''Ulusalcılık, devrimci olmanın ana ilkelerinden biridir. Çağımızda antiemperyalist olmanın adı, ulusalcılıktır. Yani, emperyalizme, küresel sömürüye karşı halkının çıkarlarını savunmanın adı, ulusalcılıktır.''
@AdilHaciomerogl
Ümit Özdağ:
"Kişi başına yıllık makarna tüketimi %80 artarak 8,5 kiloya çıktı.
AKP'nin Türk Milleti'ne layık gördüğü Türkiye Yüzyılı değil, ‘Makarna Yüzyılı’"
Günaydın Türkiyem.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Faizin olduğu yerde berreket olmaz " dedi.
5 aylık faiz ödemesi 1.2 trilyon lirayı aştı. Yüzde 5 yerli mutlu azınlık "yağdır Hazinem yağdır faizi" diyor.
Bereket hem servetine servet katan yerliye hem de yabancı tefeciye yağıyor.
Türk havacılık tarihi için önemli bir milat; Ankara Etimesgut'taki uçak fabrikasında üretilen ilk Türk uçağı test uçuşunu 7 Haziran 1942 tarihinde başarıyla gerçekleştirdi.
📌İsmail Saymaz, Özgür Özel'in canlı yayında kendisine attığı mesajı paylaştı! @ismailsaymaz
"'Anlaştılar, anlaşmaya yakınlar...' gibi bir söylenti yayıyorlar. En kısa sürede kurultay tarihinin belirlenmesi dışında hiçbir şeyi müzakere etmemiz mümkün değildir. "
Emekli Haşim Ergün
Günde bir öğün yemek yiyebiliyorum
Biz ülkenin evladı değilmiyiz
Biz bu cezayı çekmek zorundamıyız
Bizim suçumuz nedir
Biz bu çileyi çekiyoruz
Bize neden üvey evlat gibi davranıyorlar
#TümEmeklilereSeyyanen40Bin#5000KısmiHakkımızdır#KongreOyVer Aziz Yıldırım
Kriz Boş Masalarda Değil, Boşalan Tabaklarda…
Dün Bebek’te yürürken yeme içme sektörünün önemli isimlerinden bir meslektaşımla karşılaştım.
Hava güzeldi, insanlar sokaktaydı, kafeler doluydu. İlk bakışta her şey normal görünüyordu.
Ama sohbet ilerledikçe bana öyle bir şey anlattı ki, aslında bugünkü ekonomik tablonun özeti gibiydi.
“İnsanlar sanıyor ki kriz varsa restoranlar boşalır” dedi.
“Oysa bugün restoranlar boş değil.”
Gerçekten de değil.
Müşteri geliyor.
Masaya oturuyor.
Adisyon açılıyor.
Ama hikâye tam da o noktadan sonra değişiyor.
Altı ay önce dört kişinin oturduğu bir masada ortaya birkaç meze gelir, bir salata söylenir, bir ara sıcak eklenir, yanında da iki şişe şarap açılırdı.
Bugün aynı masa doluyor.
Ama ortaya gelen tabakların sayısı azalıyor.
Ara sıcak sipariş edilmiyor.
İkinci şişe açılmıyor.
Bazen yalnızca içecek satılıyor.
Yani kriz insanları evlerine kapatmadı.
Ama sofralarını küçülttü.
Ekonomik sıkıntılar çoğu zaman önce rakamlarda görünmez.
Önce davranışlarda görünür.
İnsanların menüye daha uzun bakmasında görünür.
“Hadi bunu da söyleyelim” cümlesinin yerini “Boş ver, buna gerek yok” cümlesinin almasında görünür.
Çünkü refah yalnızca para kazanmak değildir.
Refah, hesap yapmadan sipariş verebilmektir.
Canının çektiğini gönül rahatlığıyla isteyebilmektir.
Bugün yaşanan tam da budur.
Tüketici mutsuz.
Çünkü aynı parayla daha az şey alabiliyor.
İşletmeci mutsuz.
Çünkü fiyatlar yükselirken kârlılığı aynı hızla yükselmiyor.
Herkes daha fazla para konuşuyor ama daha az hayat yaşıyor.
Ve galiba ekonomik krizlerin en acı tarafı da burada başlıyor.
Önce sofradan bir tabak eksiliyor.
Sonra bir şişe eksiliyor.
Sonra insanlar dışarı çıkmaktan değil, yaşamaktan kısmaya başlıyor.
Toplumların ekonomik sağlığı bazen borsa ekranlarında değil, restoran masalarında okunur.
Bugün masalar hâlâ dolu olabilir.
Ama tabaklar boşalıyorsa, orada yalnızca bir sektörün değil, bir toplumun hikâyesi vardır.
ABD, yıllar önce küresel bir plan yaptı. Göz koyduğu stratejik ülkelerde ulus devlet yerine, despotluk öngörüyor. Çünkü ulus devleti ele geçirmek ya da savaşta yenmek zor ve masraflı. Oysa tek adam ve avenesinden ibaret despotluk bir fiskede devrilir. İşte Kaddafi, işte Saddam, işte Esad…
İran’ı niye yenemedi❓Çünkü despotluk değil. Tek adam yok, şefler değişiyor. Baskıcı, acımasız bir dikta, ama ulusal ve kurumsal.
Bu açıdan bakarsak, Amerikan sömürge valisi Barrack’ın neden “persona non grata” ilan ve sınır dışı edilemediği kolayca anlaşılır.
ABD’nin neyi, niçin istediği de...
SON DAKİKA: Arnavut yetkililerin Jared Kushner ve Ivanka Trump'ı, "Halkımız çok gururlu ve anarşist eğilimlere sahip, inşa ettiğiniz her şeyi yakıp yıkabilirler" şeklinde uyardığı bildiriliyor.
Bu arada ben de her Arnavut evinde birer kaleşnikof olduğunu da hatırlatayım...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Faizin olduğu yerde bereket olmaz;diyor.
O halde millet adına soruyorum.
2025 bütçesinde faize ayrılan 1 trilyon 950 milyar TL’nin,
2026 bütçesinde faize ayrılan 2 trilyon 742 milyar TL’nin izahı nedir?
Erdoğan: “Ülkemize yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek.” (Kaynak: Cumhuriyet)
—
Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları, işçileri, emekçileri, beyaz yakalıları, çalışanları yüksek oranda vergi ödemeye devam edecekler. Hatta vergi ödemeyenlerin boşluğunu daha çok vergi ödeyerek dolduracaklar!
Son yıllarda okuduğum.en dehşet verici yazı. Çoğumuzun aklından geçmedi değil ama dile getirmek bile bu hain senaryoyu meşrulaştıracağı için herkes kendine sakladı. Kılıcdaroğlu bunu da yaparsa mezarının bile devlet tarafından korunması gerekir, torunlarının sokakta yüzüne tükürülür.
Bu kadar çaresizlik, mantıksızlığı tetikliyor.
"Doğada az bulunan şeyler değerlidir; altın, gümüş gibi..." Doğru mu? Doğru...
"Kör atta az bulunur, o halde kör atta değerlidir..."
"Devlet Aklı" mantığınız bu.
Mustafa Bey, Atatürk'ün "Altı Ok"unu yakanızdan çıkarın, çünkü vasiyetine aykırı hareket ediyorsunuz.
Vasiyeti çiğnemek, meşruiyetinizi ortadan kaldırır. Siz Anayasa değişikliğine de "evet" diyeceksiniz. Partiyi de böleceksiniz. Ve bu mantığınızla, "Devlet Aklı öyle istiyor" diyeceksiniz.
@drmadiguzel
📌 Türkiye enflasyonda dünyada ilk 4’te
📍 TÜİK’e göre yıllık enflasyon mayısta yüzde 32,61 oldu
📍 Türkiye, Venezuela, Güney Sudan ve İran’ın ardından en yüksek enflasyona sahip 4. ülke oldu
📍 Türkiye, Avrupa’da ise en yüksek enflasyona sahip ülke konumunda
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez: “Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Haziran 2026 Salı Günü Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grup Toplantısına başkanlık edecektir.”
—
Hâlâ Kılıçdaroğlu’nun “iyi niyetli” olduğunu varsayan CHP’liler bu hamleleri sorgulamalı. Kılıçdaroğlu’nun hedefi öyle ifade ettikleri gibi CHP’yi “kayyımdan kurtarıp sağ salim kurultaya götürmek” değil.
Kılıçdaroğlu kalkmamak üzere o koltuğa oturmaya geldi. Bu nedenle adım adım kurumlaşıyor. CHP’deki tepkilerin bir süre sonra dinmeye başlayacağını hesap ederek, tek tek CHP içindeki yapıları, MYK, PM, İl Başkanlıkları, TBMM Grubu ele geçirmeye çalışıyor.
Çok ilginç bir haber düştü biraz önce New York Times’a…
İsrail, ABD’nin İran ile müzakere eden yetkililerine yönelik casusluk faaliyetlerini arttırmış.
Artan İsrail faaliyetleri ABD yetkililerinde alarma sebep olmuş.
Şöyle deniyor:
“Bazı Amerikalı yetkililere göre, İsrail'in ABD'nin İran'la yaptığı görüşmelerdeki pozisyonunu öğrenmek için yoğunlaştırdığı çabalar çizgiyi aştı.”
“İsrail, Trump'ın başmüzakerecisi Steve Witkoff, Pentagon'un en üst düzey yetkililerinden Elbridge A. Colby ve onun başlıca yardımcılarından Michael P. DiMino IV de dahil olmak üzere üst düzey Amerikalı yetkilileri gizlice dinleme çabalarını artırdı.”