2)- Bu operasyonların kararlılıkla süreceğine inancım tamdır. Geçte olsa adalettin tecelli etmesi bizi ziyadesiyle mutlu etmiştir.
Dava avukatlarımızın ve bu süreci gönüllü takip eden arkadaşlarımızın dinlenmesi de çok elzemdir.
Dosyayı tekrar açıp gönüllere su serpen başta +++
1)- Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun soruşturma dosyasının yeniden açılması ve akabinde bugün yapılan operasyonlar neticesinde 25 kişinin gözaltına alınması içimizdeki derin yaraları kapatmaya başlamıştır. +++
Cumhurbaşkanlığı Adaylığım, Parti Meclisimiz ve TBMM Grubumuzda oy birliğiyle resmiyet kazandı.
Bu sürece büyük bir özveriyle destek veren Genel Başkanım Sn. Özgür Özel’e, partimin yetkili organlarına, meclis grubumuza, ön seçime katılan parti neferlerimize ve 15.5 milyon vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum.
Bundan böyle uzun, zorlu, engellerle dolu bir yolculukta olacağız. Bu yolculuğun sonunda demokrasi var, hukuk var, adalet var, refah var. Hepsinden önemlisi aydınlık bir Türkiye var.
Milletimiz büyüktür diyerek sizi selamlıyorum.
Ramazan ayının merhameti, bereketi, adalet, birliktelik ruhu, insanın insanı hissetme anlayışı üzerinizde olsun.
Sosyal devlet olmak adına, adalet adına üzerimizdeki kötülüklerin bittiği, iyi günlerin geleceğini müjdeleyerek; ülkemize, milletimize, emeklisine, gençlerine, emekçisine, iş dünyasına zulüm ve zor günler yaşatan her kim varsa; içten dualarımla bir an önce bu kötü, bir avuç insanı milletçe göndereceğimiz günleri, sandığı, seçimi iple çektiğimi bilmenizi istiyorum.
Akşam İstanbul Saraçhane’de milletimizin, yüzbinlerin sesinden “Yiğidim Aslanım” şarkısını dinledim. Çok teşekkürler…
Halk TV’de 00.30’da benimle ilgili hazırlanan belgeseli izledim. Teşekkürler Halk TV.
Buradan bir uyarıda bulunmak isterim. Bir süre, dün akşam ilk kez hepimizin vergileri ile yayın yapan TRT başta olmak üzere, iktidar yalakası kanallara ilk kez hayatımda bu kadar bakma fırsatı buldum. Tam bir rezalet, yalan, iftira; namusa, haysiyete dil uzatma. Koca insanlar utanmadan, nasıl bu denli kötü olabilir? Hepsinin, tüm bu yalancıların, yalakaların, Ramazan ayında kul hakkı yiyenlerin burnundan fitil fitil getireceğim ve ömrüm var oldukça hukuki haklarımı arayacağım. And olsun!
Bütün bu sorunları çözeceğiz. Bu atmosferi yaratan, bize yaşatan tek kişi var. Ankara’da kapalı kapılar ardından Türkiye’yi yönetmek değil koltuğunu korumak için Ramazan’da kul hakkı yemek dahil her yolu mübah gören tek kişiyi milletçe göndereceğiz, sandıkta göndereceğiz.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Başaracağız. Akşam herkesi Saraçhane iftar sofrasında Sn. Genel Başkanım Özgür Özel ile oruç açmaya davet ediyorum. Ben de sizi izlerken iftar sofrasında olacağım, dua edeceğim.
Ekrem İmamoğlu
25 MART 2025 SALI, SİLİVRİ
Kadir Gecesi, Kur’an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı, bin aydan daha hayırlı bir gecedir.
Dualarımız; adalete, hukuka, ülkemizin gücüne, eşitliğe, berekete, bolluğa, gençlerin haksızlığa uğradığı, umutsuzluğa kapıldığı değil güçlü geleceğine olsun.
Meydanlarda sofralarımız olacak.
Rabbim dualarınızı kabul etsin, hayırlara vesile olsun.
Ülkemize, milletimize, insanlığa barış getirsin.
Kadir Gecemiz mübarek olsun.
Çok üzülerek duyuyorum ki; gözaltına alınan pırlanta gibi genç evlatlarımıza adına polis diyemeyeceğim bir grup kendini bilmez kötü muamele yapıyormuş. Bunlara polis diyemem çünkü benim şerefli polisim milletin gencecik evlatlarına bu zulmü yapmaz.
Herkese merhaba, Ramazan ayınız mübarek olsun,
Benim çok kıymetli vatandaşlarım, anneler, babalar, teyzelerim, amcalarım, sevgili gençler, pırlantam çocuklarımız; her birinizi sevgiyle, saygıyla sıcacık kucaklıyorum.
Yaşanan ve yaşatılan bütün sefillikler, yargıda hepimizin başını öne eğdiren itibarsız kararlar, ekonomimizin düştüğü durum ve uluslararası itibarımızın yerle bir olmasına rağmen demokrasi devrimi gerçekleşti ve 23 Mart’ta CHP’li yol arkadaşlarım ile tüm vatandaşlarımızın oylarıyla Cumhurbaşkanı adayı halk tarafından seçildi. Bu muhteşem bir durumdur. Umut çok büyüktür. Bir avuç kötü insanı perişan etmiştir. Korkuları artmıştır. Korkacaklar, korksunlar. Çünkü biz milletimizle birlikte; Türkiye ittifakını temsil ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin asil değerlerini, demokrasiyi temsil ediyoruz. Geleceği, adaleti, hukukun üstünlüğünü, eşitliği, birliği, beraberliği temsil ediyoruz. Cennet vatanın değerlerini, gelişmeyi, iyi eğitimi, aklı, bilimi, sanatı, sporu, kaliteli yaşamı temsil ediyoruz. Bugün çok korkan bir avuç insanın bile ailelerinin gelecekteki mutlu yaşamlarının, huzurunun teminatıyız.
Çok çalışıyorum. Daha çok çalışacağım. Benim nerede olduğumun gerçekten bir önemi yok. Benim pırlanta gençlerim; masanızda çalışırken beni yan sandalyenizde hissedin. Emekçilerin atölyesinde, çiftçilerin tarlasında, ninelerin dizinin dibindeyim. Çocukların oyun halkasındayım. Birlikte başaracağız. Akşam 20.30’da sizi Saraçhane’de ve tüm meydanlarda izlemeye devam edeceğim.
Sevgili Gençler;
Çatışmalardan uzak durun. Benim çok sevdiğim güvenlik güçlerimiz, polislerimiz, halkımıza iyi davranın. Bu akşam hepinizi güler yüzle göreyim. Millet büyüktür.
Ekrem İmamoğlu
24.03.2025 / Silivri
Silivri Cezaevi’nden beni çok mutlu eden bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanlığı önseçiminde rekor düzeyde bir katılım gerçekleşti.
15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu.
Erdoğan’a “artık yeter” dedi.
Bu gece Saraçhane’de ve ülkemin dört bir yanındaki meydanlarda haykıran milyonlara selamlarımı gönderiyorum.
O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak.
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Çok üzülüyorum, olan yine milletimize oluyor.
Bizim üzerimizden milletin iradesine vurdukları bu darbe, yıllardır harap hale getirdikleri ekonomimizi ve Türkiye’nin geleceğini daha büyük bir tehlikeye sokuyor. Bu siyasi darbe yüzünden üç gündür ülkemizin ekonomisi daha da eriyor.
Kendi bozdukları ekonomiyi millete çile çektirerek düzeltmeye çalışanlar, yine milletimizin sırtına kaldırması güç bir yük yüklüyorlar.
Allah şahittir, biz milletimize çektirdikleri çile azalsın diye çalıştık. Milletimiz biraz da olsa nefes alsın diye çalıştık. İnsanımız bu ekonomik krizde kendini yalnız ve çaresiz hissetmesin diye canla başla çalıştık.
Milletimiz bunu gördüğü için bizden desteğini hiç esirgemedi. Bu samimi destek yüzünden bizi hapse, insanımızı da yokluğa mahkum etmek istiyorlar.
Milletimize sesleniyorum:
Sizin desteğinizle önce bu darbeyi yeneceğiz, sonra da bize bunu yaşatanlar göndereceğiz.
Bu fedakar ve çalışkan millete yaşattıkları ekonomik krizi de çileyi de biz bitireceğiz!
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!