Şefkati geliştirmek için, dikkatimizi kendi duygu ve tepkilerimize değil, diğer kişiye odaklamalıyız. İlgi ve şefkat olmadan empati, ben odaklı bir deneyimdir,kendimiz sıkıntıya düşer ve kendi tepkimizle başa çıkmaya çalışırız.
Şefkat ise bunun tam tersidir .... Kendi duygularımıza ve tepkilerimize kapılıp gitmeyiz. İlgi ve yardım etme motivasyonuyla dolu dikkatimiz diğer kişidedir. Şefkat her zaman -tanımı gereği- öteki merkezlidir. Şefkat şöyle der: "Benim ne hissettiğim mevzu değil. Şu anda bu seninle ilgili."
Jenn Granneman, Sensitive.
‘Sözlerindeki öfkeyi anlıyorum, sözlerini anlamıyorum’. Öfke, sözü anlaşılmaz kılar, iletişimi imkansızlaştırır. Öfkeyle konuşan bir şey anlatmış olmaz, kelimeler boşluğa savrulur. O yüzden ikili ilişkilerde öfkenin nedenini açıklamak, onu ifade etmekten daha değerli.
Bugünden itibaren Chp’nin hiç çalışmadığı kadar çalışması, hiç ama hiç çalıp çırpmaması, asla ayrımcılık yapmaması, sürekli ama sürekli sahada olması, herkesin derdine koşması ve neredeyse sıfır hata yapması lazım. Esas sınav şimdi başlıyor.
Demokrasi kazandı!
Sevgili Üsküdarlılar, sizlerin desteği ve güveniyle Üsküdar'ın belediye başkanı seçildim.
Bu görevi layıkıyla yerine getirebilmek için çalışmaya hazırım. Sizlerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için var gücümle çalışacağım. Birlikte daha yaşanabilir, daha güzel bir Üsküdar için el ele vereceğiz.
Desteğiniz ve inancınız için teşekkür ederim. Yeni bir dönemin başlangıcı hayırlı ve uğurlu olsun. #SinemdeÜsküdarVar
CHP'nin Yerel Yönetimler Planı:
-Yılmaz Büyükerşen parti bünyesinde bir yerel yönetim üniversitesi kuracak. CHP'li belediye başkanları bu birimde eğitimlere katılacak.
-Emekli sayıştay denetçilerinden oluşan bir teftiş kurulu, CHP adına partili belediyeleri 3 ayda bir denetleyecek.
-Öğrenci yurtları, kreşler, lokantalar gibi sosyal projeler ortaklaştırılacak ve ihtiyaca göre her CHP'li belediyede belirli bir standartta olması sağlanacak.
-Belediyele başkanlarının başarı ölçümleri bilimsel metotlarla yapılacak.
(Sözcü)
Yarından itibaren
artık anayasa mahkemesinden, danıştaydan, yargıtaydan, savcılardan istediğin kararı çıkartamazsın.
Artık çöp, mülteci, veya teröristleri ülkeye almak karşılığı borçlarda gevşeme gibi "aramızda kalsın" anlaşmaları yapamazsın.
Artık kaçak, yasak, sahte işlere bürokratlardan o kadar kolay imza alamazsın.
Artık kimseyi kolay kolay topal ördek yapamazsın.
Artık gündemi troller ve yerleştirilmiş medya ile bu kadar kolay manipüle edemezsin.
Artık bir krizde işlevsiz bakanlara "sen öne atla ben arkadayım" dediğinde o güveni vermeyeceksin.
Yarından itibaren artık iktidarını kısmen teslim etmiş bir iktidar var Türkiye'de.
Umuyorum muhalefet bu enerjiyi müsbet değerlendirir, tüm Türkiye'ye hitap etmeye devam eder ve bizler bir kısmı galip bir ülke olmaktan ziyade, nihayet artık gelecek için umutlanan bir Türkiye'ye geçiş yaparız.
Yüz yıllık Cumhuriyet tarihinde ve buraya gelen bakanlar arasında en çok eleştiriyi hak eden bakan Milli Eğitim Bakanı’dır! Bu bakana özel yasa çıkarılmıştır. Bu bakanın müsteşarlık ve rektörlük döneminde alınan kararlar da toplumun vicdanını yaralayıcıdır.
Milletvekilleri, bakanlıkta İsmailağa Tarikatı’nın ne işi olduğunu, çocuklara neden yemek verilmediğini, okullara ayrılan bütçeyi elbette soracak.
Bakan da çıkıp laf yetiştirmeyecek, hesap verecek!
Geçmişte devletle FETÖ arasında protokol yapanlar, bu ülkeye yaşattıkları acılardan hiç ders çıkarmamış.
Tarikat ve cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceklerini söyleyen Milli Eğitim Bakanı, Meclis kürsüsünden Anayasa’ya meydan okuyor.
Tayyip Erdoğan, bu Bakanı görevden almazsan, bu cüretin sahibi sensin!