Kaçmak mı, yoksa özgürleşmek mi? Ege’nin maviliklerinde yankılanan sıra dışı bir varoluş hikâyesi.
Ege’nin maviliği, büyük şehirden kaçanlar için hep bir kurtuluş vaadidir. Ne var ki insan, şehirden kaçsa da içindeki karmaşayı valizinde beraberinde taşır.
#edebiyat#roman
Ali Sefünç, Sahilden Ötesi’nde aşk ve varoluşu mizahla harmanlıyor ve Giray’ın hayatı aracılığıyla okura cesur bir soru yöneltiyor:
İnsan gerçekten nereye kaçabilir kendisinden ve geçmişinden başka?
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu öğrencileriyle güzel bir buluşmaydı.
Yöneticilik başarısında etkili unsurlar ve hayat üzerine yaptığım bu konuşmaya öğrencilerin ilgisi yüz güldüren ölçüdeydi.
#eğitim#söyleşi#alisefünç#kişiselgelişim#hayat
@emrkongar Bu etraflı operasyonun Cumhuriyet seçmenini sandıktan soğutma, İmamoğlu'nu unutturma, onun yerine Özel'i parlatma operasyonu olduğunu düşünüyorum.
Kılıçdaroğlu tespitlerimde haklı çıktım, bir kez daha haklı çıkmamayı umuyorum!
@emrkongar@THalkMeclisi@OguzOyan Cumhuriyet seçmenini ele geçiremeyen güçler, iktidarlarını sıkı muhalif görünen siyasetçi ve köşe yazarlarını satın alarak sürdürürler.
Satın alınmak için sert muhalefet yapan siyasetçi ve köşe yazarları hepimizin malumu. Kişicilik ve particilik yapmayanlar kolay kandırılamaz.
Atatürk'ün dünyaya, insana, hayata bakış açısını anlayan bir genç, yüzlerce kişisel gelişim kitabını okuyup anlamış gibi gelişir.
#atatürk#gençlik#kişiselgelişim#hayat#insan
İzlemediğim hesaplar önüme düşüyor.
X algoritmaları sadece hesabımın izlenmesini sınırlamak ve kısıtlamakla kalmıyor, aynı zamanda başkalarını izlememi de engelliyor.
İletilerini sadece hesaplarına gittiğimde görebiliyorum.
Bu nasıl bir rezalet?
@Elonmusk@X@xmedia_post@XTurkiye
Sahilden Ötesi
Yeni Tavsiye Roman
Ali Sefünç’ün Sahilden Ötesi romanı, sadece büyük şehirden kaçıp Ege’ye yerleşen bir adamın hikâyesini anlatmıyor; insanın kendinden kaçamayışını da çok samimi bir dille yüzümüze vuruyor. Kitabı okurken Ege’nin sakin sokaklarında dolaşıyor gibi hissediyorsunuz ama her sayfanın altında başka bir yalnızlık, başka bir arayış akıyor.
Giray karakteri bana çok gerçek geldi. Kusurları olan, arzularından korkmayan ama geçmişinin ağırlığını da sırtında taşıyan biri. Özellikle mizahla hüznün aynı anda hissedildiği bölümler kitabı farklı bir yere taşıyor. Bazı satırlarda gülümserken birkaç sayfa sonra insan kendi hayatını düşünmeye başlıyor.
Ali Sefünç, sade ama derinlikli bir anlatımla aşkı, özgürlüğü, aidiyeti ve kaçma isteğini sorguluyor. “Yeni bir yere gitmek gerçekten yeni bir insan olmak mı?” sorusu kitap boyunca zihninizde kalıyor.
Bence Sahilden Ötesi, sadece sahil kasabalarını sevenlerin değil; hayatında bir şeyleri geride bırakmayı düşünen herkesin kendinden parçalar bulacağı bir roman olmuş.
@alisefunc
Bazı dostluklar zamanla eskimez, bilakis derinleşir. Kıymetli dostum Ali Sefünç’ün yeni kitabı Sahilden Ötesi, yalnızca bir kitap değil; hayat tecrübesinin, gözlemlerin ve insan ruhuna dair birikimin satırlara yansıması. Zevkle okunacak bir roman..
@alisefunc
Bir zamanlar bu ülkede 1 milyon 350 bin bebek doğuyordu.
Şu konuyu anlatamadım gitti... Genel doğum oranı düşüşü ekonomik refaha dayalıdır. Mesela AK Parti'nin ilk 2 döneminde doğum sayısı (sağdaki grafik) artmıştır ama doğum oranı yataya yakın seyretmiştir.
Sonra ŞOK düşüş başladı. Bu düşüş ekonomik beklentilerin çöküşü ile eş zamanlıdır. Yani genel hafif düşüş eğilimi yerine ÇOK düşüş BUHRAN düşüşüdür.
Ve bu yıl (2025) verileri açıklandığında doğan bebek sayısının muhtemelen 863 bin olacağını tahmin ediyorum. (900 binin altına ineceğiz)
Bu bir felakettir.
AB ortalamasının bile altına iniyoruz (2018'de bile AB'de ilk sırdaydık)
Bu demektir ki okullarda öğrenci sayısı hızla ama hızla düşüyor ve düşecektir.
Yeni öğretmen alımını bırakın belki de öğretmen fazlalığımız olacaktır.
Bu meselenin sadece küçük bir ayağıdır.
Ya emeklilik... Yakında çalışacak ve emekli maaşını ödeyecek yeni nesil bulamayacağız. (15-20 yıla sorun başlar)
Çünkü zenginleşmeden yaşlanıyoruz.
Bu sorunun bize nelere malolacağını bilsek neler yapardık neler...
Kimse farkında değil ve ciddiye almıyor. YAŞLI ve FAKİR ülke olmak ne demek biliyor musunuz? Ülkeyi yıkmak gibi bir şey...