İlahiyatçı Mehmet Okuyan’dan dikkat çeken deprem açıklaması:
🔶 Balıklar günah mı işliyor yani şimdi?
🔶 Depremin olmamasını istemek doğru bir dua değildir.
🔶 Depremi insanların bir takım günahları ile ilişkilendirirseniz; okyanuslarda depremler oluyor, balıklar günah mı işliyor yani şimdi, öyle mi anlayacağız biz bu işi?
🔶 Deprem toprağın kaderidir, depremin olmamasını istemek doğru bir dua değil.
🔶 Depremin duası betondan, çimentodan, demirden kaçmamak.
🔶 Depremin duası malzemeden çalmamaktır.
🔶 Depremin duası fay hatlarına ev yapmamaktır.
🔶 Yapılacaksa da önlemini almak, zemin etütlerini adam gibi yaparak depreme dayanıklı binalar üretmektir.
🔶 Deprem aslında bir felaket değildir.
🔶 Felaket insanların duyarsızlığıdır!
#SARAE Dün kapanış görünümüne bakılırsa bugün taban açacağını zaten söylemiştim.
Gün içerisinde bozacak mı bakacağız. Şuan Tera satışta görünüyor. Burada işler iyice karıştı. Görünüm olumsuz.
Şeytan melek falan değildi.
Alim hiç değildi...
Bir de güzelleme yapıyorlar
Ademe secde etmek istemedi falan diye.
Oysa Şeytan ateşten, melekler nurdan insan topraktan...
Asıl kurutular şeytandandır.
Nisa 119
Kur'an'da 88 defa geçer,
59 yerde kötü insanlardır.
Ayrıca sol elle yedin diye şeytan da yemez.
Fakirlik korkusu şeytandandır. 2.268
Allah ile aldatanlar şeytanın ta kendiledir..
Şeytanın insan üzerinde güç ve otoritesi yoktur, gücünü kötülerin kötülüğünden alır. Nahl 100
Şeytan deyince aklınıza iki boynuzlu kırmızı bir surat gelmesin
Bugünün şeytanlarında kızaracak bir yüz de yok :)
Hatta şeytan doğru yol üzerine oturur. Bugünün şeytanları da en çok "biz sıratı mustakim üzereyiz" diyenlerden...
ALLAH’IN KESİN VE SON EMİRLERİ!
Artık az konuşup çok dinleyeceksiniz.
Artık az dinleyip çok okuyacaksınız.
Artık az bilip çok iyi bileceksiniz.
Artık kutsal doğrularınızla vedalaşacaksınız.
Artık hayretler içinde olup şüphelerinizden arınacaksınız.
Artık vehimlerinizi, hayallerinizi, vesveselerinizi bırakıp akledecek ve gerçeği bulacaksınız.
Artık atalarınız gibi değil, “kendiniz gibi” inanacaksınız.
Artık birilerine gitmeyecek; kendinize geleceksiniz.
Artık ekmekten önce özgürlük isteyeceksiniz.
Artık midenizden önce ruhunuzu doyuracaksınız.
Artık öldürmeyi değil yaşatmayı önceleyeceksiniz.
Artık kininizi din edinmeyeceksiniz.
Artık zan etmeyecek, akledeceksiniz.
Artık Allah’tan başkasını yaradılış, kurtuluş, şefaat, ilahlık noktasında dost edinmeyeceksiniz.
Artık hiziplere (mezheplere) bölünmeyeceksiniz.
Artık paket bilgileri para verip, iradenizi ipotek ettirip, insanlığınızı iptal ettirip almayacaksınız.
Artık zincirlerinizin ışıltısını güneş zannetmeyeceksiniz; başınızı göğe doğru dimdik tutup “gerçek güneşi” göreceksiniz.
Artık kimseyi köleleştirmeyeceksiniz, kimseye de kölelik etmeyeceksiniz.
Artık kalabalık olmakla, çok olmakla, güçlü olmakla övünmeyeceksiniz; adam olmakla şerefleneceksiniz.
Artık bilgiyi kendiniz üreteceksiniz.
Artık ezber yükünden kurtulup hikmeti sırtlanacaksınız.
Artık diplomanız, statünüz, sıfatınız, urbalarınız, kisveniz, paranız, gövdeniz, kavminiz sözünüzün ve fikrinizin destekçisi olmayacak: Kendiniz bilecek, kendiniz konuşacak, kendiniz görünecek, kendiniz olacaksınız.
Artık sözü eşyalarla, sıfatlarla, etiketlerle, güçle, lafla, sesle, volümle ayakta tutma devri geride kaldı.
Artık sesli değil sözlü konuşacaksınız.
Artık geriye değil, ileriye bakacaksınız.
Artık bilgilerinizin esiri değil, efendisi olacaksınız.
Artık iman ettiğiniz için sorumluluktan kurtulmuşlar değil; iman ettiğiniz için sorumlu olacaksınız.
Artık sayı değil, birey;
kimlikli değil, şahsiyetli;
data yüklü değil, hikmet yüklü;
toptancı değil, seçip ayırıcı;
tüketici değil, üretici;
boyun eğici değil, hesap sorucu;
dikte edici değil, hesap verici;
tahakküm edici değil, özgür kılıcı;
taklit edici değil, eleştirici;
nakledici değil, akledici;
keyif edici değil, dert edici;
zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı;
yığıcı değil, paylaşımcı;
dinci değil, dine uyucu;
din ile uyuşturucu değil, din ile diriltici olacaksınız.
Artık toprak işgaline değil, yürek fethine çıkacaksınız.
Artık diğer varlıklara insan olduğunuzu;
insanlığa, güvenilir ve emin kardeşler olduğunuzu;
Allah’a; sadece O’na kul olduğunuzu ispat etmekle yükümlüsünüz.
Ramazan Yaman
Not: İnternet siteme destek verebilirsiniz. Ayrıca siteme üye olarak kitaplarıma, şiirlerime, diğer yazılarıma ulaşabilirsiniz. Sitemin geliriyle yaptığım iyilik çalışmalarımın hayrına ortak olabilirsiniz. Link aşağıdadır. 👇
https://t.co/WIluOxH4K0
#SARAE ilk günden beri sizler için takip ettim. Gözünüzü korkutanlara rağmen durumu tüm şeffaflığı ile açıkladım anlattım. Artık yeni arzlara odaklanma zamanı. Aynı şekil orada da gün gün inceleyeceğim.
En nihayetinde biz görevimizi tamamladık. Buradan sonrası risk almak isteyenin veya almak istemeyenin kendi tercihidir.
Saygılar.
Kur'an; okumanın, düşünmenin, aydınlanmanın, kavramanın, bilinçlenmenin, doğru yolu bulmanın, dirilişin ve hayata geçirilecek amellerin kitabıdır. Ancak günümüzde Kur'an; insanın sorumluluk ve iyiyi kötüden ayırt etme yetisi adına sunduğu tek çözümü "rüyaya yatarak işaret aramak" olan, sadece "bereket ve şans getirmesi umulan" bir kitap haline getirildi. İnsanların ona karşı görevi; kupkuru bir kutsama, aşırı saygı ve öpüp başa koymaktan ibaret oldu. Abdestsiz dokunmamak, kılıfa koyup aynanın kenarına ya da duvarın yüksek yerine asmak; kundağın yanına, yeni evin kapısına, misafirin başucuna koymak sıradanlaştı. Hatta bazı sure ve ayetleri; büyüsel işler, özel törenler, tılsımlar, cin çıkarma, romatizma iyileştirme veya büyü yapıp bozma gibi amaçlar için kullanılır oldu.
Mesele Kur'an'ı "görüşle tefsir etmemektir. "Görüş" ne demek? Yani daha önceki fikir ve inançlarımız. Önce filan ilmî, fiziki, kimyevi, fıkhi, mezhebi, görüşe inanıyor, ondan sonra gidip Kur'an'da, önceki görüş ve inancımızın ispatı peşinde dolaşıyoruz. İşte bu yüzden bakıyoruz ki Şia, Kur'an'ın ardından gidiyor, Şia çıkıyor; Sünni gidiyor, Sünni çıkıyor; Vehhabi gidiyor, Vehhabi çıkıyor; Cebri gidiyor, Cebri çıkıyor; Nasibi gidiyor, Nasibi çıkıyor; İhtiyari gidiyor, İhtiyari çıkıyor, İyi ama o halde Kur'an ne yapıyor? Bütün bunlar görüştür ve bütün bunlar görüşle yapılmış tefsirlerdir. Öyleyse nasıl olmalıyız? Önceki bütün görüşlerden arınmış, veraset yoluyla veya zorla yüklenmiş bütün önceki inançlardan temizlenmiş bir akıl; idmanlı, uyanık bir zihin olarak; mantıki ve akli, kudretli, uyanık, mana çıkarıcı, ama daha önceki herhangi bir görüşü ispatlamaya taassubu ve taahhütü olmayan bir görüşle, Kur'an'a gitmeli ve Kur'an'ın içinden neyin ne olduğunu görmeli ve çıkarmalıdır...
Hangi Kur'an adlı makale
Ali Şeriati
#BEWEN İncelemesi ve yorumum
Geçen hafta onay alan 2 şirketten bir diğeri ise Bewen Enerji’ydi Bir yakından bakalım.
Öncelikle 80 Milyon lotun 48,10 TL’den satışı gerçekleşecek arzın arz büyüklüğü 3.8 Milyar TL olacak.
80 Milyon lotun 56 Milyon adeti Sermaye artırımı olurken, Geri kalan lot ortak satışı olarak gerçekleşecek. Yani şirketin kasasına 2.5 Milyar TL civarı bir para girecek. Ortak satışı oranı çok yüksek değil.
Şirket bu arz gelirini %40 Olarak borç ödemesinde %55 oranında üretim kapasitesi artırımında %5 ise işletme sermayesi amacıyla kullanacak.
Şirket, pay sahibi olan Elawan Energy ve Beyçelik Holding’e olan borçlarını ödemek amaçlı ve Şirketin bağlı ortaklarından BAK Enerji’nin Türkiye Garanti Bankası’na olan mevcut kredi borcunu ödemek amaçlı %40lık kısmı kullanacak.
%55’lik kısmıyla ise Bağlı ortaklığı bulunan SABAŞ, BAK Enerji ve YGT şirketlerinin Rüzgar ve enerji santrallerinin kapasite artışları için finansman sağlayacak.
Fon kullanım yerleri çok hoşuma gitmedi. Ortaklığı ve pay sahipliği bulunan şirketlerin nakit vb. İhtiyaçlarını karşılamak için arz ediliyor görünümü var.
80 Milyon lotun %50’si bireysele %10 yüksek başvurulu oransal dağıtıma %40’ı ise kurumsal yatırımcıya ayrılmış durumda.
30 Gün boyunca Yatırım Finansman tarafından fiyat istikrarı uygulanması planlanıyor ancak burada bir kesinlik yok. Yani Fiyat istikrarı %100 uygulanacak veya %100 başarılı olacak anlamına gelmiyor.
Gelelim finansallara.
Öncelikle borçlu bir şirket, 2024 Yılında 928 Milyon Kısa 4.6 Milyar TL uzun vadeli borcu bulunuyor. 2025 yılında ise bu rakamlar biraz daha azalmış görünüyor. Kısa vade 768 Mn TL uzun vade 3.5 Milyar TL’ye gerilemiş. 2026/3 döneminde bu borçlar ufak miktarda tekrar artmış ancak yıl bazlı bakıldığında azalma mevcut. Satışlar 2025/3 dönemine göre 2026/3 döneminde bir miktar artmış. Ancak karlılık yıldan yıla düşmüş. 2025 3. ayda 225 Milyon TL olan net dönem karı 2026/3 döneminde 137 Milyon TL’ye gerilemiş.
Yorumum:
Açık konuşmak gerekirse ben şirketi genel anlamda beğenmedim. Çok borçlu ve fon kullanım raporuna baktığımda çoğunlukla ortaklığı ve pay sahipliği bulunan şirketlere yönelik harcama yapılacak. Elbette ortaklığı bulunan şirketlere yatırım yapılması kötü bir durum değil ancak Pay sahipliği bulunan şirketlere olan borçların ödenmesi sanki o şirketlerin nakit ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu gösteriyor. Ayrıca zaten arz olurken ortak satışı da var. Fiyat iskonto hariç fena değil. Açıkcası ben bizim halka arzların iskonto olayına inanmıyorum. Burada uygulanmış bir iskonto yok. Fiyatın normale yakın olması, beraberinde yalnızca 1 adet daha halka arz olması ve halka arz sonrası ekonomisinin toplanması ihtimaline karşın normal şekilde katılım sağlayacağım. Bu yazıyı kimsenin kararını etkilemesi amacıyla yazmıyorum Lütfen siz kararınızı kendi araştırmalarınız sonucunda verin.
Ben arzdan aldıklarımı tavan serisi vb. Amacıyla almıyorum uzun süre tutmak amaçlı koleksiyon yapıyorum.
Yatırım tavsiyesi değildir.
🚨HASSAS +40
İstanbul esenyurtta kaldırımda yürüyen bir vatandaş bir apartmanın beşinci katından düşen bebeği havada yakalayarak guiness rekorlar kitabına girdi.
Görüntülerin sosyal medyada yayılmasından sonra “keşke dünyayı sen yönetsen” yorumları aldı.
Bu son arzlardan biri için özelden millete fena para teklif etmişler anlaşılan. Birbirinden kopyala yapıştır en az 10 tane paylaşım gördüm 😀
Yazıktır günahtır milletin üç kuruşuna mı göz diktiniz ?
Son günlerde memur düşmanlığı yapan bazı kişilere hak ettikleri cevabı verdikten sonra, sosyal medya üzerinden ağır küfür ve hakaretlere maruz kalıyorum.
Şunu herkes bilsin: Yapılan hakaret ve küfürlerin tamamına ilişkin ekran görüntüleri alınmış ve gerekli deliller muhafaza edilmiştir.
En kısa zamanda avukatlarım aracılığıyla ilgili kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarına gerekli suç duyuruları yapılacaktır.
Sosyal medyada klavye başında racon kesen, ağzına geleni söyleyen bu kişilerden beklentim açıktır:
Savcılıkta ifade verirken de yazdıkları küfür ve hakaretlerin arkasında durmalarıdır.
Sosyal medya, kimseye sınırsız hakaret etme özgürlüğü vermez. Herkes yazdığının ve söylediğinin hesabını vermeyi öğrenecek.
Klavye delikanlılığı kolaydır. Asıl mesele, yazdıklarının arkasında durabilmektir.
816 binden fazla kişi tarafından görülen bir paylaşım için sadece 12 kişinin görüş bildirmesi hayatın tabii akışına uygun değil ama X' in yeni algoritmasıyla birebir örtüşüyor.
Sizden ricam bu tivite menfi, müspet, kısa, uzun bir yorum yazın, bir emoji bırakın veya bir işaret çakın, bakalım ne olacak?
#SARAE Gün gün takip ettim. Sizlere risk durumunu her an haber verdim. Önümüzdeki tüm arzlarda aynı şekil ilerleyeceğiz. 6. TAVANDAYIZ.
Başkaları gibi sallamasyon bilgilerle kimseye korku vermedik.
Paylaşımlara etkileşim geldikçe verilen bilginin kalitesi artarak devam edecek.
Dostlar #Quick Sigorta ve #Bewen Enerji'nin onaylı izahnameleri yarın gelir ve hafta sonu detaylı şekilde inceler sizinle paylaşırım ve düşüncelerimi söylerim.
Paylaşımlara destek vermeyi unutmayın. Herkese iyi geceler.
"KORSAN HUTBE!"
ALLAH'IM!
BİZE "ÜSTÜNLERİN" ÜSTÜNLÜĞÜNDEN DEĞİL, İYİLİKTE YARIŞANLARIN ÜSTÜNLÜĞÜNDEN VER.
Aziz cemaat, değerli müminler, güzel insanlar!
Biz sadece ve sadece iyilik için yaratıldık. Gökler, yer, dağlar, denizler, ağaçlar, hayvanlar… Hepsi bir iyiliğe şahitlik etmek, bir hayra hizmet etmek için var oldu.
Her sabah güneş doğuyor ki biz iyilik yapabilelim. Her bahar çiçekler açıyor ki kalplerimiz yumuşasın, ellerimiz hayra uzansın. Yağmur yağıyor ki toprağa bereket olsun, insanların kalbine rahmet olsun. Yıldızlar geceleri parlıyor ki yalnızlıklarımızda teselli bulalım, iyiliğe yönelmek için ilham alalım.
Rabbimiz buyuruyor:
“Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır…”
“Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.”
“Hayırlarda yarışın!”
“İyilik ve takvada (sorumlulukta) yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.”
“Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yarattık.”
İşte yaratılışımızın özü budur: İYİLİK.
Peki, iyilik nedir?
İyilik, önce şunu bilmektir: İçimizde tertemiz bir fıtrat vardır. Kötülük insanın özünde yoktur. Kötülük, iyiliğin gölgesidir, iyiliğin eksikliğidir. İçimizde bir iyilik fidanı bulunur. Onu sulamazsak kurur, yerine dikenler biter. O fidanı sulayan ise güzel sözdür, güzel bakıştır, güzel davranıştır. Bir fidan gibi, iyilik de bakım ister: Günlük dua, günlük tefekkür, günlük bir hayır işlemekle büyür. İyilik, akıldan geçtiği anda aklı, kalbe indiği anda kalbi, ele geçtiği anda bütün bedeni ve ruhu iyileştiren, insanı insanlıkta damıtan bir şifadır.
İyilik önce yapanı iyileştirir, sonra alanı. İyilik, insanın hem dünyasını hem ahiretini mamur eden tek sermayedir. O, bir nehir gibi akar; aktığı yeri bereketlendirir, susuzlukları giderir, çorak toprakları yeşertir.
Aziz cemaat!
Bugün dünya karanlık bir imtihandan geçiyor. Hazperestlik, bencillik, empati yoksunluğu, açgözlülük her yanı sarmış. Değerler unutulmuş, fiyatlar hüküm sürüyor. İnsanlar birbirinin acısından, hatasından, eksikliğinden mutluluk devşirmeye çalışıyor. Sosyal medya meydanlarında bir kardeşimizin bir açığı, bir hatası, bir zaafı ortaya çıktığında, hemen taş atmaya koşuluyor. Oysa o taş, önce atan kişinin kalbine isabet ediyor. Bir yorum, bir beğeni, bir paylaşım… İşte bunlar bazen bir kalbi kırar, bazen bir yuvayı yıkar.
Sokaklarımız tahammülsüzlükle, evlerimiz sabırsızlıkla, kalplerimiz duygusuzlukla dolu. Bir selâm verene karşılık vermemek, bir tebessüme tebessümle cevap vermemek, bir “nasılsın” sorusuna içten bir cevap vermemek… İşte bunlar iyilik yoksunluğunun alametleridir. Toplumlar böyle böyle dağılır, aileler böyle böyle parçalanır, kalpler böyle böyle katılaşır.
Rabbimiz bize şöyle sesleniyor:
“Ey iman edenler! Bir topluluk başka bir topluluğu alaya almasın, belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır.”
“Müminler ancak kardeştir.”
“Birbirinizin gıybetini yapmayın! Hiçbiriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi?”
“Kim bir kötülüğe uğrar da affederse, onun mükâfâtı Allah’a aittir.”
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde sav. Bir de bakarsın, aranızda düşmanlık olan kişi sımsıcak bir dost oluvermiştir.”
İşte iyiliğin mucizesi budur: Düşmanı dost yapar, kalpleri yumuşatır, dünyayı cennete çevirir. İyilik sadece para-pul dağıtmak değildir.
Öfke geldiğinde susmak, dilimizi tutmak, kötülüğe sabretmek, affetmek, hoş görmek, hayra yormak… Asıl iyilik budur.
Allah Rasûlü buyuruyor:
“En hayırlınız, insanlara en çok faydalı olanınızdır.”
“Tebessüm sadakadır.”
“Ben ve yetime kol kanat geren kimse cennette iki parmak arası kadar yakınız.”
Güzel insanlar!
Bir insanın iyiliği bir imtihanla, bir hastalıkla, bir kayıpla bloke olabilir. Bize karşı sert davranabilir, incitici söz söyleyebilir. İşte o anda içimizdeki iyiliği aktive etmek zorundayız. Kolay zamanda iyi olmak kolaydır. Asıl er kişi, zor zamanda iyi kalandır.
Düşünün:
Bir yetimin gözündeki yaşı silmek,
bir yoksulun sofrasına sıcak bir çorba koymak,
bir garibin elinden tutup “Yanındayım” demek…
İşte bunlar cennete giden en kısa yoldur.
Unutmayalım: Cennetin yolu birilerinin eteklerinden değil, sevindirdiğimiz yetimlerin, yoksulların, garibanların yüreklerinden geçer.
Çocuklarımıza iyiliği öğretelim. Onların küçük elleriyle bir fakire ekmek götürelim, bir yaşlının elinden tutalım ki iyilik kalplerine nakşolsun. Onlar yarının büyükleri olacak; iyilikle büyürlerse dünya cennete döner. İyilik bir tohumdur. Bugün ektiğimiz bir iyilik, yarın koca bir orman olur. Bir selâm, bir tebessüm, bir “Allah razı olsun”… İşte bunlar cennete giden küçük ama çok kıymetli adımlardır. İyilik bulaşıcıdır; kötülük de öyle. Biz iyiliği bulaştıranlardan olalım.
İyilik adalettir: Zulme sessiz kalmamak, mazlumun yanında durmak en büyük iyiliktir.
İyilik çevreyi korumaktır: Bir ağaca su vermek, bir nehri kirletmemek iyiliktir.
İyilik bilgiyi paylaşmaktır: Birine doğruyu öğretmek, bir yanlışı düzeltmek iyiliktir.
İyilik sabırla beklemektir: Trafikte, markette ve sair yerlerde diğer insanların iyiliğini önceleyerek bir dakika fazla beklemek iyiliktir. Sabır iyiliktir, tahammül iyiliktir.
Ey Rabbimiz!
Bizi ve neslimizi iyilikte yarışan kullarından eyle.
Her nefesimizi bir iyiliğe vesile kıl.
Dilimizi güzel söze, elimizi hayra, kalbimizi merhamete aç.
Bizi iyilikten ayırma, iyiliğe eriştir, iyilikte daim kıl.
Ailelerimizi, çocuklarımızı, bütün insanlığı rahmetinle, iyilikle kuşat.
Zalimlerin şerrinden, şeytanın vesvesesinden, nefsin hilesinden cümlemizi koru.
Bize yetimlerin, yoksulların, mazlumların duasını almayı; zalimlerin, gaddarların, açgözlülerin, yüreği ürpermezlerin, gözleri yaşarmazların ise lanetini almayı nasip eyle. Ki onların dillerinden dökülen her lanet kendilerinedir.
Bizim yüzlerimizi Senin rızan için yaptığımız iyiliklerle huzurunda ak eyle…
Bize "üstünlerin" üstünlüğünden değil, iyilikte yarışanların üstünlüğünden ver. Amin.
Hayırlı cumalar!!
Ramazan Yaman
Not: Bugün cumayı hayır etmek adına elden geleni yapmaya çalışacağız. Sizler de öyle yapın. Bizzat kendiniz, bizzat ellerinizle... Hiç bir şeyiniz yoksa bile bir tebessüm edin, bir gönül alın. Yapın bir güzellik işte!
Üstünlükte yarışarak değil, iyilikte yarışarak üstün olun. İyilikte yardımlaşarak birlikte iyileşin.
Benim mücadeleme, iyilik çalışmalarıma destek olmak isterseniz link aşağıdadır.👇
https://t.co/WIluOxH4K0