Kılıçdaroğlu CHP’sini %3 bulan araştırma şirketleri görüyorum.
Gerçekten inanılmaz.
Vatandaşların % kaçı mutlak butlan davasını biliyorda oy tercihini değiştiriyor.
İktidar Neden Endişe Etsin?
Bugün konuşulan yine ekonomi değil, geçim değil, iktidarın hataları değil.
Mutlak butlan kararıyla birlikte Türkiye’nin ana muhalefeti resmen ikiye bölünmüş durumda. Oysa Mansur Yavaş’ın da işaret ettiği gibi, hızla kurultaya gidilip birlik görüntüsü verilmesi gereken bir dönemde ortaya çıkan tablo bunun tam tersini gösteriyor.
İnsan ister istemez düşünüyor. Muhalefet kendi içinde bu kadar sert şekilde ayrışırken, iktidar neden endişe etsin?
Yapay zeka anket sonuçlarını görselleştirmeye başladığından beri her gün saçma sapan anket görüyorum.
Renkli grafik yapmak araştırma yapmak değildir. Örneklem yok, yöntem yok, veri yok ama sonuç var.
Ortaya da güven yerine gürültü çıkıyor.
Anadolu’da siyasi tercih uzun yıllar mahremdi. Bu yeni bir durum değil. İnsanlar sadece korkudan değil, sosyal dengelerden dolayı da susardı.
Bugün ise tam tersi bir tablo var. İnsanlar birçok ortamda tercihini daha rahat söylüyor. Sosyal medya bunun en net örneği.
Evet, çekinen bir kesim hâlâ var. Ama bu durum tüm anketleri geçersiz kılmaz. Çünkü kararsız görünen kitlenin tamamı “korkan seçmen” değil.
Kararsızların içinde gerçekten karar vermemiş olanlar da var
Tepki gösterenler var
Son ana kadar bekleyenler var
Her şeyi “gizli korku oranı” ile açıklamak analizi kolaylaştırır ama gerçeği basitleştirir
Asıl mesele şu
Türkiye’de seçmen davranışı sadece korkuyla değil
alışkanlık, aidiyet ve konjonktürle şekilleniyor
@alisusluu@Alfarastirma Baskı ve korku ikliminde hiç bir anket güvenilir degildir. İnsanlar gerçek tercihini açıklamaktan çekinmesinin bir çok sebebi var. Bu sebepten kararsız seçmen oranı her ankette yüksek.
Gerçek şu; korku yüzdesi diye hiç bir ankete yansimayan bir oran var.
ALF Araştırma İzmir’de ilçe belediye başkanlarını sordu
Buca hariç birçok ilçede mevcut başkanlara destek sürüyor. Oy veririm cevabı veren ilçeler şu şekilde;
Karşıyaka %58,2
Bornova %52,4
Konak %50,5
Bayraklı %44,2
Karabağlar %43,5
Buca %37,5
ALF Araştırma İzmir’de ilçe belediye başkanlarını sordu.
İlçeler arasında farklı bir tablo var. Bazı yerlerde destek güçlü şekilde sürerken, bazı ilçelerde daha sınırlı kalıyor.
O kadar çok Ekrem İmamoğlu ve mitinglere odaklanıldı ki, kontrol kaybedildi. CHP’de siyasi bir yön aramak giderek zorlaşıyor.
CHP’ye oy verme eğilimi büyük ölçüde ana muhalefet partisi olmasından kaynaklanıyor. AK Parti’yi desteklemeyen seçmen için sığınılan bir liman haline gelen CHP, gelen seçmeni ise hayal kırıklığına uğrattı.
Arkası kesilmeyen tartışmalar, temeli oturmayan bir siyaset anlayışı ve tek bir gündeme odaklanan yaklaşım bu tabloyu daha da derinleştiriyor.
Öğrenci affı’nın da yer aldığı yeni bir torba yasanın hazırlığı devam ediyordu ve yakında TBMM’ne sunulacaktır.
Teklifin son halini, komisyona geldiğinde görebileceğiz fakat kamuoyuna yansıyan bilgiler ışığında, bana da gelen sayısız mesaja yanıt olarak, öğrenci affı ile ilgili olarak bazı hatırlatmaları yapmak isterim.
1 Temmuz 2022 sonrası üniversiteyle ilişiği kesilenleri kapsayacak olan öğrenci affının, “öğrencinin kayıtlı olduğu programın en az yarısını tamamlamış olması gerektiği” bilgisi veriliyor. Bunun açıklaması da, “sisteme emek vermiş öğrenciyi geri kazandıran ama tamamen kontrolsüz olmayan bir düzenleme” olarak yapılıyor.
Bu doğru bir yaklaşım değil maalesef. Örneğin 6 Şubat 2023 depremi sonrasında çok sayıda üniversite öğrencisi, yaşadığı korku, dağılan aile düzeni, ekonomik sıkıntılar gibi nedenlerle, daha ilk yıllarında okulu bırakmak zorunda kaldı.
Ayrıca, Tıp Fakültesi gibi uzun süreli eğitimlerde, üç yıl sistemde kalmış olma gereği olacak bu durumda. Oysa bu fakülteler‘deki pek çok öğrenci ilk yıllardaki bocalama, zor eğitimin yarattığı anksiyete ve psikolojik sıkıntılarla ilk yıllarında ayrılmak zorunda kaldı. Bana gelen çok sayıda mesajdan tüm bunları görebiliyorum.
Öğrenci affının sınırlı tutulmasının üniversitelerdeki yığılımı önleme gerekçesi ise gerçekten inandırıcılıktan uzak zira kontrolsüzce açılan bölümler ve kadrolar zaten bu yığılımı çoktan yarattı.
Yüksek lisans, doktora ve tez aşamasında sistemden kopan öğrencilerin de affa dahil edileceği bilgisi ise gerçekten güzel haber…
Öğrenci affında amacımız, gençleri kazanmak, hayata tutundurmak, gözü yaşlı ailelerine umut vermek olmalı. Eğitimden kopan ve derin mutsuzlukla kendini bu topluma ait hissetmeyen tek bir genci bile döndürebilirsek bizler için büyük bir başarı olacak…
#ÖğrenciAffı
AYDIN’DA İLK TABLO NETLEŞTİ
Parti değişikliği yaşayan Özlem Çerçioğlu Aydın genelinde ilk sıradaki yerini koruyor.
Büyükşehir ve ilçe sonuçlarını gün içinde paylaşacağız.
Eyleme katılan gençlerin demografik profili incelendiğinde, esasen yalnızca taleplerini ifade etmek ve demokratik haklarını kullanmak istedikleri görülebilirdi.
Buna rağmen söz konusu gençler o dönemde terörist olarak etiketlenmişti.
KİM BU GENÇLER?
Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından "İmamoğlu Protestoları Katılımcı Analizi (Ankara Örneği)" başlığıyla yayımlanan ve alanında ilk ve tek olan saha çalışmasını, birinci yılında yeniden dikkatinize sunarız.
“Protestocuların %55,6’sı kendisini Atatürkçü olarak tanımlamaktadır. Bunu sırasıyla Milliyetçi (%16,9), Sosyalist (%10,1) ve Sosyal Demokrat (%9,7) seçenekleri takip etmektedir. Yani protestocuların %72,5’i kendisini Atatürkçü yahut Türk milliyetçisi olarak tarif etmektedir.”
@yagmuruzunirmak
https://t.co/km4tphjUnz
Seçmene köylü cahil yaftası, gazeteciye maaş yaftası, araştırma şirketine ihale yaftası…
CHP’nin bu kadar zamandır seçim kaybetmesini hep başkalarına bağladılar, bir kere de kendilerini sorgulamadılar. CHP’ye en çok CHP’li zorbalar zarar veriyor.
CHP'li (uyduruk) Akademisyen ya da muhalif görünümlü hesaplar müthiş bir dezenformasyon çabasına girdiler.
Bire bir Fetö taktikleri ile muhalif ya da objektif gazetecileri itibarsızlaştırma çakallığındalar.
Tek tek bu hesapları deşirfe edip sizlerle paylaşacağız.