“Deprem olduktan sonra bir şeyler yapmak için hemen deprem bölgesine gelmek istedim, rahat duramadım.
Bu deprem hepimizin derdi oldu. Aslında sadece Türkiye değil, dünya tek yürek.”
🗣️Erzurum’da üniversite okuyan Kamerunlu Osman.
Yanılmayı çok isterim bu konuda ama starbucks'ın ciddi oranda ve uzun bir süre boykot edileceğini düşünmek bence safdillik. Müdavimleri starbucks'ı boykot etmeyi düşüklük olarak görür gibi geliyor bana. "ufff ne boykotu ya imam hatipler kapatılsın"
Sorunumuzun derinliğine ilişkin, konutların ismine göz atmak da bir fikir verebilir. Şöyle bir etrafımıza baksak. Yıkılan binalardan birinin adı Rönesans Rezidanstı, benim Antep'te oturduğum apsrtmanın adı Yunus Emre Rezidans. Ne olduğumuz, ne olacağımız belli değil.
"Kalitesiz malzeme kullanımının binanın depremde yıkılmasında etkili olduğu olayda, taahhütnameyi veren fenni mesul mühendis, inşaat ustası, bina sahibi ve müteahhit bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sorumludur."
(Yargıtay 12. CD. 27.12.2022 T. 2022/10714 K.)
Kendini politik özne sananların çoğunu Megafon Özne olarak görüyorum. Yani biri kulağına ağzını dayayıp sana ne ses çıkaracağını söylüyor, sen de avazın çıktığı kadar bağırıyorsun. Megafon Öznenin umut kıran gürültüsü.
"İmar barışı" denen af uygulamaları, büyük bir yanlıştır. Çoğunluk yanlışa doğru dedi diye yanlış doğru olmadı, olmayacak.
Madem ekonomiyi öncelemek zorunda olduğumuzu düşünenler var:
1. Şu andaki zarar
2. Türkiye inşaat sektörünün uluslararası itibar kaybı
Ekonomiyse ekonomi.
Şu tekbir getirme konusunda herkes kendi penceresinden haklı haksız bir şeyler söyledi söylüyor. Ben de kendi sözümü söylemek istedim. Çok uzatacak değilim. Kısaca: Allahu Ekber.
Zihninizde bir "ideal insan kategorisi var". O kategorinin dışındaki insanların hiçbir çabasını görmüyor, gördüğünüzde de bir sebep arayıp bulup o çabayı değersizleştiriyorsunuz. Buna kategorik düşünmek diyebiliriz, bana faşizmin zeminlerinden biri gibi gelir.
Mesela dini grupların sahada olmadığını söylemek, kişi o grupları sahada gerçekten görmemiş olsa bile Türkiyeden habersizliğin kanıtıdır. Beğenir yahut beğenmeyiz ancak o grupların çoğunun böyle bir afete bigane kalabileceğini düşünmek bile bir tür "tercih edilmiş cehalet".
4 gündür sahadayım. İnsanların tavrı, ince davranışlar beni hayran bırakıyor. Onca acının içinde nasıl bu kadar iyi olabildiklerine şaşıyorum.
Fakat daha çok şaşırdığımsa sosyal medya. Buraya bakmak bile istemiyorum. Acının olduğu yerde iyilik varken burası neden bu kadar kötü?