki stratejik girişimlerimizi tamamlayacaktır.
Ayrıca Nahçıvan’la kader birliğimizin âdeta nişanesi olacaktır.
BOTAŞ tarafından inşa edilen 80 kilometre uzunluğundaki, günlük 2 milyon metreküpe kadar taşıma kapasiteli bu hat, Nahçıvan’ın doğal gaz ihtiyacının tamamını asgari 30 yıl süresince karşılayacaktır.
Dolayısıyla bugün, Nahçıvan’ın enerji güvenliğini uzun yıllar teminat altına alacak bir projeyi kardeşimle birlikte ülkelerimize kazandırmış oluyoruz.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham kardeşimle birlikte enerji iş birliğimize yeni bir projeyi daha eklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz.