"Her bilginin ispatı istenmemelidir; zira her akli bilginin ispatı yoktur. Bazı şeyler ispat edilse de her şeyi ispat etmek mümkün değildir. Çünkü her ispatın ispatı olsa ispat işleminin sonsuza dek sürüp gitmesi gerekir. O takdirde hiçbir şeyin mevcut olmaması icap eder."
"Her türlü metafizik hümanistik doğası gizlenebildiği ölçüde var olur."
Bu ifade bütün "hakikatlerin" nasıl yıkıldığını açıklıyor. Kesin olarak bildiğimizi zannettiğimiz her şeyin birer kanıdan ibaret olduğunu ifade ediyor. Üzerine bastığımız zemini adeta çekiyor.
Beni aramayarak sormayarak ve bu sayede boş, laubali lakırtılardan beni mahrum eden insanlara minnetarım. Bir tatil; köhnemiş, kof insanlardan izole olunduğunda anlamlıdır ve tabi keyif vericidir.
Normal zamanlarda olsa şu reklama hiçbir şey demem. Ancak Ülkede Doğum oranları alarm veriyor, 70 yıl sonra yok olmayla karşı karşıya olduğumuz söyleniyor ve devlet durumu kurtarmak için aile ve nüfus 10 yılı ilan etmek zorunda kalıp beka sorununa çözüm bulmaya çalışıyorken bir şirketin annelik güdüsünü saptırarak başka alanlara kaydırmaya çalışmasını iyi niyetli bulmayan bir ben miyim?
Savaş ve operasyonlar sadece topla tüfekle olmaz. Artık bu tür subliminal algı yönetimleri ile operasyonlarına hakkettiği gibi müdahale etmenin vakti gelmedi mi?
@hinavibimiz Leyla ve Kardeşleri filmi, yoksulluğun insan onurunu nasıl zedelediğini ve aile bağlarının ekonomik krizler altında nasıl çatırdadığını anlatan epik bir trajedidir.
Leyla ve Kardeşleri filmi, yoksulluğun insan onurunu nasıl zedelediğini ve aile bağlarının ekonomik krizler altında nasıl çatırdadığını anlatan epik bir trajedidir. Filmin verdiği en güçlü mesaj: Yoksulluk ve yoksulluğun doğurduğu özgüvensizlik, salak gibi görünmeye neden oluyor.
"Mantıksızlığın bizim gibi adamlarda, mantıklı insanlarda bıraktığı yara, kin geçmiyor, beni döv, bana şaçma bir şey söyleme, gece uyuyamıyorum..."
• Emrah Safa Gürkan
Ortaya ciddi eserler koymuş olan şahsiyetlerin fikirlerine sistemli bir eleştiri getirmek yerine onları popülist ve yer yer külhanbeyvari üslupla yıpratma gayreti çok sefil bir pozisyondur.
İlim karşısında çapulculuktur.
İletişim ağının bir nevi suistimaliyle pozisyon elde edenlerin zihinlerimize uyguladıkları çağdaş bir Moğol İstilasıdır.
Buna izin vermemeliyiz.
Gazali ve İbn Rüşd bile şunda hemfikirdiler: “Bir şeyin doğru olması, ona kaç kişinin inandığıyla belirlenmez.”
Yani Hakikat'in ölçüsü çoğunluk olmak veya daha yüksek ses çıkarmak değildir.
Hakikatin ölçüsü sağlam bilgi, bunu anlayıp delillendirecek, düzene koyacak bir akıl ve entelektüel dürüstlük ve haysiyettir.
Youtuber veya sosyal medya fenomeni olarak ortalıkta dolaşan ve safsata üzerinden tabir caiz ise tamamen galeyana oynayan tipler gerçek birer hayal kırıklığıdır.
Hafif oldu; faciadır.
Bunlarla vakit öldürmeyiniz.
Zihninizi bunlarla kirletmeyiniz.
Bunların el attığı her konuyu ve her başlığı bunlardan değil ama konu üzerinde emek sarfetmiş ilim ehlinden okuyunuz veya dinleyiniz; bu çapulculara prim vermeyiniz.
Seçici olunuz.
Moralinizi de yükseltiniz!
Bunlar dışında, sağlam ve ağır adımlarla yoluna devam eden aklı başında ve hayranlık uyandıran sessiz bir gençlik kitlesinin var olduğunu da unutmayınız.
Hepsi genç, pırıl pırıl ve ciddi sorular ve cevaplar var kafalarında.
Şuna sevininiz ki nakili küçümsemeyen ancak nakilin ötesinde dirayet ve sentez yüklü sorular soran ve bu kalitede cevap arayan bir gençlik.
Şarlatanları kendi hallerine bırakın; ilim ehli ile ve bu cevherlerle vakit geçirin.
Dünyanın gerçekten yetkin ve örneklik teşkil edecek bir topluluğa ve onların düşüncelerine ihtiyacı var.
Vladimir Putin:
"Eğer Rusya, İsrail'in Gazze'de yaptıklarının sadece %10'unu yapmış olsaydı, NATO şimdi Moskova'nın kapısında olurdu.
Batı bize insan haklarının İsrail'in çıkarlarının sınırlarında başlayıp bittiğini öğretti."
Oldukça haklı
Argo lügatta niye mi var? Mevcut kelime ve kavramlar muhatabın idrakini çalıştırmada yetersiz kaldığında veya idrakini aştığında argo, mutabın idrak yetisinin çalışması için bir şok etkisi oluşturur. Bu şok ile en cahil adam bile reaksiyon gösterir.
"Konuşacak konu bulmakta sıkıntı çektiklerinde, arkadaşlarının sırlarını ifşa etmeyen çok az kişi vardır."
• Niçe, İnsanca Pek İnsanca
Velhasıl dedikodu, konuşacak ciddi bir konu bulamayanların meziyetidir. 😀